Hakikati yazmak mirasımızdır

Karanlıkları aydınlatma yolunda halkına söz vermiş, yaşamını bu ideale adamış Gurbetteli Ersöz’ün kalemini yerde bırakmayacaklarını belirten Kürt kadın gazeteciler “Hakikati yazmak mirasımızdır” diyor.

Gazetecilerin sokak ortalarında öldürüldüğü 1990’lı yılların çatışma ve kaos ortamında Özgür Gündem gazetesinin yayın yönetmenliği yapan Gurbetelli Ersöz, aynı zamanda Türkiye’nin ilk kadın genel yayın yönetmeni unvanına sahip. Dönemin tüm zorluklara rağmen yaptığı gazetecilik ile hakikatleri ortaya seren Ersöz, aynı zamanda erkek medyanın hakim diline karşı kadın odaklı haberciliğin de öncüsü oldu. Ersöz’ün, Özgür Basın geleneğine bıraktığı bu miras günümüzde en çok Kürt kadın gazeteciler tarafından sürdürülüyor. 7 Ekim Kürt Kadın Gazeteciler Günü vesilesiyle konuşan Kürt kadın gazeteciler, Gurbetelli Ersöz’ün mirasının devamcısı olduklarını söyledi.

Gazeteciler MA’dan Erdoğan Alayumat ile JIN NEWS’ten Beritan Canözer’e konuştu. Yeni Yaşam Gazetesi Editörü Hicran Ürün, hakikatleri yazmanın Kürt gazeteciler için bir miras olduğunu ve bu mirasın da Musa Anter (Apê Musa) ve Gurbetelli Ersözlerden devralındığını ifade etti. Hicran, “Kürt hakikatini ortaya çıkarmak ateşten bir gömlek giymek gibi bir şeydir. Bizim kadın geleneğimizden gelen güçlü kadın modellerimiz bize örnek olabilecek Gurbetelli Ersöz gibi isimler vardı. Bugün yine bu yolda devam eden çok cesur kadın arkadaşlarımız var. Onların bize gösterdiği yolda ilerlemeye çalışıyoruz. Elbette zorlukları var ama gururu da çok büyük” diye konuştu.

Kalemini yerde bırakmayacağız

 JIN NEWS muhabiri Safiye Alağaş 90’lı yıllardan bu günlere kadar Kürt kadın gazetecilerin çok yol kat ettiğini belirterek, “Kürt kadın gazeteciler, Gurbetelli Ersöz’ün izinden, yolundan gidiyor. Gurbetelli Ersöz’ün kalemini yerde bırakmama adına 2013 yılında kadın ajansını kurdu. Kadınlara dönük bu kadar baskının olduğu bir dönemde kadın ajansının kurulması en büyük cevap oldu. Kadın gazeteciliğinin günümüzde alabildiği kadar her alanda yayılıyor ve buna da Kürt kadını öncülük ediyor” dedi. Baskılara rağmen gazetecilik yapmaya devam ettiklerinin altını çizen Safiye, “Gazeteciliğin kamuoyuna haber oluşturmak gibi kutsal bir görevi var. Bu kutsal görevde biz Kürt gazetecilere Gurbetelli Ersöz, Deniz Fırat, Nujiyan Erhan ilham kaynağı oluyor” diye konuştu.

Kadın gazeteciliğinde devrimdir

Demokratik Modernite dergisi çalışanı Saliha Aras, Kürt kadın tarihinden önce Kürt kadınını ele alınması gerektiğini belirtti. Egemen devletlerin ilk olarak toplumu parçalamadan önce kadını parçaladığını anlatan Saliha, toplumu köleleştirebilmek için ilk olarak kadın bedeni üzerinden ve daha sonrada kadın zihniyeti üzerinden katliam gerçekleştirildiğini, bu katliama karşı kadınlar var olma mücadelesi verdiğini ifade etti. Kadınların kendilerine yapılan baskıya karşı toplumsal alanda mücadele verdiğini kaydeden Saliha, “Bu mücadelenin bir aracı olarak gazetecilik alanında ciddi atılımlar yapmışlardır. Gurbetelli Ersöz, Kürt kadın gazeteciliği adına bir devrim yapmıştır. Bunun devamında birçok kadın gazeteciye örnek olmuştur” ifadelerini kullandı.

