Kardeşlik köprüsü!

Fransa Gündemi

Geçtiğimiz hafta Paris’te Cuma başlayıp Pazar günü geç saatlerde sona eren Fete De L’Humanite’de Fransız solunun  Kürtlerin özgürlük mücadelesine yaklaşımdaki değişime tanıklık ettik. Fransız Sol Parti  Türkiye-Kürdistanı sorumlusu Jean-christophe Sellin, Avrupa Parlamenteri Marie-Christine Vergiat, Plippe Rio Grigny Belediye Başkanı, Champigny Belediye Başkanı Dominique Adenot, Avrupa Parlamenteri Patrick Le Hyaric, Komünist Parti Genel Sekreteri Pierre Laurent, Senatör Eliane Asssasi ve daha birçok politik ismin uzlaştığı nokta, sadece Kürtlere yapılan zulmün durdurulması değil aynı zamanda Kürtlerin ideolojik ve siyasi olarak ortaya koyduğu yeni yaşam biçiminin dünyaya umut vermesiydi. 

Fransız solu şundan 10 yıl öncesine bakıldığında belli politik bireylerin ilgi ve alakası dışında Kürt mücadelesine yaklaşımda pek de olumlu bir tabloyla karşı karşıya değildik. Özellikle 90’lı yıllarda  Leyla Zana ile dayanışma daha çok Fransız kadın hareketlerinin Zana’yı kadın kimliğinden ötürü sahiplenişi ve dayanışmasıyla başlayan Kürtleri daha yakından tanıma süreci, ilerleyen yıllarda Kürt halkını temsil eden politik partilerin açılma ve devamında kapatılma sistematiğinin işlediği süreçten itibaren Kürdistan’ı yakından izleme amacıyla heyetlerin gitmesi sürecine evrildi. Bu aşamalarda bile özellikle Türkiye’deki kimi Türk solu çevrelerinin Kürt Özgürlük Hareketine dair yaptı lobi faaliyetleri nedeniyle PKK bir "terör" örgütü kapsamındaydı onlar için. Fransa’da yaşayan Kürtlerin diplomatik çabası özellikle Paris’te katledilen Fidan Doğan gibi emektarların Kürdistan ile Fransa Solu arasında kurduğu diplomatik köprü 2010 yılından sonra yeni bir süreci başlattı; Kürdistan ile dayanışma ağı!

İlk olarak Fransız Komünist Parti, genel sekreterlerinin de içinde bulunduğu bir heyetle Kürdistan’a gitti. Bir haftalık ziyaretten dönem FKP, 2010 yılında kendi içerisinde Kürdistan ile dayanışma ağı oluşturdu. Fransa çapında oluşturulan ağda 30’ün üzerinde FKP militanı yer alırken, bu işin öncülüğünü bugün Fransa Kürdistan ile Dayanışma Derneği başkanı Sylvie Jan, yine aynı derneğin aktif çalışanı Pascal Torre yapıyordu. Bu tarihten itibaren Kürtlerle başlayan diplomatik ilişkiler kapsamında seçim süreçleri yakından takip edilirken, Kürtlerin müzakere ve barış talebi FKP tarafından desteklendi. 

Suriye’de başlayan savaş, Kürtlerin savaş karşısında durduğu pozisyon ve Rojava deneyimi, Kobane direnişi diplomatik ilişkileri Fransız soluyla yeni bir noktaya taşıdı. Artık mağdur bir halkın destek görmesinin ötesinde, ortaya koyduğu sistem ilgi odağıydı. Kobane ve Rojava sürecinde özellikle Humanite gazetesinin içeriden haberleri, Fransa’da Kürt algısını bambaşka bir yere taşıdı. Artık akıllarda mağdur edilen halk Kürtler algısı yerine;  direnen, hakları için savaşan, kadın ve erkek eşitliğini savunan, kadınlarının mücadeledeki eşsiz yeri, ortaya koydukları yaşam alanlarına vardı… 

Gelinen aşamada, Fete de L’Humanite şenliğine yansıyan da bu on yılların birikimiydi. Pazar günü kapanış konuşmasını yapan Fransız Komünist Parti genel sekreteri Pierre Laurent yüz binlere şöyle sesleniyordu; "Barış Cenevre ya da New York’tan yapılmaz. Barış köyden, ilçeden, yüreğinizden oluşturduğunuz kardeşlik Köprüsüdür. Erdoğan’ın Kürtlere karşı savaş ve topyekun imha projesini bu köprüyü büyüterek ortadan kaldırabiliriz. Kürtlerin mücadelesi bizim mücadelemizdir. Barış ve özgürlük talepleri talebimizdir!"