İstismarlarda güç ilişkisi yatıyor

Son zamanlarda artan çocuğa yönelik istismar ve buna karşı ortaya konulan çözüm önerileri tepkiler almaya devam ediyor. Ortaya çıkan tablo karşısında en önemli meselenin toplumdaki cinsellik algısı olduğunu ifade eden Cinsel Sağlık Eğitmeni Eylem Karakaya, istismar ve şiddet arasında otorite ilişkisine dikkat çekti.

Karakaya,  “Ortada bir erk var. Bu bir devlet de bir kişi de olabilir. Bu birinin zayıf gördüğü diğer bir kişiye kendi cinsel tatmini için uyguladığı cinsel istismar, kendi gücünü göstermek adına da kadına yönelik şiddet olabilir. Cinsel istismarda temel olan şey tarihten bugüne kadar gelen toplumsal kabullerle ilgili. Tarihte tanrılara bakire kızların kurban edilmesi, Yunan savaşçılarına oğlan çocuklarının eğlence amaçlı verilmesi ve günümüze geldiğinde de erken yaş evlilikler bunun en büyük örneği olarak karşımıza çıkar. Bizim geleneğimiz diyor ve normal görüyoruz. Bu tablo karşısında işin içine cinsellik mevzusu, ayıplar günahlar girince de hem saklanılan hem de çok ses çıkarttığımız bir alan oluyor” dedi.

Devlet veri tabanının oluşmasına izin vermiyor

Karakaya, güç algısı ile çocuğun doğru tanımlanması halinde ne istismarla mücadele etmenin ne de koruyucu önlemler almanın zorlaşacağı görüşünde. Türkiye’deki çocuk istismarında resmi istatistiklere ulaşamadıklarını belirten Karakaya, bunun nedeninin de devletin böyle bir veri tabanının oluşmasına izin vermemesinden kaynaklandığını söyledi. Karakaya, “Birçok il, ilçe, bölge düzeyinde baktığımız zaman böyle bir olay oraya leke sürecek gibi algılanıyor ve değerlendiriliyor. Validen ‘Kol kırılır yen içinde kalır, bu ilin dışında hiçbir yerde konuşulmayacak. Bu olay dışarıya çıkmayacak’ tarzında laflar işittim. Tam da erkek düşüncesi. Kendi gücünün zedeleneceğini düşünüyor. O yüzden de koruyucu önleyici önlemleri bu tanımdan yola çıkarak yapmak lazım” dedi.

 

Cinsel eğitim savunuculuğu yapılmalı

İhmal edilen alanların başında sağlık sisteminde çocuğun nerde olduğu meselesinin geldiğini aktaran Karakaya, pornografinin 8 yaşından itibaren çocukların hayatına girdiğini söyledi. Karakaya, şöyle devam etti: “Çocuk haklarını her alana yaymak ve bununla ilgili önlemler, düzenlemeler yapmak lazım. Bütün kurumlar bununla ilgili bir arada çalışmalı. Cinsel eğitim savunuculuğu yapılmalı. Biz de eğitim merkezimizde anaokulu çağından itibaren üniversiteler de dahil olmak üzere cinsel eğitim dersi veriyoruz. Çünkü bu bir eğitim hakkı. Bedenini tanımak, önemli olduğunu bilmek, hayırı bilmek, sınırları çizmek… Bütün bunlar her çocuğun hakkı.”

 Hükümet tribüne oynuyor

Çocuk istismarı konusunda hükümetin tribüne oynadığını ve çözüm bulmaktan uzak politikalar izlediğini hatırlatan Karakaya, iktidarın halkanın zayıf noktalarından biri olarak çocukları gördüğünü vurguladı. Karakaya, bu düşüncesini de, “Onların aklından illa bir çözüm olsun diye bir şey geçmiyor. Kişisel olarak bu meselede bir kesim halkın da ikiyüzlü davrandığını düşünüyorum. Çünkü koruyucu önleyici önlemlerde elini taşın altına koymayan ama bir olay olduğunda galeyana gelip birilerini linç etmeye kadar gidebiliyorlar. Örgütlü olan insanların hükümetin ısrar ettiği konuları tek tek anlatması lazım. Hadım meselesinde artık hiç cinsel istek duyulmayacak deniliyor. O yüzden bir hastalık değil bir suç olduğunu, bu suçu anlatırken çocuk istismarı dışında başka örneklerle de anlatmak gerekiyor. Geldi kadına vurdu, o bir suçtur. O psikopat olduğu için değil, kendinden daha zayıf gördüğü için vurdu. Devlet gelip benim gösteri hakkımı ve ifade özgürlüğümü gasp ediyor. Niye bunu yapıyor? O kendini benden güçlü gördüğü için bunu yapıyor. Aslında bu güç ilişkisi baba ve annenin çocuğuna uyguladığı duygusal istismarla da aynı. İşin içinde olan cinselliği daha alt noktaya koyabiliyoruz. Cinsellik istismarı destekleyip körükleyen bir durum. Bizim görmezden geldiğimiz nokta bu” sözleriyle açıkladı.

Tüm örgütler birlikte çalışmalı

Kadın ve çocuk mücadelesinde örgütlerin bir arada çalışması gerektiğini sözlerine ekleyen Karakaya, şöyle dedi: “Hiçbir örgütün birbiriyle çalışmama lüksü olmamalı. Çünkü odak nokta ve hedef aynıysa hükümet de benimle çalışmak zorunda. Bir çocuk derneği ile de, kuran kursu ile de çalışmalıyız; çünkü çocuk oraya gidiyor. Bizlerin kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadelede ortak noktalarda birleşmemiz lazım. Ortak nokta ve dili bulduğumuz zaman zaten o otorite ve erk yıkılmaya mahkumdur. Başka yapacak bir şeyi yok; çünkü zayıf olarak gördüğü biz, artık güçlüyüzdür.

NECLADEMİR-MA/İSTANBUL