İnançla, cesaretle devralındı

Gazeteci Nezehat Doğan ise şunları belirtti: “Katletmeler, gözaltında kayıplar, işkenceler tutuklamalar, yaşanan, zulümler karşısında duran kadın gazeteciler toplumun ve kadınların umudu oldu. Gerçeklerin ve hakikatlerin görünmesi, özgür basın geleneğini yaratmada Özgür Gündem gazetesi genel yayın yönetmeni Gurbetelli Ersöz ile ivme kazandı. 7 Ekim Kürt Kadın Gazeteciler Günü olabilir ama en önemlisi, ‘gerçekler karanlıkta kalmasın’ diyerek kalemini, aklını, mücadelesini bu uğurda vicdanla yapan bir mirasın günüdür. Bu mirasın soluksuz kalemlerin yere düşmeden kadınların meşaleyi alarak, ezilenlerin, hakikatin ve gerçeklerin gün yüzüne çıkarılması için yürütülen umudun günüdür” diye konuştu. Kürt kadın gazetecilerin gerçeğin ve hakikatin sesi olduğunu belirten Nezahat, “Bu yolda yaşamlarını yitirdiler. Gurbetelli Ersöz’ün inancı ve mücadelesidir kadın gazetecileri bugüne getiren. Ersöz kadınların erilliğe karşı mücadelesini her alanda kalemiyle anlattı. İşte o kalem sorumlulukla, inançla cesaretle devralındı.”

Mücadelelerinden feyzalıyoruz

 JIN NEWS Kürtçe muhabirlerinden Medya Üren, Kürt kadın gazeteciler gününü kutlayarak, bu mirasçılardan biri olmanın onurunu yaşadığını belirtti. Medya, “Bu sadece bir Kürt gazeteciliği mücadelesi değildi aynı zamanda kadın haberciliğini geliştirme ve eril zihniyete müdahale etme mücadelesiydi. Gurbetelli, Deniz Fırat ve Ayfer Serçeler bize bu konuda güç veriyorlar, mücadelelerinden feyzalıyoruz. Ben de değişimlerin olmasını, eril dilden rahatsız olan, kadınların görünür olmasını isteyen, diliyle yaşamak isteyen genç bir kadın olarak bu mesleği seçtim” diye konuştu. “Bir şeyler değişecekse bu ancak kadınların mücadelesiyle olacaktır” diyen Medya ekledi: “Söz veriyoruz ki bu mirası omuzlarımızda taşıyacağız ve asla yerde kalmasına izin vermeyeceğiz. Gün be gün büyümeye ve güçlenmeye devam edeceğiz.”

Eril dile bir isyan olarak sahaya çıkıyoruz

Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Arjin Dilek Öncel, “Kadın gazeteciler o 3’üncü sayfa haberlerine bir isyan olarak sahaya iniyorlar. Eril dile, eril zihniyete karşı bir isyan, bir öfke olarak alanlara iniyoruz” diye konuştu. Sahadaki kadın gazeteci sayısının her geçen gün arttığını belirten Arjin, “Kadın gazeteciler zaten güçlü bir örgütlülük içerisindeler ve sahada bir dayanışma durumu var. Biz kendimizi saldırılara karşı koruyabiliyoruz ve bu işi çok iyi yapıyoruz. Aslında kadın ajansının da bu konuda önemi büyüktür. Kadın ajansıyla beraber birçok ajansın haber dili yumuşadı. Önceden kadınların etek boyu, dekoltesi konuşulurdu, kadın katliamları 3’üncü sayfalarda magazinleştirilerek verilirdi ama şuan kadın ajansının, kadınların mücadelesinin etkisini bu dil üzerinde görebiliyoruz. Tüm ajansların, genel medyada çalışan kadın meslektaşlarımızın erilliğe müdahale etmesi gerekiyor” diye belirtti.

Gerçekler karanlıkta kalmayacak

JIN NEWS Editörü Roza Metina ise kadın gazetecilerin Gurbetelli Ersöz ve Deniz Fırat’lardan aldığı cesaret ile sahada yer aldığını belirtti. Roza, eril zihniyetin bin yıllardır her alanda kadına saldırdığını söyleyerek, kadınların başarılı olmasına tahammül edemediğini dile getirdi. Bu yüzden erk zihniyetten beslenen devletin de bu zihniyeti teşhir eden kadın gazetecilere yönelik baskısını artırdığını ifade eden Roza, “Özellikle Kürt gazeteciler yoğun baskı ve saldırılara karşı büyük bir başarı elde etmişlerdir. Gerçeklerin karanlıkta kalmaması için büyük bir mücadele yürütmüşlerdir. Sistem de bu gerçeklerin ortaya çıkmaması için saldırıları tekrarlıyor ve dönem dönem bu saldırıları artırıyor. İktidarlar basını da tekleştirmek istiyorlar ama özgür basın buna hiçbir zaman boyun eğmedi, izin vermedi. Bunun birçok zaman öncülüğünü de kadın gazeteciler yapıyor” dedi.

HABER MERKEZİ