Demokrasi referandumudur

Yerel seçimlerin önemine dikkat çeken HDP Parti Sözcüsü Saruhan Oluç, “Bir yerel yönetim seçimi değildir. Aynı zamanda demokrasi ve hukuk referandumudur” dedi.  

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli başkanlığında, Amed İl binasındaki Vedat Aydın Konferans Salonu’nda Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı gerçekleştirildi. Toplantı sonrası HDP Parti Sözcüsü Saruhan Oluç, MYK toplantısı ve Amed’de yapılan ‘Yerel Yönetim Çalıştayı’na ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Yerel Demokrasi Sözleşmesi
Çalıştayda birçok il ve bölgedeki değerlendirmelerin sonuçlarını ele aldıklarını dile getiren Oluç, 1978’den bugüne kadar yerel yönetimler konusundaki deneyimleri, eksik ve yanlışları ele aldıklarını dile getirdi. Çalıştayda önümüzdeki döneme ilişkin taslak metinleri de tartıştıklarını kaydeden Oluç, çalıştayın taslağını de önümüzdeki hafta kamuoyuyla paylaşacaklarını ve taslağın da ‘Yerel Demokrasi Sözleşmesi’nin ilk taslak tartışması olacağını ifade etti. Yerel demokrasiyi güçlendiren bir politika izlediklerini kaydeden Oluç, “Yerel seçim çalışmalarını bu anlayışla sürdüreceğiz. Tüm Türkiye’de bu anlayışla çalışmalarımızı yürüteceğiz” dedi.
 
Kayyum politikası karşı netlik
Belediyelere atanan kayyum politikalarını da ele aldıklarını belirten Oluç, şöyle konuştu: “Yaklaşık iki yıldan fazladır sürdürülen kayyum politikalarıyla halkın iradesi yok edildi. Bu kayyum politikalarına karşı tavrımız nettir. Kayyum atanan tüm belediyeleri kazanacağız. Halk, iradesini net bir şekilde ortaya koyacaktır. Yerel seçimlerde, kayyum atanan belediyeler ile 2014 yerel seçimlerinde kazanamadığımız belediyeleri kazanacağız. Bu çok önemli bir hedeftir. Kayyumlar, Kürt halkı tarafından asla benimsenmedi. Halk, kendi yereline, ilçesine, köyüne ve şehrine sahip çıkacaktır.”

Erdoğan YSK’ye baskı yapıyor
AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerel seçim çalışmalarının startını verdiklerini belirten Oluç, yerel seçim çalışmalarını da HDP’yi hedefe alarak yaptıklarını kaydetti. Erdoğan’ın “kayyum atarız” sözlerini hatırlatan Oluç, “Bu açıklama, AKP ve Erdoğan’ın bölgede kaybetmişliğinin ilanıdır. Erdoğan, HDP’nin adaylarının reddedilmesi için YSK’ye şimdiden baskı yapıyor” diye konuştu.

Seçim hileleri yapacaklar
Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından görevden alınan 259 muhtarı da hatırlatan Oluç, şöyle devam etti: “Muhtarlık seçimleri, toplumdaki doğrudan demokrasinin en net biçimidir. Halkın iradesi tanınmıyor. HDP’nin en yüksek oy aldığı yerlerin muhtarlarını aldılar. Tamamen hukuk dışı ve keyfidir. Soylu eliyle bu iktidar ‘köyden ve mahalleden en temel seçimlerde bile seçim hilelerini yapacağız’ demiştir. İktidar bunu demiştir. Seçim hilelerinin yapılacağının ilanıdır.”

Kararlı çalışmaya devam
Bütün siyasi operasyonlara rağmen üyeleri, örgütleri ve seçmenleriyle birlikte kararlı bir şekilde seçimlere hazırlandıkları aktaran Oluç, “Hangi baskıyı yaparsa yapsın bu çalışmalardan vazgeçmeyeceğiz. Mutlaka ve mutlaka halkın siyasi iradesi sandığa yansıyacaktır ve bunu da tüm dünya görecektir” dedi.

 Bir inat ve onur meselesidir
Erdoğan’ın dünkü Diyarbakır ziyaretine de değinen Oluç, Erdoğan’a şu sözlerle seslendi: “24 Haziran’da istediğinize ulaşamadığınızı siz de gördünüz. Emin olun, bu uygulamalarınızla arzu ettiğiniz hiçbir neticeye de ulaşamayacaksınız. Yerel seçimler, Kürt halkı için bir inat ve onur haline gelmiştir. Milyarlarca yatırım ve rüşvetlere rağmen insanların kendi kültüründen ve dilinden vazgeçmesi mümkün mü? Gittiğiniz yol yanlış.”

