Devlet katletmekle yetinmiyor

Türk işgal güçlerinin Lice’de sokağa çıkma yasağı sırasında ailesinin gözleri önünde işkence ederek katlettiği Mehmet Şirin Kocakaya’nın annesi, 3 kardeşi ve akrabalarına 32’şer yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Amed’in Lice ilçesi Yalaza (Kerwas) köyü Mehlê mezrasında geçen Haziran ayında ilan edilen sokağa çıkma yasağı ardından başlatılan operasyonda Mehmet Şirin Kocakaya’nın işkence ile katledilmesini engellemek ve köyde çıkan yangına müdahale etmek isteyen 28 kişi hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek”, “5442 Sayılı İl İdaresi Kanununa muhalefet”, “Görevi yaptırmamak için direnme”, “Hakaret” ve “Örgüt propagandası yapmak” ile suçlanan, aralarında Kocakaya’ın annesi, 3 kardeşi ve amca çocukları ile akrabalarının da bulunduğu 28 kişi hakkında 32’şer yıl hapis cezası istendi. İddianamenin tamamında ailesinin gözü önünde özel harekâtçıların yaptığı işkence ile katledilen Mehmet Şirin Kocakaya’dan bahsedilmemesi ve nasıl yaşamını yitirdiği konusunda bilgi verilmemesi dikkat çekti. Haklarında dava açılan 28 kişiden 23’ü Kocakaya soyadını taşırken, 5 kişi de aynı köyde oturuyor. İddianamede, operasyona katılan 7 asker ise “kendilerine hakaret ettikleri” iddiasıyla “müşteki” (mağdur, şikayetçi) olarak yer aldı.

Tutuklu olan 14 kişinin tutukluluk incelemesi ve avukatların tensip ile tahliye taleplerini geçen hafta değerlendiren mahkeme, tutuklu 14 kişinin tahliyesine karar verdi. Davanın yargılamasına Mart ayında Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

İşkenceyle katledildi

Lice, Hazro ve Kocaköy ilçelerindeki 39 köyde, 20 Haziran’da ilan edilen ve 3 Temmuz’da sona eren “sokağa çıkma yasağı” sırasında binlerce asker, polis ve korucunun katılımıyla operasyon başlatılmıştı. Yalaza (Kerwas) köyü Mehlê mezrasının 300 metre yakınında çatışma çıkmış, 3 kişi katledilmişti. Çatışmanın ardından gözaltına alınan Mehmet Şirin Kocakaya, ailesinin gözü önünde özel harekâtçıların işkencesiyle katledildi. İşkence gören Kocakaya’nın feryadı, 300 metre ilerdeki evinde oturan felçli babasının kulaklarına kadar ulaşmıştı. Kocakaya, yandaş basında "Ankara bombacısı" ve “terörist” olarak hedef gösterilmişti. Köyde çıkan yangına müdahale etmek ve Kocakaya’ya işkence eden özel harekâtçıları engellemek isteyen aralarında Kocakaya’nın annesi Neşide, kardeşleri Erdal, Berfin ve Rojhat Kocakaya’nın da bulunduğu 34 kişi, asker ve polislerce feci şekilde darp edilerek gözaltına alınmıştı. Gördükleri işkence nedeniyle ağır yaralanan ve vücutlarında birçok kırık oluşan Kocakaya’nın kardeşleri Erdal ve Rojda Kocakaya ile akrabası Veysi Gökhan, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde getirilmiş, daha tedavileri bitmeden tutuklanmıştı.

Kocakaya’nın işkence ile katledilmesine ilişkin Lice Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma yürüttüğü öğrenilirken, soruşturmanın akıbeti konusunda bilgi edinilemedi.

Avukatlar otopsiye alınmamıştı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, ailenin talebi olmasına rağmen Amed Barosu’nun görevlendirdiği avukat ile aile avukatının Kocakaya’nın otopsisine girmesini engellenmiş, ön otopsi raporunu kimseye vermemişti. Kocakaya’nın cenazesinin yıkanıp kefenlendiği bölümü ablukaya alan polis, aileden sadece amca Avni Kocakaya’yı almış, cenazenin fotoğrafını çekmesine izin vermemişti. Kocakaya’nın cenazesini teşhis eden amcası Avni Kocakaya, Şirin’in bedeninde kurşun ve ateşli silah izi bulunmadığını, işkence nedeniyle vücudunda morluklar olduğunu söylemesi, işkence iddialarını güçlendirmişti. Köyde yasak olduğu için cenaze Yeniköy Mezarlığı’na defnedilmiş, gözaltına alınan Kocakaya’nın kardeşleri, işkence ile katledilen ağabeylerinin cenazeye katılmasına izin verilmemişti.

Anne Neşide Kocakaya, o gün yaşananlara ilişkin verdiği röportajda, şunları söylemişti: “90’larda eşimi işkence ederek felç eden devlet bugün de oğlumu işkence ile katletti… Şirin’i alıp yanımıza getirdiler ve işkence etmeye yeniden başladılar. Oğlumun işkence edilişine engel olmak isterken hepimize işkence yapmaya başladılar. Herkesi yere yatırıp karşılıklı işkence edip hakaret ve küfürler savurdular…” 

AMED