Êzîdxan’ın özerk yaşamı engellenemez

Xıdır Ali ŞENGALİ

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı bir açıklama yaparak HPG-YJA Star gerillalarının Şengal’den çekileceğini açıkladı. KCK, Êzîdîlerin örgütlü toplum haline geldiğini, öz savunmalarını yapabileceklerini, Irak’ın da Êzîdî halkının özyönetimi ve özsavunmasını kabul etme konusunda olumlu yaklaşacağını düşündüklerini belirtti. Kuşkusuz bir halk örgütlü ve iradeli olursa, özgür ve demokratik yaşamını her siyasi güce kabul ettirebilir. Êzîdîler de son yıllarda edindikleri bilinç ve örgütlülükle mutlaka özgür ve demokratik yaşama kavuşacaklardır. Êzîdîler özyönetimlerine kavuşacaklardır. Çünkü Êzîdîler özyönetimlerine ve öz savunmalarına kavuşmadan fermanlardan ve soykırımlardan kurtulamazlar.

Êzîdîler için 3 Ağustos 2014 tarihi bir dönüm noktasıdır. Êzîdîler soykırıma uğratılacak, Êzîdxan’da Êzîdî kalmayacaktı. Bir kök kazımayla yok olacaklardı. Bu durumdan kurtuldular. Bu durumdan da gerillalar kurtarmıştır. Êzîdîler hiçbir zaman ne 3 Ağustos’taki soykırım saldırılarını ne de onları bu soykırımdan kurtaranları unutabilirler. Êzîdîler artık hiçbir biçimde 3 Ağustos öncesine dönemezler. 3 Ağustos 2014 öncesine dönmek, Êzîdîler için soykırımı kabul etmek olur. Bu açıdan mutlaka özyönetime kavuşmaları gerekir. Bu da Şengal’in, Êzîdxan’ın Irak içinde “la merkezi” yani özerk yaşama kavuşmalarıyla mümkündür. Bu nedenle Êzîdîler örgütlü toplum olarak öz meclisleriyle kendilerini yöneteceklerdir. Zaten şu anda meclisleri de özyönetimleri de vardır.

Irak eğer 3 Ağustos öncesi gibi Êzîdîler üzerinde hakim olmak isterse en başta da kendisi kaybeder. Irak’ın geleceğinin ne olacağı Şengal’e ve Êzîdîlere bakışına bağlı olacaktır. Tarihin en eski inançlarından olan ve 74 fermana uğramış Êzîdîlerin özyönetimini ve öz savunmasını kabul ederse Irak demokratikleşmede önemli bir adım atıp kendini güçlendirecek ahlaki ve moral değerlere sahip olacaktır. Eğer Êzîdxan’ın özerkliğini kabul etmez, gerilla çekildi diye Êzîdîlere baskı yaparsa tarihi bir hata yaparak kendini güçlendirme fırsatını kaçırmış olacaktır. Bu açıdan Irak tarihi bir sınavla karşı karşıyadır.

Irak ya da başka bir güç Êzîdîlere 3 Ağustos 2014 öncesini dayatsa da bunu başarmaları kolay değildir. Êzîdîler sadece yaşadıklarıyla bilinçlenmediler, öz kurumlarıyla kendilerini yöneterek demokratik bilinç kazandılar. Herhangi bir gücün baskısını görmeden kendilerini yönetmenin tadını aldılar. Özgürlük ruhu Êzîdîleri de sardı. Bu yönüyle Êzîdîler yeni bir dünyaya gözlerini açtılar. Kendi kimlikleri ve inançlarıyla özgür yaşayabileceklerini gördüler. Bu ruh bir defa bir toplumun yüreğine düşerse o toplumu eskisi gibi egemenlik altına almak zordur. Êzîdîler özyönetim ve öz savunmaya kavuşmazsa bu bir intihar olur; soykırıma uğramayı kabul etmek olur. 3 Ağustos’u yaşayan Êzîdîler artık bunu kabul etmeyeceklerdir

Şu anda dünyada Êzîdîlerin mücadelesi kadar meşru bir mücadele yoktur. Bir mücadelenin meşruiyeti güçlüyse o mücadele mutlaka kazanır. Bu meşruiyetleri nedeniyle Êzîdîlerin gücü ve imkanı görünenden yüz kat fazladır. Bunu abartı görenler on kat desinler. Bu zaten özyönetimi kazanmak için yeter de artar bile. Yeter ki Êzîdîler örgütlü toplum güçleriyle iradeli ve dik dursunlar. Şengal’de Êzîdîler örgütlü topluma dayanarak sağlam durduklarında onları yeniden 3 Ağustos 2014 öncesine hiç kimse döndüremez. Bu güç de Êzîdîlerin elindedir. Êzîdîler örgütlü güçlerini küçümsememelidirler. Meşruiyetlerinden aldıkları gücü küçümsememelidirler.

Ancak bazı Êzîdîlerde çok formel bakış açısı var. Güçlerinin büyüklüğünü ve derinliğini göremiyorlar. Sadece gözlerinin gördüğü kadar dünyaya bakış var. İdeolojik, siyasi ve moral değerler konusunun gücünü anlayamıyorlar. Halbuki öyle bir toplumsal ve siyasi meşruiyet kazandılar ki, bu sadece kendilerinin değil, tüm Kürtlerin güç olmasında büyük etkide bulundu. YPG ve YPJ bile Êzîdîlerin kurtarılmasında rol oynayarak buradan aldıkları moral destekle hem Kobanê’yi, hem de Rojava’nın birçok alanını özgürleştirdiler. Êzîdîleri kurtaranlar olarak tüm dünya YPG ve YPJ’nin Kobanê’deki direnişine büyük destek verdi. Bu gerçeklik bile Êzîdîlerin özyönetime ve öz savunmaya kavuşmalarının insanlıktan nasıl bir güç ve destek alacağının kanıtıdır. Bugün dünyada hiçbir gücün karşı karşıya gelemeyeceği bir topluluk varsa o da Êzîdîlerdir. Böyle mazlum bir topluma karşı haksızlık ve zulüm yapacak güç artık iflah olamaz.

Tüm bu gerçeklikler, Êzîdîlerin özyönetim ve öz savunmalarını isteme, bu yönlü adımlar atma ve bunları savunmanın güçlü bir temele sahip olduğunu gösterir. Bu açıdan gerillaların çekilmesi Êzîdîlerin konumunu zayıflatmamıştır. Gerilla 3 Ağustos 2014 soykırımını engelleyerek, Şengal’i kurtararak ve Êzîdîlerin örgütlü toplum olarak kendi kurumlaşmalarını sağlamada rol oynayarak Êzîdîleri güçlü kılmıştır. Êzîdîlerin gücü artık bilinçleridir, örgütlülükleridir, oluşturdukları kurumlaşmalardır ve öz savunmalarıdır. Êzîdîler bu kurumlarını sahiplenir, özgür ve demokratik yaşamda ısrar ederse hiç kimse özyönetimlerinin ve özerk yaşamlarının önüne geçemez.