17.6 C
Berlin
Perşembe, Temmuz 9, 2020
Ana Sayfa Dizi Sayfa 228

Dizi

HALKIN GERÇEK SİYASETİ; Demokratik siyaset

Yürütülen toplum ve doğa kırımına karşı toplumun öz niteliklerini yeniden kazandıran; toplumun bilinç, örgütlülük düzeyi kazanabileceği zihniyet örgüsünü, alanları açığa çıkaran siyaset çalışmasına demokratik siyaset diyebiliriz. Diğer bir tanımla demokratik siyaset, yıkıma sürüklenen toplumun kendini koruma, özgürlük temelinde geliştirme çabası ve sanatı oluyor.

Soykırım gerçeği ve Kürt halk direnişi

Son otuz beş yıllık direniş sürecinde komünal nitelikli demokratik özyönetim organlarına kavuşan Kürt halkı ulus olma yolunda adımlar atarken; kendine yönelik soykırım politikalarına da en büyük karşılığı vermiş olmaktadır. Ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü toplum paradigması temelinde gelişen Kürt halkının direnişi, demokratik tarzda uluslaşmanın adımlarını atmaktadır.

Tarihçilere bırakalım sözü bir aldatmacadır

“Tehcir kararnameleri çok detaylı, hatta kaç kişiye kaç jandarma verileceği, ne kadar tayın verileceği bile yazılmış. Ne ki bunların hiçbirisi yaşama geçirilmedi. İşte bugün ‘tarihçilere bırakalım’, ‘belgeleri vereceğiz’ gibi açıklamalar aslında aldatmacadan başka bir şey değildir.”

Kürtlerin 1915 ile imtihanı

Türk toplumunda, yaratılan derin Ermeni düşmanlığından dolayı, yakın tarihe kadar Kürt siyaseti de soykırım konusunda açıktan bir tutum alamadı. Katliama maruz kalan halkların acıları dillendirilse de; güncel bir Ermeni, Süryani sorunu yok, yaklaşımıyla kendi Kürt sorununa odaklanma ön planda oldu. Ancak yeni yeni bir kabullenme var.

Çözümün anahtarı Demokratik Ulus’ta

“Tüm toplumsal sorunların çözüm anahtarı olarak Demokratik Ulusu görüyoruz. Mevcut durumda da Kürtler sömürgeciliğin ve kapitalist modernist güçlerin oluşturduğu soykırım rejiminin sınırlarını anlamsızlaştırmışlar. Bugün KCK örgütlenmesi herhangi bir parçanın değil, demokratik ulus zihniyetli tüm Kürtlerin toplumsal örgütlülüklerinin ifadesi oluyor.”

Toplum için şart bir proje: Demokratik Özerklik

“Demokratik Özerklik, özünde etnik sorun da dahil olmak üzere her toplumun her türden sorununu çözmeyi öngörüyor. İnsanların bugün yaşadıkları sorunlar sadece etnik sorunlar değil ki, bu sorunun çözülmesiyle insanlar huzura kavuşsun. Böyle olsaydı Avrupa, Amerika cennet olurdu. Hatta Güney Kürdistan’da da bir sorun yaşanmazdı.”

1 Mayıs’ta alanlara akmalıyız

Hiç kimse 1 Mayıs’a sıradan yaklaşamaz. 1 Mayıs’a sıradan yaklaşmak insanlığı anlamamaktır. İnsan, emekle toplumsallaşmıştır. Bu nedenle emek kutsaldır ve yüce değerdir. Bu açıdan bugüne saygısızlık insanlığa saygısızlıktır. Eğer insanın emeğine saygı duyulacaksa, 1 Mayıs’a da saygı duyulacaktır.

İçtoroslar ‘Oda Kültürü’nde Gizli ozanlar

Oda Kültürü dediğimiz olgu; tarihsel geçmiş, göç ilişkileri ve inanç kültürüyle bağlantılı olarak bölgeden bölgeye, kimi zaman yöreden yöreye değişiklik gösterebiliyor.