Kerkük / Kobanê hattında kaybetmek ya da kazanmak

Temelde Kürdistan’da yaşayan halkların, Kürtler’in kendilerini nasıl yönetecekleri konusunda, karar verme hakkı var.

Teslim olmak ise başka birşey!

Berlin’de “Öcalan’a Özgürlük” kampanyası kapsamında gerçekleşen yürüyüşte, Kürdistan’ın Kuzey, Rojava ve Güney’inden üç radikal siyasetçiyle birlikteyiz. Güney’den ve Rojava’dan gelenler daha da radikal.

Sırtlarından hançerlenmiş gibiler.

Onları hançerleyen ABD, Türkiye, İran değil.

YNK ve KDP.

Birinci’si; karşı koyuş:

“Direnseydiler ve kaybetseydiler.”

İkinci’si; karşı çıkış:

“Savaşıp kaybetseydiler, ‘Rûreş’ (yüzükara) olmazlardı.”

Üçüncü’sü; tespit: “KDP ve YNK kaybettiler, kazanan PKK oldu.”

Kerkük’te olanlar, iki aile arasındaki kavga değil. Süleymaniye ve Hewlêr arasında, aslında Soran ve Barzan bölgeleri arasındaki dengesiz siyasal ve sosyal bileşimlerin çarpışmalarının toplamının ortaya çıkardığı, son tablo oldu bu.

YNK ile İran arasındaki derin ilişkiler, Bağdat ile YNK’nin son “kriz”de biraraya gelmelerinin bir emaresi.

İkinci önemli bağlantı, Barzan bölgesine dayalı KDP/Barzani’nin son “kriz”de dayandığı hiçbir gücün olmayışı. Tahran/Ankara/Bağdat‘ın Kürdistan düşmanlığı; ABD’nin Barzani’nin zamansızlığın zamanlılığına ters düşen politikasından dolayı, Barzani’yi bir dönem için bile olsa, yedeğe alması, son tablonun dayanakları.

Mıknatıs’ın bir ucuna YNK/İran, diğerine KDP/Türkiye yüklüydü: çıkmazın önemli bir nedeni.

Kürdistan’ın tüm parçalarını kapsayacak, Kürdistan’a dayalı ulusal birliğin oluşmaması, çıkmazın temel nedeni.

ABD’nin bedavadan ucuz saydığı Güney Kürdistan’da, devletsiz, özyönetimsiz olan Barzani’ye bağlı sistem, ABD’ye rağmen, Erdoğan yörüngesine girdi.

Kaybedecek olan Erdoğan’ın, kaybedeceğinin ilk emerelerinden biri, Barzani’nin çöküşü oldu.

Maaşlı peşmerge güçleriyle hareket eden bir yapının sosyal dayanaklarının olmaması, yenileceğinin önemli zeminlerinden birini oluşturuyor.

Bunun anlamı: Hewlêr, Kerkük ve Süleymaniye’de kentlerde, mahallelerde, sokaklarda örgütlü olan halkın desteğine sahip olmayan her güç, dışarıdan gelecek saldırılara karşı kaybetmenin sorumluğunu taşır.

Aynı dönemde, Kobanê eksenli politik mücadele Reqa’da zafer kazandı.

Kobanê düşmedi, Reqa kazandı.

Reqa, “yabancı yer”.

Reqa’da yaşayanların büyük bir kesimi, Arap ve Kobanê’den gelen bir Kürdistan’lıya göre, YPG’ye sempati duymayan bir kitle.

Ancak Reqa’nın kurtuluşundan sonra, bu demografyadaki bilincin kesin bir dönüşüme uğrayacağından şüphe duymuyorum.

Reqa, mahallelilerin her sokakta yaşayanların, kendilerinin yaşamları konusunda karar verebilecekleri insanlar olduklarını keşfettikten sonra, başka bir dünyevi/toplumsal yaşam başlayacak.

Kobanê’de onlarca insan çoğalarak, o kente yaşayanları nasıl hücreler halinde örgütlemesi başardı ve nasıl o kentin düşmesini engellediyse: Politikleşecek Reqa nüfusu da kendi kaderine sahip çıkmak için, direniş mevzileri kuracak.

Kerkük’de bilinçleri kendilerini yönetecek kadar geliştirilemeyen halk, talimatlara uymak mecburiyetinde bırakıldı. Kerkük teslim edenler biliyorlar; artık Kerkük’te yaşayan halkın kulağı Kobanê’den gelecek sese kapalı değil!

Hipotez: Kerkük, Kobanê’nin, mirasıyla yükselecek/kazanacak, KDP ve YNK’ye rağmen.