Kürdistan kadar Engin’di

  • Kürdistan, büyük bir evladını daha bağrına bastı. PKK Merkez Komite Üyesi Kasım Engin (İsmail Nazlıkul), 27 Mayıs’ta şehit düştü. Engin, Almanya’dan Lübnan’a, Güneybatı’dan Botan’a kadar birçok alanda 35 yıl boyunca durmadan çalıştı.
  • Bradost’a yapılan Türk hava saldırısında şehadete ulaşan Engin, yurt ve halk sevgisiyle anadilinde ısrar eden, tarih bilincinin derin köklerini kavrayan; sömürgeciliğin ve tahribatlarının üzerine giden gerçek bir Kürdistanlıydı. 
  • 30 yıllık gerilla/komutan olan Engin, bilgi, birikim ve tecrübesini paylaşandı. Kesintisiz mücadele düsturu ve zafer ruhuyla emek verdi, üretti; zekası, canlılığı, yaratıcılığının yanı sıra esprili ama ciddiydi. İlkelerde tavizsiz fakat taktikte sınırsızdı.
  • Engin için yurt, halk, parti ve Önderlik ayrılmaz bütündü. PKK Yürütme Komitesi, ”Şehitler ordumuzun öncü komutanı olan Kasım yoldaş, mücadelemizin her anında-her yerde yaşayacak, zaferi kesinleştirmemizin vesilesi olacaktır. Sözümüzdür” dedi.

PKK Yürütme Komitesi, Merkez Komite Üyesi Kasım Engin’in (İsmail Nazlıkul) 27 Mayıs’ta şehadete ulaştığını duyurdu. Nazlıkul Ailesi, Kürdistan halkı ve direnen özgürlükçü insanlığa başsağlığı dileyen Komite, şu sözü verdi: ”Tüm Kürdistan ve Türkiye’yi; tüm dağları, şehirleri, sokakları, fabrikaları ve düşmanın olduğu her karış toprağı, Kasım yoldaş başta olmak üzere tüm şehitlerimizin intikamını almanın sahası haline getireceğimizin sözünü veriyoruz.”

“Partimizin çok değerli militanı, komutanı, yöneticisi, PKK Merkez Komite Üyemiz Kasım Engin (İsmail Nazlıkul) yoldaş, 27 Mayıs günü faşist Türk devletinin Medya Savunma Alanları’ndan Bradost’a yaptığı hava saldırısında şehit düşmüştür” diye başlayan yazılı bir açıklamayla Kasım Engin’in şehadetini dün ilan eden PKK Yürütme Komitesi, Haki Karer ile başlayan ve on binleri bulan şehitler gerçeğinden nasıl ki büyüyerek çıktıysa Kasım Engin’in şehadetinden de daha fazla büyüyerek, daha fazla güçlenerek çıkarak Kürdistan halkının özgürlük davasını nihayete erdireceğini vurguladı.

1985’te çalışmalara katıldı

PKK Yürütme Komitesi açıklamasında Kasım Engin anlatıldı. Burada yer alan bilgiler göre; Kasım Engin, Nazlıkul Ailesi’nin kuruluş aşamasında partiyle buluşması, yakın çevreden şehitlerin olması ve sürgünde olmanın yarattığı ülke özlemiyle genç yaşlarda PKK ile tanıştı. 1985’ten itibaren sorumluluk alarak yurtseverlik görevlerini yerine getirmeye başladı. Engin, 1989’da profesyonel devrimci olarak PKK saflarına katıldı. Avrupa sahasında Gençlik, Kültür-Sanat, Diplomasi ve Halk çalışmalarında yer aldı. Kasım yoldaş, kısa zamanda tanıyan herkesin sevgisini kazanıp aranan biri olmayı başardı.

Almanya’dan Lübnan sahasına

Kasım Engin, Kürdistan halk gerçekliğiyle bütünleşme amacıyla Önder Apo’nun bulunduğu Ortadoğu sahasına geçmek için ısrar etti ve ısrarında başarılı oldu. Mahsum Korkmaz Akademisi’nin bulunduğu Lübnan alanına 1990’da bir grup yoldaşıyla birlikte geçti. Katıldığı eğitim devresinde Önder Apo’yu yakından tanıdı, Kürdistan halk gerçekliğini bilince çıkardı.

