İblisleşen bir kadınlık anlatısı: Medusa

Mitolojideki en trajik hikayelerden biri olan Medusa’nın katledilme hikayesi sanırım günümüzde sayısız kadının hikayesine dönüşmüş durumda. Medusa, benliğinin bir parçası olan güzelliği elinden alınarak kimliğinden uzaklaştırılıp, iblisleştirilerek herkesi bakışları ile taşa çeviren, yılan saçlı bir kadına dönüştürülmüştür. “Kahramanlığı ve yiğitliğiyle herkesin hayranlığını kazanmış olan Perseus” ise erkek hegemonyasında en üst düzeyi iblisleştirilen Medusa’yı öldürerek kazanmış ve işlediği cinayet meşrulaştırılmıştır. Peki hikayesi günümüzdeki kadınların hikayesinden farklı olmayan Medusa gerçekte kimdi? Nasıl ve hangi yöntemle iblisleştirildi?

Mitolojik anlatıya göre Medusa; aynı zamanda laneti olacak kadar benzersiz bir güzellik ile doğmuştur. Tanrıların bölgeleri paylaştığı dönemlerde tanrılara bekaret yemini ederek kendisini adamıştır. Medusa zeka tanrıçası Athena’nın tapınağında hizmetkardır. Bu güzelliğinin Athena da farkındadır, fakat kendisinin daha güzel ve zeki olduğunu düşündüğünden önce pek önemsememiştir. Bu sırada Athena denizlerin efendisi Posedion ile aşk yaşamaktadır. Posedion tapınakta hizmetkar olan Medusa’dan çok etkilenir, ancak bir ölümlüye aşık olmuş olmanın diğer tanrılar gözünde küçük düşürücü olduğu düşüncesi ile bu duygusunu bastırmış, sonradan ise kendi hırsına yenik düşmüş ve Athena’nın tapınağına gizlice girerek Medusa’ya Athena’nın tapınağında tecavüz etmiştir. Athena bu olanları duyduktan sonra kendisini aşağılanmış hisseder, kıskançlığı ve öfkesiyle Medusa ve iki kız kardeşini baktığını taşa çeviren, saçlarından yılanlar çıkan, kimsenin yüzüne bakmaya tahammül edemeyeceği Gorgon yaratığına dönüştürmüştür. Medusa bir canavara dönüştürülürken, adını duyan erkekler ise kafasını kesmeyi yiğitliğin ve cesaretlerinin ispatı için bir yarışa dönüştürmüşlerdir. Ancak bu o kadar kolay olmamış ve Medusa yıllarca onlarla savaşarak, yenilmemiş ve onların korkulu rüyası haline gelmiştir.

Aradan yıllar geçmiş ve bu kez Athena üvey kardeşi Perseus ile işbirliği yaparak Medusa’nın kafasını keserek öldürme emri vermiştir. Athena, Perseus’a canavarın kafasını kesebilmesi için özel bir kılıç ve Medusa’nın bakışlarından kaçabilmesi için de bir kalkan verir. Hermes tarafından ise daha hızlı hareket edebilmesini sağlayan bir başlık ve sandalet hediye edilen Perseus, artık Medusa’yı alt edebilecek güce sahip olmuştur. Ardından Perseus, Medusa’nın kafasını gövdesinden ayırarak, tanrıça Athena’ya vermiş; o da, bu kesik başı kalkanının üstüne asarak, teşhir etmiştir.

Böylece erkek merkezli bu mitolojik anlatı sayesinde, erkek tanrıların uyguladığı tecavüz, hile ve çarpıtma bir kahramanlık anlatısına, Medusa ismi ise canavarlık ve iblisleştirme ile eşanlamlı hale gelmiştir. Dahası Medusa’nın başı kesilmekle sınırlı kalınmamış bir kalkanın üzerine asılarak teşhir edilmiştir. Yani Medusa şahsında kadının itaatsizliği sadece ölümle cezalandırılmamış aynı zamanda bu itaatsizliğin bir daha gelişmemesi için Medusa’nın kesik başı teşhir edilerek korku kalıcı kılınmak istenmiştir. Olabildiğince vahşi davranılarak verilmek istenen bu mesaj, erkeğin kadın katliamlarını meşrulaştırma, iktidar ve güç sağlama stratejisi olarak günümüze kadar taşırılmıştır. Nitekim bu stratejisinin altın kuralı, kadınların belleklerinde ve ruhlarında kalıcı etkiler bırakarak bir daha asla hizadan çıkmamalarını sağlamak, korkuyu kalıcı ve baki kılmaktır.

Bu erkek merkezli anlatıda öne çıkan bir diğer yan ise, tecavüze uğrayan kadın mağdur durumdayken, cezalandırılan yine kadın olmuştur. Erkek tanrılar merkezli bu sistemle suçlu olan erkeğin suçunun bastırıldığı, mağdur olan kadının ise ceza aldığı açık şekilde ortadadır. Medusa’nın kendisini tanrılara adama yemini tecavüz ile bozulmuş olmasına rağmen itaatsizlikle suçlanmıştır. Böylelikle Medusa’nın Gorgona dönüştürülmesi ve öldürülmesinde; Medusa’ya karşı kullanılan söylemler, cinayetin işleniş aşamasının yansıtılması, canavara dönüştürülmesi, katilin olaydaki rolünün kahramanlaştırılarak aktarılma şekli ve cinayet işlenişiyle ilgili söylemler sadece mitolojik söylemle sınırlı kalmamış, kadınlara dönük saldırıları meşrulaştırarak günümüze kadar taşırmıştır.

Maalesef bu meşrulaşan erkek merkezli cinayet ve tecavüz kültürü sadece mitolojik anlatılarla sınırlı kalmamıştır. Medusa’nın hayatını elinden alan tecavüzcü erkek tarıların günümüzdeki güncel versiyonları milyonları bulmaktadır. Tıpkı günümüzde milyonlarca kadının başına geldiği gibi tecavüze uğrayan, başı kesilerek teşhir edilen kadınlar halen çeşitli kılıflarla canavarlaştırılmakta, uğradıkları saldırıların nedeni olarak yine kendileri gösterilmektedir. Günümüzün ataerkil ideolojileri, tıpkı mitolojik anlatılarda olduğu gibi kendini, erkeğin kadın üzerindeki çok yönlü iktidarına, şiddet ve tecavüz uygulamalarına ve bu uygulamaları meşrulaştıran stratejilere dayanarak güç kazanmaktadır. Diğer taraftan biliyoruz ki dünyanın dört bir yanında milyonlarca kadın da tıpkı Medusa gibi direnerek mücadele ediyor. Tek farkla bu kez örgütlü kadınların gücü ve iradesi ile Medusalar değil erkek tanrıların kaybedeceği bir mücadele bu!