Kolombiya’da savaş mı barış mı?

Dünyanın Sokakları

Kolombiya gerillası ELN, müzakere masasında son gelişmelerin kabul edilemez olduğunu açıkladı. Yakında barış anlaşması yapan FARC-EP’nin boşalttığı alanlara hızla paramiliter gruplar giriyor, insan hakları mücadelesi verenleri özellikle madenlere ve barajlara karşı mücadele eden toplulukların liderlerini öldürüyor. FARC-EP’nin imzaladığı barış anlaşmasını yetersiz gören ELN, bu gelişmeler karşısında daha da kaygılı ama masa da oturmaya devam ediyor. 

Kolombiya dağlarında FARC-EP’nin son konferansında, -kendisine son verdiği konferansta eğer işler böyle giderse intihar konferansı da denilebilir.- gerillaya soruyordum;

– Hükümetin barış için verdiği sözleri tutacağına inanıyor musun?

– Eğer tutmazsa biz yeniden silahlı mücadeleye başlarız. Silahlı mücadele sadece bir yöntemdir. Esas olan politik mücadeledir. 52 yıl savaştan sonra halk çok yoruldu. Savaşçılar, gerillalar da öyle. Sen hiçbir zaman gerillayı, zorla ya da propaganda ile yerinde tutamazsın. Gerilla olmak için kuşkusuz çok fazla istek lazım. Bu yüzden şimdi barışı imzalıyoruz ama aynı zamanda bizim arkadaşlarımıza, partiye ya da sosyal hareketlere karşı, onları öldürür ya da kaçırırlarsa biz yeniden silahlı mücadeleye döneriz. Hükümet paramiliterleri dağıtacağına söz verdi. Buna uymazsa biz yeniden silahlı mücadeleye başlarız.’

Bu tabii ki o kadar kolay değil. Daha doğrusu çok zor. Gerek Guatemala’da, gerekse El Salvador’da silahlı mücadeleye hiçbir zaman tekrar başlanamadı hatta teşebbüs bile edilemedi. Tabii ki Kolombiya diğerlerinden farklı bir ülke. Çünkü sadece FARC bile iki kez minimalize olmasına rağmen yeniden bir gerilla hareketi doğurdu. Bunun temel nedeni bu günkü gibi legal mücadele alanlarının tamamen daraltılması hatta ortadan kaldırılmasıydı. Politik mücadelede devlet ve egemenlerin yasal ve yasa dışı şiddeti sık sık kullanıyor olması yine insanları dağa çıkardı. Ancak bu sefer böyle bir şey mümkün mü zor görünüyor.

Ayrıca Kolombiyalı sağcıların karşı çıktıkları şeyin en başında gelen, FARC’ın legal bir parti olarak seçimlere katılması ve belli bir süre boyunca, aldığı oy oranına bakılmaksızın parlamentoda 10 kadar parlamenteri olması ilkesi bana göre anlaşmanın en kurnazca maddesi. Bu kota ile legal mücadeleden alınan bu korumalı alan, doğru ya da yanlış bir legal mücadeleden umudunu kestirmeyecek kadar etkili. Çünkü bu en azından FARC yönetimini, uzun süre meclise bağlı tutacaktır. Eh o zaman bu hak kabul edilmemeli mi? Bu parlamenter oyunun ‘üç kağıtçılığı’ burada zaten her durumda onun kazanması…

Kolombiya’da henüz geçen hafta yine halk liderleri, çevreciler, politikacılar öldürüldü. Son konferans sırasında da benzer şeyler yaşandığında, bu FARC’ın Genel Sekreteri Gomes’e sorulduğunda “Biz bütün çatışmaların tarafı değiliz. Şu anda sadece bu çatışmaların iki aktörü, hükümet ve biz barış için bir araya geldik. Biz bu çatışmayı durdurmaya çalışıyoruz” diye kendi içinde çok tutarlı bir cevap veriyordu.

Ben FARC genel sekreteri Ricardo Tellez’le konuşurken ‘Para-militerler öldürmeye devam ederlerse bunun güvencesi nedir’ diye sorduğumda Birleşmiş Milletleri göstermişti.

Hükümetle FARC-EP arasında çatışmalar durdu. İnsanlar bu nedenle ölmüyor artık. 

Para-militerler, faşist yerel gruplar hak mücadelesi edenleri öldürmeye devam ediyor… 

Kolombiya’da durum ne? Savaş mı Barış mı?