Güneybatı Eyaleti’ne geçti

Güneybatı Eyaleti’ne ilk gerilla deneyimini yaşamak üzere gönderildi. Küçük yaşta ülkeden koptuğundan yıllar sonra bir gerilla komutanı olarak kendi büyüdüğü yörede olması, hem kendisini etkiledi hem de şahsında yöre insanının PKK’yi tanımasını sağladı. PKK ile Kürt halkı arasında kopmaz bağların gelişmesini vesile oldu. Nurhaklar, Engizekler ve Binboğalarda yoldaşlarıyla geliştirdiği mücadele, Güneybatı Eyaleti’nin bir gerilla mevzisine dönüşmesinin temeli oldu ve bugüne kadar bir destan olarak anlatılageldi.

Önderlik sahasından Botan’a

Kasım Engin, 1994’te bir daha Önderlik sahasına gidip bir devre eğitim gördükten sonra  bu defa Kürdistan’ın kalbi Botan’a yürüdü. Uzun yıllar burada komuta düzeyinde faaliyetlere katıldı, Türk sömürgeciliğine kahredici darbeler vurdu. Besê Anuşlar ve Mustafa Yöndemlerin mirasını canlı tutmanın büyük militanı oldu. Engin Sincerler ve Nucanların yoldaşlığının derinliğiyle kendini yarattı.

Botan’dan Başûrê Kurdistan’a

Önemli pratikler ardından Başûrê Kurdistan’a geçti. Başûrê Kurdistan’ın Behdinan, Bradost ve Kandil alanlarında çalıştı. Uzun bir süre HPG-BİM sorumluluğunu üstlendi. Kürdistan gerillasının ülkede ve dünyada etkili propagandasını yaptı. Tüm dünyanın PKK ve gerillasını doğru tanıması büyük emek verdi ve önemli sonuçlar da aldı.

Hiçbir engele takılmadı

PKK Şehit Aileleriyle Dayanışma Komitesi çalışmalarında yer aldı. Her zaman ve her koşulda başarıya odaklandı, hiçbir engele takılmamayı temel ilke edindi. Yarattığı çalışma disiplini ve tarzıyla PKK’nin şehit çizgisini ölümsüzleştirmenin ve tüm parti yapısında bu bilinci oluşturmanın öncülüğünü yaptı.

İdeolojik örgütlenme çabası

Uzun yıllar Kürdistan dağlarında gerilla olmakla birlikte, en fazla faaliyet yürüttüğü alanlardan biri de kuşkusuz Önder Apo’nun paradigmasını, felsefesini başta kadrolar olmak üzere tüm topluma yaymak, anlatmak ve kavratmak temelinde örgütlenen ideolojik çalışmalar oldu. Eğitim çalışmaları başta olmak üzere, Basın-Yayın, Akademi ve diğer tüm alanlarda yoğun emek verip üretti.

Kürt’ün tarihini yazma ısrarı

Durup dinlenmek bilmez bir çaba sergiledi. Tüm birikimini partiden aldığını söyleyerek, her daim yoldaşlarıyla paylaşmayı esas aldı. Her zaman parti kadrosunun ideolojik öncülüğüne vurgu yaptı ve bu ilkeyi pratikleştirdi. İyi bir araştırmacı, incelemeci ve uygulayıcı oldu. PKK’nin Kürt ve Kürdistan tarihini yeniden yazma, özgür ve eşit bir gelecek yaratma perspektifini kendisine rehber edindi. Bu amaçla Kürt’ün ve Kürdistan’ın tarihinin yazımında büyük katkılar sundu.

Kitap yazdı, dersler verdi

Tarih okumalarını yaşamının tamamına yedirdi. Her anını Apocu tarih felsefesiyle ördü. Kürdistan tarihini bilince çıkarmak ve doğru yorumlamanın amansız çabasını sergiledi. Bu konuda verdiği sayısız dersler yanında hazırladığı ‘Tarih Şimdidir-Dîrok Niha ye’ kitabı da bıraktığı en değerli mirastır.

