19.1 C
Berlin
Cuma, Temmuz 3, 2020
Ana Sayfa Dizi Sayfa 219

Dizi

Devrimin kurumları iş başında

Rojava halkı, 19 Temmuz 2012’de Kobanê’de başlayan devrim sürecinde Demokratik Özerkliğin inşası temelinde kendini kurumsallaştırarak üç yıl içinde kendi sistemini kurmayı başardı. Her yerde komünler, halk meclisleri ve akademilerle halk yaşamın her alanında karar gücü haline geldi.

Az zamanda çok iş başarılan bir devrim: ROJAVA

Rojava Devrimi üçüncü yılına girerken sömürgeci güçler, bölge gericiliği ve onların maşası IŞİD gibi çetelerin Kobanê’ye saldırıda bulunması, egemen güçlerin Rojava Devrimi’nin bölgede yarattığı demokratikleştirmeden korkusu olarak yorumlanıyor.

Özgürlük Kantonlarını savunmak

IŞİD’in Musul işgali AKP Hükümeti tarafından başından beri bilindiği ve uygulamaya konulduğunu bir süreç olarak işlediği gerçeği, yalın bir şekilde karşımızda durmaktadır. AKP’nin derin dış politika ekibi tarafından gayet sahih bir şekilde bilindiğini tahmin etmek bu saatten sonra zor değil.

İhanete karşı ölümüne direniştir 14 Temmuz

“Diyarbakır zindanında direniş dışında ki bütün yollar kapatılmıştı. Her türlü zulme karşı 35. Koğuş düşmanın istediği gibi olmadı, tam tersine direnişin kalesi, merkezi oldu. Arkadaşların şehadeti pahasına adım, adım bütün hapishaneye direniş ve isyanı yayıldı, oradan Kürdistan’a yayıldı, Kürdistan’da da günümüze kadar derinleşerek, yayılarak geldi.”

Kürt gerçeğinde bir dönemeç

“14 Temmuz ölüm orucu sadece Kürt Özgürlük Hareketi açısından değil, Kürt halkı açısından da tarihi bir öneme sahiptir. Kürt gerçeğinde bir dönemeçtir. 14 Temmuz direnişi kırılmayı değil, Kürt tarihindeki yeni bir yükselişi, yeni bir dönüm noktasını ortaya çıkarmıştır.”

Sömürgecilikle hesaplaşma direnişi: 14 TEMMUZ

“14 Temmuz, çok ağır koşullarda, zor koşullarda kesinlikle 12 Eylül askeri faşist cuntasının amaçlarını tümden boşa çıkarmak isteyen bir nihai hesaplaşma eylemidir. 12 Eylül’ün Kürdistan’ı bitirme saldırısına karşı Kürt’ün özgür ve demokratik yaşamını, özgürlük umudunu savunma eylemidir. Bu yönüyle tarihi bir hesaplaşmadır; tarihi bir muharebedir.”

14 Temmuz’un devrimci direniş ruhu

12 Eylül faşizmine karşı Amed zindanında Mazlum Doğan’la başlayan direniş, 18 Mayıs’ta Dörtlerin bedenlerini ateşe vermesiyle gelişti. 14 Temmuz 1982 Büyük Ölüm Orucu eylemiyle zirveye ulaşan büyük zindan direnişi günümüzün direniş geleneğinin temelini oluşturmaktadır.

Amed Suriçi’nde bir gezi

Amed tam bir çelişkiler kenti. İyi ile kötünün, güzelle çirkinin, geleneksel olanla modernin, zenginle yoksulun bu kadar iç içe olduğu ve göze battığı bir kent, dünyada sanırım çok azdır. Otelin önünden geçen kızların ve kadınların bazıları tesettürlü, ama tesettürlü olanlar kadar kısa etekli kızlar da var.