Kuto’nun Kılıçdaroğlu haberi ve Demirtaş’ın konuşması

Kuto benim samimi arkadaşım. Stajyer gazete muhabiridir. Yaşı küçük olduğu için savaş muhabiri olamıyor. Büyüyünce olacakmış.

"Veysi abe, dedi, Kılıçdaroğlu’ndan bir demeç aldım".

"Vay be" dedim, bizimki boyundan büyük işler yapıyor. "23 Nisan vesilesiyle mi sana demeç verdi?" diye sordum. Hani bir takım kıtipiyoz, siyasetçiler, ölümüne bırakmadıkları makamları o gün "müsamere" maskaralığı yaparak çoluk çocuğu kandırmak için onlara terkediyor ya, ben de öyle olduğunu düşündüm.

Kuto kızdı, "beni küçümsemene katilmiyem" dedi hışımla. "Düpedüz mülakat aldım…"

Ve önüme mülakat metnini koydu:

Çok kısaydı. Tek bir soru sormuş, tek bir yanıt almıştı. Kelimesine karışmadan aktarıyorum:

"Kuto: Brez Kemal Kılıçdaroğlu, Saray’ın dokunulmazlıkları kaldırmasına ‘evet’ diyecekmişsiniz? Bunun sebebi nedir?"

"Kılıçdaroğlu: herkes hapse giriyor, bi tek bizim CHP’liler girmiyor, bu adaletsizlik içimi yakıyor, yüreğimi daraltıyor, mideme ağrılar giriyor, gözüme ise uyku girmiyor, kabuslar görüyorum."

"Kuto: Nasıl kabuslar böyle?"

"Kılıçdaroğlu: Erkenden Meclise gitmişim. MHP’liler AKP’ye katılmış, HDP’liler de hapse atılmış… Ortada bir tek CHP’liler kalmış… Yatağımdan kan ter içinde fırlıyorum. O nedenle diyorum ki, madem herkesi hapse atıyorlar, o halde CHP’liler de hapse atılmalı o nedenle dokunulmazlıklara ‘evet’ diyorum…"

"Kuto: Spas Brez Kılıçdaroğlu, yani tam olsun istiysen, öyle mi?"

"Kılıçdaroğlu: Neyin tam olması?"

"Kuto: Yani Erdoğan diyor ki, ‘tek devlet, tek millet, tek din, tek mezhep, tek bayrak, tek dil, tek şef’’… Sen de, ‘oldu olacak bari ‘tek parti olsun mu diyorsun?"

"Kılıçdaroğlu: Seni küçük Apoci seni, ne varmış tek partide, bu vatan tek parti sayesinde kurtuluş savaşı verdi, o tek parti olmasaydı…."

Kuto bu demeçten hareketle şöyle bir haber-yorumu da metne eklemişti:

"Şöyle düşüniyem: Kılıçdaroğlu baktı ki, seçim kazanamayacak, bir Zihni Sinir Procesi yapiy, partisini olduğu gibi hapse attıriy, kendisi  ‘tek parti’ AKP’ye katiy, böylece hem  CHP iktidar oliy, hem de AKP Kemalist ‘tek partiye’ dönişiy…"

Kuto amatör. Asla para almaz. Ortalık bahar ya, Kürdistan dağlarında nice yenecek ot fışkırmış. Hakkari’den bana da göndermişler.

"Kuto, dedim madem para almıyorsun, sana bir Rheum Ribes vereyim…" Kuto "oy Bismilla" diye inledi. Işkın’ı torbadan çıkarınca, gözleri parladı, "ben buna ‘gerilla muzu’ diyem Veysi abe, sen niye Fransız takıliyen" diyerek, bir koşu kapıdan çıkıp, kayboldu.

Gerçekten de "oy Bismillah…"

Adam "dokunulmazlıkla ilgili değişiklik anayasaya aykırıdır" diyor.

Sonra, "ama bana terör örgütü uzantısını destekledi diyecekler, demesinler diye bu anayasaya aykırı taslağa evet diyecem" diye ekliyor. 

Ardından da, "ben bu tasarıya evet deyince, her CHP’li hapse girmeye hazır olmalı" diye bağlıyor.

Beynin durduğu, mantığın iflas, aklın da kafatasından firar ettiği bir durumla karşı karşıyayız.

İktidar çoktan beri Anayasa dışı.

Hiç kimsenin güvenliği kalmamış. Önüne gelen tutuklanıyor. Kapitalist olmak da kurtarmıyor, İslamcı Cemaat üyeliği de vız gelip tırıs gidiyor. Ordu düşman ülkesine girmiş gibi kasabaları tanklarla, obüslerle yıkıyor.

Partinin lideri açıkça "her CHP’li hapse girmeye hazır olsun" diyor.

Belli ki "lider", "durduk yere kendinizi hapse attırın" demiyor; "bu iktidarın CHP’lileri de hapse atmaya hazırlandığını" ilan ediyor.

Yani?

Yani rejim arık Türkiye’ye özgü faşizm.

Böyle bir rejim altında anti-faşist olanlar ne yapar? "Hapse girmeye hazır mı olur?" Valizini kodese gitmek üzere hazır mı tutar?

Yoksa Demirtaş gibi mi konuşur?

 Tek bir arkadaşımız kendi ayağıyla ifade vermeye gitmeyecek. Öyle kolay olmayacak, tereyağından kıl çeker gibi olmayacak. Bizim de bu adıma karşı atacağımız bir adım vardır. Tüm seçenekler masada. Parlamento onların ama biz de seçeneksiz değiliz."

Hapse girmeye değil, girmemek için direnmeye hazır olun CHP’li kardeşler…