Kürtçede hep ısrar etti

Almanca ve Türkçe gibi farklı dilleri iyi kullansa da ilkesel bir yaklaşım olarak soykırım karşısında tavır takındı; her zaman ve her koşulda Kürtçe konuşmayı esas aldı. Hiçbir surette bu tutumundan geri adım atmadı, taviz vermedi.

Yazdı ve paylaştı

Ajitasyon ve propaganda çalışmalarına özel önem verdi.  Özgürlük Hareketi’nin mücadele felsefesinin toplumun geniş kesimlerine ulaşması için sistemli bir çabanın içine girdi. PKK tarihinin, ideolojisinin, edebiyatının, şehitlerinin ve Önder Apo çizgisindeki özgür yaşamın yazılması çalışmalarına büyük önem verdi. Çeşitli konularda sayısız broşür, makale, deneme ve araştırma yazıları hazırladı.

Gece gündüz çalıştı

35 yılı aşan mücadelesinde, Önder Apo’nun gerçek bir militanı olmak için gece gündüz çalıştı. Önderlik paradigması doğrultusunda kendisini eğitip hep daha iyi ve daha güzel yapmanı uğraşı içinde oldu. PKK’ye katılımın Önderliğe katılım olduğunu, bunun da Önder Apo’nun düşüncelerine katılmak, bir olmak ve birebir uygulamaktan geçtiğinin bilinciyle yaşamının her anında ‘Hakikat bir Bütündür’ perspektifine bağlı kaldı.

Tek bir anı boş geçmedi

Bitmek bilmez bir enerjiyle yaşama katıldı. Önderliğin çalışma temposunu kendisine örnek alıp uygulamanın sınırsız çabasını sergiledi. Her parti militanının kendisine bunu esas alması gerektiğine inandı ve yoldaşlarına bunun eğitimini verdi. Sözün gerçek manasıyla sürekli çalışan, üreten bir kişiliğe sahipti. Tek bir anını dahi özgür varolmanın eylemine dönüştürmeden yaşamadı.

Herkesten önce koştu

Kendi sorumluluğunu üstlendiği işlerin yanında, yoldaşlarının işlerini de sırtlamaktan çekinmedi. Hangi arkadaşı, hangi durumda olursa olsun ihtiyaç duyduğunda yardımına koştu; moral verdi, destek oldu ve yoldaş oldu. Parti görevi söz konusu olduğunda herkesten önce kendisi koştu. En kritik, en tehlikeli, en zor, en emek gerektiren işlere yöneldi. Her zaman zorlukları tüm yoldaşlarından önce omuzlamayı esas aldı.

Zafere inandı, o ruhla üretti

Mücadele tarihi boyunca her zaman iyi bir parti militanı, iyi bir komutan olmayı esas aldı. Kesintisiz mücadeleye ve zafere inandı. Zafer ruhuyla çalıştı; çok emek verdi, çok üretti. Önderliği en çok yaşamsallaştıran öncü PKK militanlarındandı.

Hiçbir zaman ‘olmaz’ demedi

Düşüncede zenginlik ve yaşamda mütevaziliğiyle öncü sosyalist kişiliğin temsiliydi. Reel sosyalizmi yakından tanıdı, çözümledi ve demokratik sosyalizmin ancak ve ancak Önder Apo çizgisinde gerçekleşeceğine inandı. Bu inançla yürüdü, bu inançla kendini özgürleştirdi ve mücadele etti. Zekası, emeği, esprili üslubu, canlılığı, yaratıcılığı, her daim moral veren yapısıyla arkadaşları arasında aranan, anılan; anıları her yerde ve her durumda anlatılan; bulunduğu her ortamda pozitif bir hava yaratandı. Hiçbir zaman ‘olmaz’ demedi.

İnşa etmenin tarihi

PKK tarihinin her anlamda en zor koşullarda ‘inşa etmenin tarihi’ olduğunu bilerek ve dile getirerek, tarihsel deneyinin çok zengin bir miras olduğunu PKK yapısına ve Kürtlere anlattı. Kürdistan Özgürlük Mücadelesinin zaferle taçlanacağından emindi. Bunu her fırsatta dile getirerek, ‘direniş ve mücadeleden başka seçeneğimiz yoktur, düşmanlarımız en zayıf dönemindedir, yeter ki doğru mücadeleyi geliştirelim, zafer bizimdir’ derdi.

