Küba’nın Castro’su

Küba’nın efsanevi lideri Fidel Castro 90 yaşında yaşamını yitirdi. Küba halkı kendilerine her şeylerini veren, onları dünya ailesi içerisinde önemli bir yere getiren liderleri için dokuz gün yas tutuyorlar. Küba halkının, tüm dünya halklarının, devrimcilerinin başı sağ olsun diyorum.

Castro İspanyalı bir babanın evlik dışı doğan ikinci çocuğu idi. Okula doğduğu şehir olan Mayari’de başladı. Lise tahsilini Havana’da Cizvit lisesinde tamamladıktan sonra Havana Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. 1950 yılında hukuk doktoru oldu. 1952 yılında Havana Temsilciler Meclisine Halk Partisinden aday oldu. Ancak general Batista’nın yönetime el koyması üzerine Batista rejimine karşı mücadele etmeye başladı. 1953 yılında Santiago’daki Moncada kışlasına arkadaşları ile birlikte baskın düzenledi. Muvaffak olmayınca yargılandı. Onaltı yıl hapis cezasına çarptırıldı. 21 aylık tutukluluk süresi sonrası Batista’nın çıkardığı af ile tahliye edildi. Ülke dışına gitti. 1956 yılında arkadaşları ile birlikte Küba’ya döndü. Batista güçleri ile çatışmaya girdiler. Arkadaşlarının bir bölümünü kaybedince Che ve kardeşi Raul ile birlikte 13 kişi Maestra dağlarına çekilerek gerilla savaşına başladılar. 1958 yılında Batista’nın Dominik Cumhuriyetine kaçmasından sonra 1959 yılının başlarında Havana’ya girerek yönetimi ele geçirdiler.

Castro Küba halkının her şeyi idi. Onun yönetiminde Küba’da okur yazar olmayan kalmadığı gibi, Tıp alanında da dünyada en az çocuk ölümlerinin olduğu ülke oldu. Toprak reformu yaparak topraksız köylüleri toprak sahibi yaptı. Sırtını hiç bir güce dayamayarak sadece halkının özgücüne inandı. Bu nedenlede Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Küba’daki rejimin de yıkılacağını sananlar aldandılar. Küba’da işsiz kimse kalmadığı gibi, aç insanlar da kalmadı.

Küba devrimi, özelliklede onun efsanevi siması Che mazlum halkların idolu oldular. Nitekim Che 1967 yılında Bolivya’yada gerilla savaşına katkı sunmak için gitti. Burada şehit düştü. Çok iyi hatırlıyorum Türkiye basınındaki köşe yazarları onun şehadetinden sonra “yaşasaydı Kürdistan dağlarına da gelirdi“ diye yazmışlardı.

Fidel Atatürk hayranıydı. Türkiye ziyaretinde “O bana örnek olmuştur. Ancak o benden daha büyük işler başarmıştı“ demişti. Havana’da bir Atatürk parkı yaptırmış, bu parka M.Kemal’in büstünü diktirmişti. Ayrıca Atatürk’ün “Yurt’ta Sulh, Cihanda Sulh“ ilkesi benim de ilkemdir“ diyordu. Nitekim Kemalist Türk yazarları onun ölümünden sonra kendisine methiyeler dizip rahmet dilediler. Fidel Türkiyeli sosyalistler gibi Kemalizm konusunda yanılıyordu. Mustafa Kemal ile kendisi arasında Himalaya dağı kadar fark vardı. Castro ömrü boyunca emperyalizme karşı dik durdu. M.Kemal ise 1921 yılından itibaren emperyalizme, batıya yaranmak için kılıktan kılığa girdi. M.Kemal hiç bir zaman ne yurdunda ne de yurt dışında sulh’tan yana olmadı, Kürtleri jenosite uğrattı. Gözü her zaman başkalarının toprağındaydı. Nitekim ölmeden öncede Musul ve Kerkük’ün şartlar oluştuğunda ilhak edilmesini vasiyet etmişti.

Kürt ve Türkiyeli devrimciler onun etkisi altında kalarak “Castro 12 kişi ile Batista’yı devirdi, biz niye sömürgeci-kapitalist düzeni devirmeyelim“ diyorlardı. Küba’nın şartlarının Türkiye ve Kürdistan ile benzerlik taşımadığını göremiyorlardı. Bu nedenle hem Türkiye solu, hem de sırtını Güneye dayayarak gerilla mücadelesi vermek isteyen Dr. Şivan çok erken tasfiye oldular. PKK ise sırtını başkalarına dayamadan ilk önce halkı mücadeleye hazırlayarak mücadelesini başlattı. 38 yıldır yenilmemesinin temel nedeni bu idi.

Castro dünya tarihindeki yerini aldı. Dünya asırlar sonrada onu hatırlayacak, yaptıklarından ders çıkaracaktır.     

KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA: 

* Diyarbekir Baro Başkanı Tahir Elçi 28 Kasım 2015 tarihinde Diyarbekir Dört Ayaklı Minare önünde basın toplantısı sırasında güvenlik güçlerince şehit edildi.

* HEP Antalya yönetim kurulu üyesi Diş Doktoru İdris Çelik 1 Aralık 1992 tarihinde Antalya’da silahlı saldırı sonucu şehit oldu. 

* ARGK komutanlarından Dersim eyalet komutanı Erdal Gedik 1 Aralık 1994 tarihinde Dersim Kutu Deresi’nde şehit oldu. 

* 3 Aralık 1994 tarihinde Özgür Ülke gazetesinin İstanbul Kadırga’daki merkezi Kontrgerilla tarafından havaya uçuruldu. Gazete çalışanı Ersin Yıldız şehit düştü.