Kapitalizm yalanları

Çok şükür televizyon seyretmiyoruz. Yani bizim kız çok şükür uyuşturucu kullanmıyor. Brezilya’da bir favela’da-gecekondu mahallesinde devrimci Hip-Hop hareketinden bir grupla konuşuyordum. İsyankar Rap müziği yapıyorlar, duvarlara grafiti çiziyorlardı. "Favela’da uyuşturucu yaygın mı?" diye sormuştum. "Evet," dediler. "Her eve girdi uyuşturucu. Her evde televizyon var." Oradan kalmış aklımda. Çok şükür televizyon seyretmiyoruz. Ülkemizde bunun başka yararlı tarafları da var. Mesela sanki Tayyip Erdoğan yokmuş gibi hissedebiliyor insan. Hani seçim sonrası saray odalarının duvarlarına ağladığı zamanlar gibi. Eğlenceli yani televizyon seyretmemek. Düşünmek için zamanı oluyor insanın…

Ancak tamamen kaçamıyorsunuz tabii. Kahvede, lokantada, bir yerlerde bir şeyleri bekleme salonlarında sizi yakalıyor. Pasif seyirci oluyorsunuz yani. İşte böyle bir durumda seyrettim reklamı. Bir tuvalet kağıdı. Notu bol öğretmen suratlı bir oyuncu, yumuşak ama tok sesiyle "Bu tuvalet kağıtları için hiçbir ağaç kesilmedi. Bu kağıtlar için yetiştirilmiş endüstriyel ağaçlardan üretiliyor" diyor. Arkasından patlatıyorlar mesajı: "Ormanları koruyalım." Gözleri yaşarıyor insanın. Koşa koşa bu tuvalet kağıdından alıp, konfetiler gibi sağa sola savurmak geliyor insanın içinden. Tuvalet kağıdı kullandığım için suç ortağı olduğum çevreyi, bu kağıdı alarak kurtardım gitti. Yaşasın…

Kapitalizm yalanları böyledir. Kendi suçunu doğrudan kabul eder ve bu suçun karşıtı olanını da satar ama burada karşıt olan bir şey de yok çünkü yalandır. Yok, yalan olan basit bir şekilde bu ağaçları dikmedikleri filan değildir. Bu ağaçları bulabildikleri her yere dikerler. Yalan olan, bu endüstriyel ağaçların ormanları koruduğu değil, tam aksine yok ettiğidir. Ormanlar ve ormanlık araziler bu hızla yayılan, büyüyen, su manyağı ağaçların işgali ile bütün çeşitliliğini kaybeder. Belki yeşil görünebilir ama doğal değildir ve ekosistemi yıkıcı bir etkisi vardır. Brezilya’da MST-Topraksız Hareketi ile birlikte, bu ormanları yok eden, mesela Okaliptüs ağaçlarını imha etmek için saldırdığımız "orman fabrikalarında", sloganımız "Okaliptüs ormanı yer" idi. Yani katil yine uşak değil, kapitalizm.

Burada yine de içimizde bir kuşku kalır. Peki, tuvalet kağıdı için yine ormanlar yok olmayacak mı? Bir kapitalizm yalanını daha hatırlatıyor bana bu. "Eğer plastik pencere çerçevesi kullanırsanız ormanları korursunuz" yalanı. Tam aksinedir. Eğer değerinde ve özellikle orman köylüsünün doğrudan üretimine ve yönetimine katıldığı kolektif bir örgütlenme ile işlenen bir orman yönetiminde ahşap pencere herkesin ekmeği olacağı için ve herkes ekmeğini koruyacağı için, orman azalmaz, çoğalır. Finlandiya bunun en güzel örneğidir. Dünyanın en fazla ahşap kullanımı olan ama hala ormanlık alanı en çok çoğalan ülkelerinden biridir.

Bir de kağıt için çok verimli olan başka bir şey, kenevir var ki, o da kapitalizmin başka yalanlarını anlattığımız bir yazının konusu olsun…

Ve artık bastırın da, bu kapitalizm yalan olsun…