Kadın özgürlük çizgisi bilinci

Gençlik ruhunun dinamizmini son anına kadar yaşadı. Önderlik paradigması temelinde kadın özgürlük çizgisinde kendisini yeniden yarattı ve kadınla yoldaş olmanın büyük çabasını veren öncülerden oldu. Kürt kadınının direnişine, özgürlükte ısrarına tanıklık etmenin büyük gururunu yaşadı. Öncü kadın komutanların izinde yürümenin özgür eş yaşamı inşanın en temel adımı olduğunun bilincindeydi. Gittiği her alanda, bulunduğu her çalışmada kadınla özgürlük ilkeleri temelinde bir yoldaşlığı kurdu. Kadın iradesinin erkeği özgürleştirmesine olan güveniyle katıldı ve erkek yoldaşlarına örnek oldu.

PKK söz verdi

PKK Yürütme Komitesi, PKK’nin şehitlere bağlılığın, onların ömürlerini adadıkları amaçları gerçekleştirmek olduğunu bildiğini vurgulayarak, ”Bu anlamıyla şehitler ordumuzun öncü komutanı olarak Önderlik çizgisinde zafere ulaşmanın en büyük adımlarını atan Kasım yoldaş, mücadelemizin her anında-her yerde yaşayacak ve Önder Apo çizgisinde zaferi kesinleştirmemizin vesilesi olacaktır” dedi. Kasım Engin şahsında tüm şehitlere, onların yarattığı direniş değerlerini büyütme ve zaferi kesinleştirme sözünü yineleyen PKK Yürütme Komitesi, açıklamasını şöyle sürdürdü: ”Faşist rejimin sömürgeci, soykırımcı siyaseti halkımız ve Hareketimiz karşısında yenilmeye mahkumdur.

Kasım Engin’in emri

Soykırımcı faşist Türk devleti karşısında mücadeleyi yükseltmek, direnişi büyütmek, topyekun direnişe geçerek tüm toplum olarak düşmanı reddetmek, ancak ve ancak PKK saflarını büyüterek faşizmi yıkmakla mümkündür. Bu, öncü gerilla komutanımız ve mücadele yoldaşımız Kasım yoldaşın bize emridir.

Hakettiği cevap verilecek

Faşist rejim, PKK’nin kesintisiz mücadelesinde ve devrimci halk savaşı stratejisinde kendi sonunu görüyor. Bundan dolayı Medya Savunma Alanları’na vahşi saldırılar yapıyor. Bu saldırılar karşısında Kürdistan gençliği, kadınları, bir bütün Kürt halkı PKK saflarını büyütüyor, daha da büyütecek. Faşizm yıkılana ve Özgürlük Hareketimizin zaferi kesinleşene kadar mücadelemiz büyüyerek sürecek. Önder Apo’nun fedai ordusu, yurtsever Kürdistan halkı ve dostları topyekun direnerek, soykırımcı faşist Türk devletine hakettiği cevabı verecek.

Nazlıkul Ailesi’ne başsağlı

Kürdistan halkı çok değerli bir üyesini şehit verdi. Biliyoruz ki; Kürdistan gençliği, nasıl Engin Sincerlerin şehadetini Erdallar ordusu olup cevapladıysa Kasım Enginlerin şehadetini de aynı ruhla ve coşkuyla cevaplayacak ve soykırımcı Türk devletini bu saldırıdan dolayı pişman edecektir. Bir kez daha değerli Nazlıkul Ailesi’ne, Kürdistan halkına ve direnen özgürlükçü insanlığa başsağlığı diliyoruz.

İntikamını alma sahası

Tüm Kürdistan ve Türkiye’yi; tüm dağları, şehirleri, sokakları, fabrikaları ve düşmanın olduğu her karış toprağı, Kasım yoldaş başta olmak üzere tüm şehitlerimizin intikamını almanın sahası haline getireceğimizin sözünü veriyoruz.”  BEHDİNAN