İran-Irak savaşı, Pir Sultan Abdal piyesi, Dersim Tertelesi

Kürdistan’da tarihte bu hafta neler olmuş görelim.Diğer taraftanda belleğimizi tazeleyelim.

20 Ağustos 1988 tarihinde Irak ve İran arasında 1980 yılının Eylül ayında başlayıp sekiz yıl süren savaş taraflar arasında yapılan anlaşma ile sona erdirildi. Sekiz yıl süren savaş tarihin her döneminde olduğu gibi yine yoğunluklu olarak Kürdistan topraklarında sürdürüldü. Tarihte iki imparatorluk (Osmanlı ve Safevi(İran) İmparatorluğu) aralarında üç yüzyıl süregelen

Ortadoğu hegemonyası savaşları da Kürdistan toprakları üzerinde devam etmişti. Kürdistan bu savaşlar sonucunda ikiye bölünmüş kuzeyi Osmanlı İmparatorluğu’nda, doğusu ise Safevi

(İran) İmparatorluğu’nun  hegemonyasında kalmıştı. Kürdistan  1. Paylaşım Savaşı sırasında Sykes-Picot gizli anlaşması ile İngiltere-Fransa ve Çarlık Rusyası tarafından bölünmüş, 1917 Ekim Devrimi’nden sonra SSCB tarafından Çarlık döneminde yapılan anlaşmaların geçersizliği kararlaştırılınca İngiltere ve Fransa bu anlaşmanın tarafları olarak yalnız kalmışlardı. 1. Paylaşım Savaşı’nın Ortadoğu’daki savaş cepheside yine Kürdistan toprakları üzerinde cereyan etmişti. Kürdistan’ın güneyi İngilizler tarafından işgal edilirken, G. batısı(Rojava ve Dilok(Antep), Riha(Urfa) ve Maraş ise Fransızlar tarafından işgal edilmişti. Kuzey’i ise M.Kemal ile birlikte emperyalist-sömürgeci güçlere karşı birlikte direnmiş Anadolu işgalcilerden temizlendikten sonra Lozan Anlaşması ile TC hudutları içerisinde kalmış 1925-1938 sürecinde TC tarafından sömürgeleştirilmiştir. Kürdistan’ın güney ve G. batısında İngiliz ve Fransız sömürgecileri tarafından Irak ve Suriye ismi altında iki devlet kurulmuş, Kürdistan’ın güney’i ve g.batısı(Rojava) İngiliz ve Fransız sömürgecilerin Irak ve Suriye’den çıkmasından sonra onların işbirlikçisi Arap rejimleri tarafından sömürgeleştirilmişlerdir.

İran ve Irak arasındaki sekiz yıl süren körfez savaşıda yoğunluklu olarak Kürdistan topraklarında cereyan etti. 1979 İran İslam Devrimi’nden sonra giderek ABD nüfusuna giren Baas rejimi ABD’nin teşviki ile  Cezayir Anlaşması’nda kaybettiği Şattülarabı geri alma amacı ile 1980 yılının Eylül ayında İran’a saldırdı. Parçacı Kürt örgütleri(İ-KDP,I-KDP ve YNK) İran ve Irak arasında mekik dokudular. İ-KDP karargahını Irak’a taşırken I-KDP ve YNK sırtlarını İran İslam Rejimi’ne dayamışlardı. Bu nedenle de Kürdistan sömürgeci rejimlerin savaş arenasına döndürüldü. Kürdistan’ın köyleri,yerleşim yerleri harabeye dönerken Baas Rejimi Kürtler’in kökünü kurutmak için “Enfal“ operasyonunu başlattı. Halepçe’ye atılan kimyasal silahlarla yarım saat içerisinde 5 bin Kürt yaşamını yitirirken onbinlerce Kürt yaralandı, sakat kaldı. Kürdistan’ın güneyi Baas Rejimi, doğusu ise İran islam rejimi tarafından yeniden işgal edilerek sömürgeleştirildi. Baas Rejimi’nin Kuveyt’i işgali ve koalisyon güçlerinin Saddam rejimine yönelik “Kum Fırtınası“ operasyonu yapılmamış olsa idi Kürdistan’ın güneyi bugün halen Baas Rejimi’nin hegemonyasında olurdu.

20 Ağustos 2001 tarihinde Rahman(Doğu Şen) Medya Savunma Alanları’nda yaşamını yitirdi.

Kardeşi Fırat Şen 1994 yılında Dersim’de, babası Mehmet Şen ise 1994 yılının Mart ayında Nizip’te kontgerilla tarafından şehit edildi.

23 Ağustos 1969 tarihinde Dersim’de Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından sahnelenen “Pir Sultan Abdal“ piyesinin oynanması sırasında çıkan olaylarda M. Ali Klan isimli bir Dersimli polisler tarafından öldürüldü.

25 Ağustos 1927 tarihinde 26 Mayıs’ta başlayan Mutki başkaldırısı TSK tarafından bastırıldı.

26 Ağustos 1937 tarihinde Dersim Tertelesi başlatıldı. Dersim baştan başa harabeye çevrilirken gayri resmi rakamlara göre elli bin Kürt yaşamını yitirdi. Kara vagonlara bindirilen Dersimliler Anadolu’nun batısına sürgün edildiler. Dersimli kız çocukları ise subaylar ve devlet memurları tarafından evlatlık örtüsü altında ev işlerinde çalıştırılmak üzere alıkonuldular. Dersim Tertelesi’nin bitiminden sonrada beyaz katliam başlatıldı. Bu çerçevede köylerden toplanan bir kısım Dersimli kız ise Sıdıka Avar’ın hazırladığı program temelinde Elazığ Yatılı Kız Enstitüsü’nde  asimile edilmeye çalışıldı.