Kriz ve kaos, Fillon’u götürür mü!

Fransa Gündemi

Fransa sağcı cumhurbaşkanı adayı François Fillon’un aile fertlerinden önce eşi ve devamında çocukları hakkında basın yayın organlarında ortaya atılan iddialar nedeniyle Paris Adalet Sarayı Mali Şubesi tarafından soruşturma başlatıldı. 

Geçtiğimiz hafta başında Fransız Le Canard Enchaine dergisi, Penelope Fillon’un "milletvekili danışmanı sıfatıyla" 8 yıl boyunca aldığı maaş ve haksız kazançlarının toplamının 900 bin Euroyu zimmetine geçirdiğini iddia etti. Haberin ardından Mali Şube harekete geçerek, soruşturma başlatırken, Fillon, hakkındaki iddialar nedeniyle seçimlerden çekilebileceğini açıklamıştı. 

Fillon, haberlere ilk olarak sert bir çıkışla yanıt verirken, ardından parti bileşiminin desteğiyle Pazar günü Paris’te de eşini yanına alarak taraftarlarının karşısına çıktı. Evliliği ve siyaset yaşamı boyunca eşinin en yakın destekçisi olduğunu ve seçim nedeniyle eşinin hedef olmasından rahatsızlık duysa da, bu iddiaların asılsızlığının yargı tarafından ortaya çıkacağını belirtti. "Güvenim tam ve istifimi bozmadan bu soruşturmanın sonucunu bekliyorum. Fakat şunu söyleyebilirim, 5. Cumhuriyet’in tarihinde hiç böyle bir durum olmamıştır" diyen Fillon’un açıklamaları sürerken, Fillon ailesi hakkında yeni iddialar Çarşamba günü basına yansıdı. Fillon’un iki çocuğunun çalışmadıkları halde "parlamenter danışmanı" sıfatıyla 84 bin Euro ödendiği iddia edildi. 

Çıkan haberlerin ardından TF1 televizyon kanalında programa çıkan Fillon, eşinin gerçekten milletvekili danışmanlığı yaptığını belirterek "Beni cumhurbaşkanlığı yarışından tek bir şey alıkoyabilir, onurumun zedelenmesi" diye konuştu. Fillon, peş peşe gelen suçlamalarla savaşırken, Odoxa araştırma şirketinin yaptığı ankete göre, toplumun yüzde 61’inin Fillon hakkında suçlamaların doğruluğuna inandığı ifade edildi. 

Fransa, 2012 seçim öncesinde de benzer skandallarla sarsılmıştı. Dönemin Cumhurbaşkanı Sarkozy hakkında seçim öncesi, skandallar peş peşe patlamıştı. Sarkozy’nin seçim kampanyasında Kaddafi’den yasal olmayan yollarla para aldığı, partisine ait paraları faturaları şişirerek cebe indirdiği vb nedenlerle hakkında soruşturma açılmıştı. Aynı seçim döneminde bir diğer aday olması beklenen ve seçilmesine yüzde yüz gözüyle bakılan isim de IMF eski Başkanı Dominique Strauss-Khan’dı. Khan’ın cinsel taciz ve kendi iş dünyasından irtibatlarını kullanarak seks partileri için kadın kiraladığına dair gerçekler daha önce biliniyordu. Tıpkı Sarkozy hakkında bilinen gerçekler gibi Khan hakkındaki gerçekler, seçim yarışında patlatılmıştı. Her iki olayı gündeme getirenlerin ucu Amerika’ya kadar uzanıyordu!

Yakın geçmişteki bu örneklere bakıldığında Fillon hakkındaki bu iddiaların ya da bugün ortaya konulan gerçeklerin bilinmediğini kimse söyleyemez. Ama burjuva siyaset arenası öyle alevli bir yol ki bilinenler, gizli sandıklardan çıkıp basına çarşaf çarşaf yansıtılarak yeni bir yol inşa edilir. Siyaset arenasındaki bu yaşanan kaos ve krizle o alev bazılarını bu yarıştan bile alıp-siler ve bir kenara atar. 

Önümüzdeki günlerde, farklı adaylar hakkında da yeni iddiaların ortaya atılmayacağının garantisi yok. Çünkü 5 cumhurbaşkanı adayı var. Anket şirketlerine göre aşırı sağcı Marie Le Pen birinci sırada yerini koruyor. Skandallar büyüdükçe, Emmanuel Macron ve François Fillon arasındaki açık kapanıyor. Bu kez işin arkasında bir ABD parmağı çıkar mı bilinmez ama yaşananlar anlaşıldığı üzere en çok Macron’un işine yaradı.