‘Kerbela’yı görüp Cizre’yi görmemek olmaz’

MURAT MANG/BİELEFELD

Yas-ı Muharrem ayı vesilesi ile Bielefeld’de faaliyet sürdüren Dergeha Elevîyan OWL bir panel organize etti. Dernek binasında düzenlenen panele konuşmacı olarak HDK-Avrupa Eş Sözcüsü Demir Çelik katılırken, Die Linke’nin (Sol Parti) Federal Milletvekili Friedrich Straetmanns ve çok sayıda Alevi hazır bulundu.

Reqa’da şehit düşen Mehmet Aksoy şahsında tüm devrim şehitleri için yapılan saygı duruşu ile başlayan panelde ilk sözü alan Fredrich Straetmenns, “Sizleri canı gönülden selamlıyorum. Davetinizden dolayı teşekkür ediyorum. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da sizlerle birlikte çalışmaktan çok memnun olacağız. Hepinize başarılar diliyorum” dedi. 

Straetmenns’ın ardından sözü alan Demir Çelik Dimilkî ve  Kurmancî olarak başladığı konuşmasına Türkçe devam ederek Aleviliğin kaynağını bereketli Mezopotamya topraklarından, tarihte verimli hilal olarak bilinen bölgeden aldığını belirterek tüm Alevilerin bunu bilmesi gerektiğinin altını çizdi. Çelik, Alevilik inancının tarihten bugüne sürekli egemenler tarafından kıyıma uğradığını söyleyerek şöyle devam etti: “Din ile inanç rasındaki farkı iyi bilmek gerekiyor. Din; katı, kuralcıdır. Oysa inanç esnektir. Eleştiriye açıktır. Değişime açıktır. Bugün din devlete hizmet ettiği için topluma sırtını dönmüştür. Alevilikte esas olan devlet değil mazlumlardır. Ezilenlerdir. ‘Reya heq’ ahlakını, politik değerlerini iyi bilmek gerekiyor. Yoksa kuru kuruya inanmak ve bu inancın sahibi olduğunu söylemek yetmiyor.”

‘Örgütlü olan kazanır’

Alevi inancında önemli yere sahip olan Yas-ı Muharrem ayı vesilesi ile yaptığı konuşması salondakiler tarafından dikkatle dinlenen Demir Çelik konuşmasının devamında, “Kerbela’yı görüp Cizre’yi, Nusaybin’i, Şirnex’ı görmemek olmaz” vurgusu yaptı. Çelik devamla “Alevilik inancı doğadan beslenir, kır inancıdır. Kırsal bir inançtır. Aslında bizler hak ve hakikattan koparak sistemle birlikte yaşadığımız içinde günahkarız. Biz Aleviler bizden çalınan annemizin ak sütü gibi helal olan kültürel inanç ve yaşamımızı kendi imkanlarımızla Avrupa’da yaşayıp yaşatmalıyız. Bunun için mücadele etmeliyiz. Çocuklarımız yaşadıkları ülkelerin dilini bilmeleri gerektiği gibi kendi ana dillerinide öğrenmeleri gerekiyor. Örgütlenmeliyiz. Örgütlü olanların kazanacağı, örgütsüz olanların kaybedeceği bir süreçte yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

Panel soru-cevap bölümüyle sona erdi.  

Mainz’de canlar yer sofrasında biraraya geldi
Almanya’nın Mainz kentinde faaliyet yürüten Pazarcık Kültür Merkezi, Yas-ı Muharrem’in son orucunu canlarla birlikte açarak aşure dağıttı.
Pir Hüseyin Bildik’in okuduğu gulbang ile canlar yer sofrasında oruçlarını açtı. Lokmalar yendikten sonra Pir Bildik, Hak katında lokmaların kabul edilmesi için gulbang okudu. Pir Hüseyin Bildik, “Bizimle ilgisi olmayan gelenek ve kaideleri içimize girerek inancımızı bozmaya çalışıyorlar. Mesela; cenazelerimizi dua ile kaldırarak içimizi sızlatıyorlar” diyerek alevi inancına karşı saldırılara dikkat çekti. 
‘Kendini inkar edenlerin tümü düşkündür’
Pir Bildik, “Birçok Kürt Pir var, kendisine Türk diyor. Bunlar düşkündür. Kendini inkar edenlerin tümü düşkündür. Bazı yerlerde cemevlerini minaresiz camiye çevirmiş, birileri de kendine göre kurallar koyarak yozlaştırıp alevileri kendi özünden uzaklaştırıyor“ diyerek uyarıda bulundu. Pir Hüseyin Bildik, Ankara’da HDP Eş Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’u cenazesine yapılan saldırıyı da kınadı. Daha sonra okunan gunbangın ardından aşure dağıtıldı. Pazarcık Kültür Merkezi Eşbaşkanı Aziz Uzpak ise lokmalarını getiren canlara teşekkür ederek, derneğin on üç yıldır halka hizmet etmeye çalıştığını, yapılan hizmetler konusunda olumlu tepkiler olmasına rağmen bunun daha da pekişmesi gerektiğini söyledi.
Canlar aşurelerini yerken Deniz Nurhak ve Emre Uygunsoy saz çalıp deyişler söyledi, canlar ise semah döndü. 
Y. ÖZGÜR POLİTİKA/MAİNZ