Çağdaş Kürt sanatında çok yönlü bir isim: Ahmad Nabaz

Çağdaş Kürt sanatında son yıllarda yarattığı eserler sanatseverlerin ilgisini çelen bir isim var; Ahmad Nabaz. Özellikle Kürtlerin yaşadığı acı olaylarla ilgili yaptığı kolajlar sosyal medyada epey ilgi görmüştü.

ROZA KORKMAZ

Çağdaş Kürt sanatı son yıllarda hem Kürdistan’da hem diasporada önemli bir gelişim gösteriyor. Zira geçen yıl Güney Kürdistan’ın Silêmanî kentinde Salam Sanat Müzesi açılmıştı. Kürt koleksiyoner Shad Abdulkarim, tarafından ‘İlk çağdaş Kürt sanat müzesi’ ünvanına sahip bu özel sanat müzesi, bu alandaki hareketliliğin bir göstergesiydi. Çağdaş Kürt sanatında son yıllarda yarattığı eserler sanatseverlerin ilgisini çelen bir isim var; Ahmad Nabaz. Özellikle Kürtlerin yaşadığı acı olaylarla ilgili yaptığı kolajlar sosyal medyada epey ilgi görmüştü. Sanatından Kürtlerin maruz kaldığı katliamlardan, denizde ölüme terk edilen mültecilere kadar birçok toplumsal soruna değinen Ahmad Nabaz ile kısa bir sohbet etme imkanım oldu.

Sanatçının Türk devletinin Rojava’yı işgalinde sırasında vücudu yanan Serêkaniyeli Mihemed’in acısını anlattığı bir montaj çalışması

1986 yıllında Hewlêr’de doğan Kürt sanatçı Ahmad Nabaz eleştirel bir dokunuşla birçok problemi somutlaştıran eserlerin yanında soyut eserlere de yer veriyor. Şimdiye kadar birçok sergi ve etkinliğin altına imza atan Ahmad Nabaz resimde ve modern sanatta kendi stilini oluşturmuş bir sanatçı. Sanatında Kürtlerin yaşadıklarının yanı sıra dünyanın dört bi tarafındaki totaliter ve dikta rejimlerin ürettiği yıkımları ifşa etmeyi amaçlayan evrensel izlekler var.

Ortadoğu’da sanat yapmak

Sanatçının eserlerinde Ortadoğu’nun da oldukça büyük bir yeri var. Öyle ki 2019 yılında Polonya’da “Dark East” (Karanlık Doğu) isimli sergisinde Ortadoğu hakkında 24 eseri sanatseverlerle buluşmuş. “Ortadoğu’da sanat yapmak, din, siyaset, ekonomi, toplum ve kültürel açıdan ne yazık ki pek çok soruna sahip” diyen Ahmad Nabaz’ın eserlerinde bir zamanlar büyük medeniyetlerin beşiği olan, bilim ve kültürün geliştiği toprakların gittikçe daha çok silahlı çatışmaların gerçekleştiği, dini fanatizmin, politik aşırıcılığın arttığı Ortadoğu ve izleri gözlemleniyor.

Kadınların yaşadığı problemleri

Aynı zamanda dünya genelinde yaşanan politik problemleri ve cinsiyet eşitsizliğinin eserlerindeki yansımasını bulmak mümkün. Sanatçı resimlerinde, kolajlarında, grafiklerinde ve performanslarında kadınların yaşadığı problemleri de konu ediyor.

Ortadoğu’da özellikle Rojava’da kadınlar son yıllarda savaşın öznesi haline gelse de birçok ülkede hâlâ savaşın nesnesi. Bu devam eden nesne olma hâlî için ’’Kadınlar, Ortadoğu’daki savaşın, erkek içgüdüsünün ve hatta dindeki yanlış anlamaların ana kurbanlarıdır. Daha doğrusu kadınlar ve çocuklar, erkeklerin oynadığı oyunun masum kurbanları.’’ diyor.

Bazı eserleri yerle bir edildi

Eleştirel bir dokunuşla birçok problemi somutlaştıran eserlerin yanında soyut eserlere de yer veren Nabaz, formlar ve şekiller üzerinde çalıştığını üstelik çalıştığı soyut şekillerde kendini gerçekliğe daha yakın hissettiğini belirtiyor. Ayrıca düşüncelerini yansıtmak için saç, kürsü, fotoğraflar ve kağıt parçaları gibi farklı materyalleri de kullanıyor.  2014 yılında yarattığı “Chair Project” (Kürsü Projesi) isimli instelasyonda kürsü, kömür ve bıçak gibi materyaller kullanmış. Kanımca “Chair Project”( Kürsü Projesi) hala sürmekte olan taht kavgalarına sanatsal bir eleştiri olarak görülebilir. Fakat eserlerindeki bu eleştirel ruh sanatçının çok sayıda problemler yaşamasına neden olmuş. Sergilerinin çoğunu ülkesinin dışında yapmak zorunda kalan Nabaz, bazı eserlerinin yerle bir edildiğini aktarıyor.

Fikir ve kavrama hizmet eder

Sanatta yeni olanı aramaya çalışan Ahmad Nabaz, çağdaş sanatta fikri pusulaya ve kullanılan malzemeleri de bir el arabasına benzetiyor: ‘’Çağdaş sanatta fikir bir pusula ve malzeme de bir el arabasıdır, aynı zamanda fikir malzemeyi bir araya getirerek sanatta gösteri yolu sağlar. Bu noktada sanat tekniği fikir ve kavrama hizmet eder.’’

Sanat bir ulusa ait

Kürt kimliğinin kendi için ilham kaynağı olarak gören sanatçı aynı zamanda her coğrafi konumun, devletin ve kültürün sanatçılar üzerinde etkisi olduğunu söylüyor. “Avrupalı bir sanatçıların benimkinden farklı bir stili vardır” diyen Nabaz uzun yıllardır durmak bilmeyen birçok savaşın ana mekanı olan Kürdistan’ın ve bu topraklarda yaşanan acıların, Kürt sanatçılarının sanata bakış açılarını ve eserlerini önemli anlamda etkilediğini ve sanatın zaman zaman sadece bir sanatçıya değil bir ulusa ait olabileceğini aktarıyor.