 Fetihçilere boyun eğmez
Erdoğan’ın Amed’liler için sarf ettiği “Kalplerini fethedemedik” sözüne de Oluç, “İnsanların kalbini kazanmak için çaba sarf etmiyorsunuz, fethetmek için adım atıyorsunuz. Fetihçi bir anlayışla insanlar, size boyun eğmez. Ne kalplerini ne de sokaklarını fethedebilirsin. Diyarbakırlıların kalbine giden yol, adalet, barışçı, demokrasi ve özgürlük yoludur. Ama o yol size uzak. Siz barışçı değil savaşçınız. Ne Diyarbakır ne de başka illerde istediğiniz sonucu alırsınız” yanıtını verdi.
 
AKP’ye gereken ders verilecek
Kürt halkının temsilcilerinin tutukluluk haline de dikkat çeken Oluç, “Yüksekdağ ve Demirtaş, belediye eşbaşkanlarınmız, Gültan Kışanak, Leyla Güven, bu rehin tuttuklarınızı halk unutmayacak. 31 Martta, halk kendisini yönetmek için mutlaka kazanacaktır. Bir yerel yönetim seçimi değildir. Aynı zamanda demokrasi ve hukuk referandumudur. Tek adamın kararlarına göstermiş olacağı direnişin seçimi olacak. Yok sayılan halkın iradesi, iradesine de sahip çıkacak. Ve AKP’ye de gereken dersi verecektir” diye konuştu.

Kürt partilerle ortaklaştık
HDP’nin önceki gün Amed’de Kürt partiler ile yaptığı toplantıya ilişkin de konuşan Oluç, şunları ifade etti: “Çok önemli bir toplantıydı. İyi geçti. Önümüzdeki dönemde, çeşitli görüşlerden olan partiler ile ortak hangi adımlar atılacağı konusunda ortaklaştık. Kürt olmanın, Kürtçe anadili ve konuşmanın neredeyse suç sayıldığı, kültür ve edebiyatının yok edildiği bir dönemde böyle bir ortaklık son derece önemlidir ve kıymetlidir.”
Demokrasi ve emek bloku
HDP’nin, yerel seçimde Türkiye kentlerinde yapacağı ittifaklara da değinen Oluç, “Temel perspektifimiz, AKP-MHP koalisyonunu bütün yerellerde geriletmek için çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Yerel örgütlerle, vakıf, siyasi parti yani tüm demokrasi ve emek blokuyla adım atacağız. Yerel demokrasi buluşmalarına destek vereceğiz” dedi.

‘Andımız’ bugünkü iktidardır
‘Andımız’ın yeniden okutulması kararına ilişkin de konuşan Oluç, şunları kaydetti: “Andımız isimli bir metin vardır. Kendisi de ruhu da bugünkü iktidardır. Her açıklama, demeç her konuşması bu perspektifle yapılan açıklamalardır. Tekçi bir anlayışla ırkçı yanları olan bir metindir. MHP, Bozdağ’ın Kürt olmasına bile tahammül edemez hale geldi. Bozdağ, adalet ve hukuka son derece olumsuz katkılar yapmış bir bakandır. Sizin kimliğiniz bile tartışma konusu yapılabilir. Türkiye’deki tüm farklıları, demokratik bir ortamda yaşamasının mücadelesini vereceğiz.”

AKP-MHP ittifakının Türkiye’yi vahim bir noktaya getirdiğini belirten Oluç, “Her gün eleştiriyoruz, ancak daha fazlasını yapmak gerekir. Havalimanı işçileri, artık bu işin doruk noktası oldu. Havaalanında bir işçinin cesedine rastlandı. Orada toprak altına gömülmüş başka cesetler olabilir. Burası, vahşet sahasına dönüşmüş. İşçinin kimliği ne bakan, ne de şirket tarafından açıklandı. Bizi bu duruma AKP ve MHP koalisyonu getirdi. Bu iktidar koalisyonuna halk cevabını verecektir” dedi.

Bir gazetecinin CHP ile ittifak yapıp yapmayacaklarına ilişkin sorduğu soruya Oluç, “İktidarın elinde tuttuğu, büyükşehirler ve şehirler konusunda eğer muhalefet güçleri önemli bir sonuç alırsa, Türkiye demokrasisine olumlu katkılar sağlayacaktır. Yerellerde o şekilde sürecek. Demokrasinin hukuku en geniş güçler ile olumlu olacağını düşünüyoruz. Resmi bir toplantı ve görüşme yoktur şu ana kadar” diye yanıt verdi. AMED