Erdoğan 2019’da Gül’ü aday gösterebilir!

Kimileyin benim yazılarıma ya da yorumlarıma “Bu da nereden çıktı şimdi?..” diyen olmuyor değil. Ama inanın ki bu yazıları “Ya tutarsa…” mantığıyla yapmıyorum, günlük politikayı böyle okuduğumdan yapıyorum bu yorumları. İkincisi de herkese zor gelen bir yöntemle yapıyorum esasında, hakkında yazdığım kişiyle empati kurmaya çalışıyorum.

İşte en zor tarafı da bu zaten, bugün olduğu gibi Erdoğan ve Gül’le ilgili yazınca onlarla empati kuruyorum. Yazı bittikten sonraki halimi ne siz sorun, ne de ben size anlatayım. Sadece çok sevimli olmadığım bir gerçek.

Kim ne derse desin, halkoylaması sonuçları Erdoğan’ı mutlu etmedi. Erdoğan esasında yüzde 60 yakın bir “EVET” oyu bekliyordu ve arkasından bir erken seçimle kendisinin de başında olacağı AKP’yi yeni bir zafere taşıyacaktı. Ama sizin de bildiğiniz gibi Erdoğan kaybetti ve değil erken seçim, partisini nasıl toplayacağını bile bilmiyor. Çünkü AKP içindeki temizliği yapamayacak durumda şu an Erdoğan.

Hem Türkiye içi, hem de Türkiye dışı siyasete baktığımızda Erdoğan’ın 2019 seçimlerine çok rahat gitmeyeceği açık. Ekonomik olarak çok iyi durumda değil, enflasyon 2’li rakamlara çıkmış durumda. AKPM’nin aldığı son karar için Erdoğan umursamaz gözükse de yabana atılacak bir karar değil. Ayrıca yakın zamanda da AGİT’in resmi kararı açıklanacak ve açıklama seçimlerin hileyle yapıldığını bütün dünyaya anlatacak. Bu karar seçimleri değiştirecek mi, hayır ama bütün dünyanın gözünde AKP ve hükümet ve Erdoğan hileyle iktidarda imajını resmileştirecek. Hatta AİHM’de bu konuda bir karar verebilir, o karar da seçim sonuçlarını değiştirmeyecek ama bir anlamda bu konuda mahkum olacak.

İşte Erdoğan bu şartları göz önünde bulundurarak seçimlere gidiyor. Ve ben burada empati kurmaya çalışıyorum. Esasında bir anlamda “Ben olsam ne yaparım?..” diye soruyorum kendime ve hemen harcanacak birini ararım. Esasında aramaya da gerek yok, onun için biçilmiş kaftan bir önceki cumhurbaşkanı Abdullah Gül…

Peki Abdullah Gül bunu kabul eder mi diye sorduğunuzu görüyorum şimdi, bu kez de onunla empati kuruyorum ve daha empati kurmam tamamlanmadan “Evet, kabul ettim…” diye bir ses çınlıyor kulağımda. İkisi için de hem zor hem de iyi bir süreç esasında. Erdoğan bunu 2019 seçimlerini kazanmayacağını hissettiği anda yapacaktır. Referandum yenilgisi dolayısıyla partiden kimseyi atamıyor, kaybetmiş bir başkan olarak yeni bir partinin oluşmasına izin vermek istemiyor. Esasında Gül’ü atmasına gerek yok, çünkü Gül artık partili değil. Partili olmamakla beraber bisürü şaibenin altında da eziliyor. Son açıklamasında aktif siyasete girmeyeceğini söylese de, akıl vermeye devam edeceğini söyledi. Herkesin bildiği tek bir konu var o da Gül’ün çok garantici bir siyasetçi olması.

Erdoğan, Gül’e bu öneriyi yaptığında kendisi bir anlamda çok rahatlayacak. Böylece kaybedeceği bir seçime girmemiş olacak. Bu dönemde parti başkanlığına girmesini açıklayacak başka bir mantık bulamıyorum. Erdoğan esasında başkan olmadan da partiyi bir şekilde götürüyordu. Partinin başına geçme nedeni, içerideki muhalifleri sessizce temizlemek ve parti kurmalarını engellemek. Bu sayede halkın gözünde oylarını yeniden arttıracak ve becereceğine inanırsa başkanlığa adaylığını koyacak. Emin olmazsa, kaybedecek aday hazır, Abdullah Gül. Ama bu dediklerim yaşanır da Abdullah Gül seçilirse ne olur derseniz, bunun tek bir açıklaması var, o da YANDI GÜLÜM KETEN HELVA…