Bu abluka dağıtılacak!

Bugün 1 Mayıs! İşçiler, emekçiler daha sabahın ilk ışıklarıyla yollara düştüler. Malum, zor, uzun ve hareketli bir gün olacak. Ancak sabahın seherine karışan güneşin ilk ışıkları tüm yasakların, şiddetin etkisini silmiş sanki. Sadece dayanışmanın ve mücadelenin coşkusu var havada, şimdilik.

Bugün 1 Mayıs! (Yazı 1 Mayıs’ta yazıldı) İstanbul polis ablukasında. Taksim’e çıkan bütün yollar, Levent, Beşiktaş, Kabataş, Eminönü, Kadıköy ve Topkapı’dan itibaren kapalı. Bugün İstanbul olağanüstü, yasaklar şehri. Saat dokuz olduğunda, gaza, suya, polis terörüne tam gaz verecek devlet. Ama kırabilecek mi isyanı? Hayır, kıramayacak! Kaldı ki katliamlarla bile kıramamış bu kararlılığı, var mı daha ötesi?
İktidar, bunu bilmenin çaresizliğinde büyütüyor yasakları. Her yıl biraz daha fazla sayıda polisi İstanbul’a taşıması bu yüzden. İnsanların evlerine, hastanelere bile gaz bombaları atılması, polis terörünün oralara kadar sokulması aynı acizliğin yansımaları.
Pek sayın başbakanın sabah yayınladığı mesaj da aynı acizliğin başka bir tezahürü. Mesajında bayramın şiddetten uzak demokrasi ve barış ortamında geçmesini dilemiş. Oysa, iktidarın hukuk dışı uygulamalarına yapılan her türlü itirazın hainlikle, devlet düşmanlığı ile yaftalandığı ve devlet eli ile hemen etkisizleştirilmeye çalışıldığı bir ortamda huzur, barış, bayram kelimelerinin başbakan ya da devlet ve iktidarı temsil eden hiç kimsenin ağzına yakışmadığı herkesin malumu artık.
Sen koca şehri, 1 Mayıs’a katılan katılmayan tüm insanlarını yasaklara, şiddete boğ, sonra barış, huzur dile. Sendikaların, halkın iradesine ipotek koy, sonra demokrasiden söz et. Kendi hukukunu, evrensel hukuku, AİHM’nin kararlarını hiçe say, sonra hak hukuk de…
Bugün 1 Mayıs! Devletin yasakları, şiddeti kimseye sürpriz değil. Çünkü yasaklarla, şiddetle, katliamlarla anılıyor 1 Mayıslar bu ülkede. İşçi ve emekçilerin haklarını savunmaları, bunun için bir araya gelmeleri, örgütlenmeleri, mücadele etmeleri, sermayeye hizmet eden iktidar güçlerini hep korkutmuş çünkü. Maazallah, başarılı bir mücadele bu azgın sömürüyü engelleyebilir, açlıkla, yoksunluklarla terbiye olmaya zorlanan insanlar isyan edebilir, çark kırılabilir, demokrasi, insan hakları üstünlük kazanabilir çünkü. O zaman ne iktidar bu kadar rahat olur koltuğunda, ne ölçüsüz zenginlikler, ne ölçüsüz güç kalır geriye çünkü.
Bugün 1 Mayıs! Sadece iş koşullarımızın iyileşmesi için değil, emeğimize, kimliğimize, değerlerimize sahip çıkmak, bu azgın sömürüyü, şiddeti durdurmak, alın terimizden doğan zenginliklerimizi geri almak, eşit, özgür, insanca bir yaşam ve gelecek için alanlarda olacağız yine, yeniden.
Bugün 1 Mayıs! Devlet öylesine korkuyor ki işçi ve emekçilerin mücadelesinden, birazdan tüm İstanbul’u şiddete boğacak. Ve işçiler, emekçiler öylesine cesur ki devletin karşısında ve öylesine kararlı ki bu faşist ablukayı dağıtmaya, polisine, mermisine, gaz bombasına, tazyikli suyuna rağmen, her yıl olduğu gibi yine karşısında duracak ve haykıracak bir kez daha.
Bugün 1 Mayıs! Bu abluka dağıtılacak!