Irak askerleri sessiz sedasız Maxmûr’a geçerken

Kürdistan Bölgesi Güvenlik Konseyi Sorumlusu Mesrur Barzani önceki gün uluslararası topluluğu "IŞİD’e karşı mücadelede dikkat çekecek derecede etkili olan Kürt Pêşmerge güçlerine mali yardım sağlamak için" destek olmaya çağırdı. Associated Press ajansına konuşan Barzani, hak ettiği düzeyde maaşı ödenmeyen Pêşmerge’nin hala cephede olmasının "mucize" olduğunu söyledi ve devamla, "Bu savaşı kazanmak için Pêşmerge’nin yardımına gelmek bütün dünyanın sorumluluğudur" diye konuştu. Pêşmergelerin 410 dolarlık maaşının ödenmemesinden Kürdistan Bölge Hükümeti değil de başkaları sorumluymuş gibi. 

IŞİD’in Başûr’a yönelik saldırılarından önce başlayan, "milli birlik ve beraberlik" söylemleri ile gündemden düşürülmeye çalışılan, ancak petrol fiyatlarının yüzde 70-80 oranında düşmesiyle birlikte daha bir derinleşen mali kriz kısa sürede çözülecek gibi durmuyor. Geçen hafta bakanlar kurulu toplantısından sonra sözde krizin çözümü için ilk kez bir karar alındı. Buna göre Pêşmerge ve memurlara maaş ödenecek, ancak yüzde 15 ila 75 arası kesintilere gidilecek. Karara göre Pêşmergelerin maaşına uygulanacak kesinti yüzde 30. 3000 dolar ve üstünde maaş alanların aylığı ise yüzde 75 oranında kesilecek. Bu arada ek bir bilgi de verelim: 5 milyonluk nüfusunun yarısının 18 yaşın altında olduğu Kürdistan bölgesinde 1.4 milyon insan hükümetten maaş alıyor.

Hükümetin ‘çözüm’ diye sunduğu bu karar halkta tepkiyle karşılanıp öfkeyi daha da yükseltti. Öyle ki sonbaharda başlayan ve şimdiye kadar YNK’nin denetimindeki Soran bölgesiyle sınırlı kalan grevler, bütün tedbirlere rağmen KDP’nin kontrolündeki başkent Hewlêr’e de sıçramış durumda. Ve artık sadece öğretmenler değil, sağlık görevlileri, akademisyenler, polisler ve Pêşmergeler de iş bırakma eylemlerine katılıyor. 

KDP bunun üzerine kendi bölgesindeki protestoları önlemek ve halkın tepkisini azaltmak için önceki gün ‘idari ve mali faaliyetlerin yeniden düzenlenmesi ve şeffaflık sağlanması amacıyla reform paketi’ açıkladı. Ancak pakete göre yolsuzluk sonucu elde edilen gelirler kamulaştırılarak halka değil KDP’ye iade edilecek! Açıklamanın ardından bir protesto gösterisinde basına konuşan bir Pêşmerge, KDP’nin bu kararını "Önce kendilerinde başlatsınlar" diyerek tepki gösterdi. 

Açıklanan reform paketindeki kararlarda da Başûr’da iktidarda olan partilerin aslında bir nevi ticari ortaklık ve şirketler grubu gibi işlediğini apaçık bir şekilde ortaya koyuyor. Parti yönetimlerindeki konumlar ve yakınlıklar üzerinden kişilerin nasıl rant geliştirip zenginleştiği resmen itiraf ediliyor. Ki Başûr’da hemen hemen her ‘politikacı’ (tüccar kelimesi bazen daha yerine oturuyor) aynı zamanda şirket sahibidir. Ayrıca son on yılda 30’dan fazla milyarder, binden fazla da milyoner ortaya çıktı. 

Durum bu iken zaten çok düşük olan memur maaşlarının daha da düşürülmesi veya göstermelik reform paketleri krizi çözmeyip, bir tek halkın öfkesini daha da büyütür. Bu durumu kabullenmeyip sokağa çıkan insanların sayısı giderek çoğalırken ve grevler yayılırken, Başûr’daki yönetime güvenini tamamen kaybedip bu nedenle kendini göç yollarına bırakanlar da gittikçe artıyor. Neredeyse her gün Ege denizinde boğulan Başûrlu ailelere dair haberler çıkıyor. 

Yapısal krizin siyasi tarafında da çözümsüzlük giderek derinleşiyor. Önceki gün görüşen Gorran ve Komala İslami, mevcut şartlar altında Mesud Barzani’nin siyasi partilerle düzenlemek istediği toplantıya katılmama tutumlarını yenilediler. YNK ise yazılı açıklama yaparak Gorranlı parlamento başkanı ve bakanlarına görevlerinin koşulsuz bir şekilde iade edilmesi, aksi takdirde 56 milletvekilinin istifa edip hükümetin feshini sağlama çağrısında bulundu. 

Şimdi tekrar yazının başına dönelim. Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani’nin dış işlerinden sorumlu danışmanı Hêmin Hewramî pazartesi günü ABD’li düşünce kuruluşu Washington Enstitüsü’nün düzenlediği bir etkinlikte Pêşmerge’nin IŞİD’le mücadele için ABD’den aylık 300 milyon dolarlık acil yardım fonuna ihtiyaç duyacağını söyledi. Hewramî bunu, gündemdeki Musul operasyonuna atfen dile getirdi. 

Ancak aynı gün 4 bin 500 Irak askerinin Musul operasyonu için hazırlık amacıyla Maxmûr bölgesine geçtiği açıklandı. Salı günü de Ninova Operasyon Komutanlığına bağlı bir tugay Maxmûr’a geçti. Irak askerleri Başûr yönetiminden habersiz Maxmûr’a geçmemiştir. Muhtemelen Kürdistan Bölge Hükümeti Başbakanı Neçirvan Barzani’nin son Bağdat ziyaretinde bu konu konuşulmuştur. 

Ancak bu son gelişme şu açıdan dikkat çekici: Ekim ayında hem Mesud Barzani hem de Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan Körfez’e gidip Suudilerle görüşmüştü. Bu görüşmeden hemen sonra Başika krizi çıktı. Yapılan yorumlarda, Körfez’teki görüşmelerde Musul’un geleceğinin ele alındığı ve operasyon sonrası mutlaka Sünni Araplarla Kürtlerin denetimine geçmesi gerektiği ifade edilmişti. 

Şu noktayı vurgulamak gerek: Irak Savunma Bakanı Musul operasyonunun 6 ay içinde gerçekleşeceğini açıklamış olsa da, operasyonun hemen başlayıp biteceğini beklememek lazım. Ki ABD’li askeri yetkililer de Musul’un kısa sürede IŞİD’den temizleneceğini beklemediklerini ifade ediyorlar. 

İkincisi; Musul operasyonundan önce çevrede temizlik harekatının yürütüleceği muhtemeldir. Irak ordusundan 4 bin 500 askerin şimdiden Maxmur’daki bir askeri kampa konuşlandırılmış olması bu açıdan dikkatleri Musul’dan ziyade çevreye çekmeli. O nedenle önümüzdeki süreçte Başika’da yaşanacak gelişmeleri iyi izlemek gerek.