Kolombiya’da gerillanın barışı?

Kolombiya gerillası FARC-EP, hükümetle 6 aydır sürdürdükleri müzakerelerinde ana başlıklarından birine ‘Toprak Reformu’na birlikte imza attılar. Ben ama hala yukarıdaki başlığı atıyorum çünkü, bu madde metinde de belirtildiği gibi bütün anlaşma imzalanmadığı takdir de bir anlam kazanmıyor. Kasım ayında tarafların oluşturduğu ajanda 6 ana madde ve bunun altında 27 alt başlıktan meydana geliyordu. Geçenlerde yine bu maddeye ilişkin bir alt başlık imzalanmıştı, ama aslında bu maddeye ilişkin, alt başlıklardan hepsinde de bir uzlaşma sağlanamadı.  Ancak daha sonra devam etmek üzere anlaşıldı en azından.

Zaten bütün anlaşma geçmediği takdirde bir anlam ifade etmiyor. Bu durumu maddenin imzalanmasından bir gün sonra, Kolombiya dağlarından yayınladıkları bildiride FARC-EP’de vurguladı; ‘Ancak anlaşma blok olarak imzalandığında’ geçerlilik kazanacak diyor. Ayrıca bu topraklar için ağızlarının suyu akan özellikle maden şirketlerine ve eşikte bekleyen neoliberalizme  dikkat çekiyordu.
Sadece bir ana başlık diye de geçmemek lazım çünkü içinde kırsal için halkın konut, sağlık, eğitim ve gıda hakkını teminat altına alan bir imza bu. Havana’daki barış delegasyonundan Andres Paris’in ‘müzakere ajandamızın en üstünde olan madde’ diye tanımladığı bu maddenin imzalanmasını Venezuela devlet başkanı Madura ve Bolivya devlet başkanı Morales tarafından sevinçle karşılandı ve desteklendi. Öte yandan Venezüela’da muhalefetin lideri Caprillas ve Kolombiya’da eski devlet başkanı Urribe tarafından ‘teröristlerle’ masaya oturulmasına, desteklenmesine lanet yağdırdı.
Sevmiyorum bu şekilde özetlemeyi ama biliyorsunuz ne ile ilgili yazarsam yazıyım aslında bu topraklara yazıyorum ve siz de her yazıyı, muhtemel böyle okuyorsunuz. Fakat o kadar çarpıcı şeyler var ki her yazdığımız şey, bir tarafı ile eksik kalıyor. Böyle bir karşılaştırmada bugün için en önemlisi Havana’daki müzakerenin yürütülüş meselesi. Müzakereler sırasında FARC-EP  gerilla komutanlarından Ricardo Téllez: ile konuştuğumuzda ‘Bugün Kolombiya tarım politikasını kapsamlı olarak tartıştık. Bu tartışmaları Kolombiya’nın bütün örgütlenmelerinin paylaşmasını istiyoruz. Öğrencilerin, köylülerin, indianların, öğrenci hareketinin, köylü hareketinin, üniversitelerin, arabulucuların, gazetecilerin, entelektüellerin, sanatçıların, paylaşmasını istiyoruz.’ Diyordu ve bunu da bu süreçte gerçekleştirdiler. Yani müzakere tartışmaları, sadece hükümet ile gerilla delegasyonu arasında gerçekleşmedi aslında. Gerilla bütün bu süreci hemen halka iletti. Yapılan çağrıyla, doğrudan, sosyal medya ile ya da konferanslar ile gerilla ne istediğini, tartışmalarda neyi savunduğunu, buna karşı hükümetin önerilerini halkla tartıştı. Müzakereyi masaya sıkıştırmadı. Kendisine geniş ve meşru bir alan yarattı. Bu aynı zamanda müzakereyi ‘demokratikleştirme’ biçimiydi.
Bu nedenle ilk olarak ‘toprak reformu’ (Bütünsel olarak kırsal mesele demek daha doğru) maddesinin imzalanmasında bu biçiminin önemi büyüktü. Ayrıca tarihsel olarak Marquetalia komüne saldırılması ile ortaya çıkan FARC-EP örgütlenmesinin temel meselesiydi bu tartışılan ve uzlaşılan. Burada FARC-EP’nin dünyanın birçok yerindeki diğer gerilla hareketlerinden farkını da vurgulamak gerekir. Dünyanın birçok yerinde mesela Küba’da ya da bu topraklarda devrimciler kırsala gidip örgütlenmeye başlamışlardır. Ancak FARC-EP bir köylü isyanın ortaya çıkardığı sonra devrimcilerin dahil olduğu bir harekettir. Yani bu nedenle ‘Toprak reformu’ hareketin temel hareket noktasıdır. Ayrıca şu anda 6 milyon köylü topraklarından sürülmüş durumdadır. Bu yüzden Kolombiya’da pratik anlamda da çok önemli bir madde üzerine uzlaşıldı. Onların topraklarına geri dönmesini ve ‘komünler’, kooperatifler ile örgütlenmelerini de içeriyor bu madde.
Peki burada ne oluyor? ‘Toprak reformu’ ya da ‘Kent topraklarının kadınlara dağıtılması (illaki her hafta bunu yazıyorum.) yani kentin demokratize edilmesi söz konusu mu?  İyi ki yapılmaya başlandı ama sadece konferanslar barış için yeterli mi?
Ne biliyim Latin Amerika’dan da bana soruyorlar… Ne oluyor oralarda diye… Ne diyim?