Lozan üzerine polemikler

Resmi görüşe göre Lozan Anlaşması Türkiye’nin tapusudur. Kürtler açısından ise Lozan Anlaşması Kürdistan’ın, Kürtlerin iradesi dışında dört parçaya bölünmesidir. Emperyalist İngiltere ve Fransa tarafından dört parçaya bölünen Kürdistan aradan 93 yıl geçmesine rağmen halen birleşemedi ve Kürtler Güney Kürdistan hariç halen uluslararası hukuka göre herhangi bir statüye sahip olamadı. Güney Kürdistan’ın Irak anayasasına göre elde ettiği federal statü ise büyük devletlerin insafına ve pamuk ipliğine bağlı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan gündem değiştirmekle ünlü bir politikacıdır. Son günlerde Lozan konusunda söyledikleri de Türkiye’de yeni bir gündem oluşturdu. Günlerdir politikacılar, köşe yazarları Erdoğan’ın ortaya attığı bu yeni gündemi tartışıyorlar. Erdoğan’a göre; "Lozan zafer değildir. Bağırınca karşı yakada sesleri duyulan adalar Lozan Anlaşması ile kaybedilmiştir. Senelerce de Lozan zafer olarak yutturulmaya çalışılmıştır. Türkiye’nin bugün karşı karşıya kaldığı sorunların çoğu Lozan anlaşmasından kaynaklanan sorunlardır." Türkiyeli, politikacılar için dün söyledikleri ertesi gün kolaylıkla değiştirilebilinir. Türkiye’nin politikasına elli yıl damgasını vuran 9.Cumhurbaşkanı Demirel’in dediği gibi "Dün dündür, bugün bugündür". Erdoğan’da Türkiyeli bir politikacıdır. 23 Temmuz’da “Lozan Türkiye’nin tapusudur" diyordu. 30 Eylül günü ise "Lozan zafer değil, senelerce bize zafer diye yutturdular" diyebilir. Tıpkı 2005 yılında “Türkiye’nin bir Kürt sorunu vardır. Bu sorun çözülmelidir" demesine karşın bugün" böyle bir sorun yoktur. Terör sorunu vardır" dediği gibi. Sadece Türkiye’de değil, diğer parçalarda, dünyanın herhangi bir yerinde Kürtlerin özgür olmasına, demokratik haklarına sahip olarak özgürce yaşamasına karşı olduğu gibi.
Lozan’ın tartışılması önemlidir. Özellikle Kürtler açısından Lozan’ın tartışılması önemlidir. Lozan’da Kürtler temsil edilmemiştir. Lozan Anlaşmasının hiçbir satırında Kürtlerden bahsedilmemiştir. Kürtler Lozan’a göre hiçbir statüye sahip değil, azınlık bile değildirler. Üstelik Lozan’da Kürdistan Kürtlerin iradesi dikkate alınmadan dört parçaya bölünmüştür. 10 Şubat 1922 tarihinde TBMM de kabul edilen ancak uygulanmayan “Özerklik Yasası" Kürtlerin temsilcilerinin muhalefetine rağmen kabul edilmiştir. Altmış üç Kürt kökenli milletvekili yasaya red oyu vermiştir. Yusuf Ziya Bey 1.Lozan konferansı döneminde Musul meselesinde TBMM yaptığı konuşmada “Musul’un Misak-ı Milli dışında bırakılması Kürtlerin bölünmesine neden olur diye" sert muhalefette bulunmuştur. Bu gelişmeler üzerine Meclis fesh edilerek muhalifler tasfiye edilmiş Kürtlerin temsicisi olarak Lozan’a İsmet İnönü’nün yanında götürdüğü Zilfi Tiğrel ve Fevzi Pirinçioğlu dahi Lozan müzzakere heyetine dahil edilmemiştir.
Lozan’ın tartışılması iyi oluyor. Senelerce resmi ideoloji 1925 Kürt Milli hareketinin arkasında İngiliz parmağı var yalanını yayarak Türkiye halkına şovenizm aşısı yapmıştır. Oysaki 1925 Kürt Milli Hareketinin arkasında İngiliz parmağı yoktu. Bunu bizzat İ.İnönü ve Bilal Şimşir "İngiliz Belgelerinde Kürt Sorunu" kitabında açıkça ifade ediyor. Ömer Kürkçüoğlu, Mete Tuncay ve M.Kemal Öke gibi akademisyenler de aynı görüştedir. Bugün basında yapılan tartışmalarda Musul’un İngilizlere bırakılması meselesinde Türkiye’nin Musul’u işgal eden İngiliz hava kuvvetlerine karşı savacak gücünün olmadığı ortaya koyuluyor. M.Kemal’ de Musul’un alınması ile zaten başına bela olabilecek Kürt nüfusunun dahada fazla olmasını istemiyordu. Yani İngilizlerin Musul nedeniyle 1925 Kürt Milli Hareketini destekledi iddiası büyük bir yalandan ibaretti. Lozan’ı  tartışmaya devam edelim. Ancak doğruları ortaya koyarak.

KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
l 5 Ekim 1962’de Suriye’de yapılan nüfus sayımında 120.000 Kürt ecnebi (yabancı) olarak kaydedildi. Bu rakam bilahare 250.000 kadar çıktı. Bu kişilerin vatandaş olmadıkları için hiçbir siyasal ve ekonomik hakları yoktu.
l 5 Ekim 2014’te Kobanê’de Miştenûr tepesinde fedai eylemi yapan Efrinli Arîn Mîrkan şehit düştü.
l 8 Ekim 1997’de Kürt basınının unutulmaz emekçisi, Kürt özgürlük militanı Gurbeteli Ersöz Garê’de TSK’nin tank pususunda 25 arkadaşı ile birlikte şehit düştü.
l 9 Ekim 1998’de PKK Lideri Öcalan başlatılan uluslararası komplo sonucu Ortadoğu’dan ayrıldı.
l 1919 ve 1930 ulusal hareketlerinin öncüsü Şex Mehmut Berzenci 9 Ekim 1956’da Bağdat’ta öldü.
l 10 Ekim 1922’de Şex Mehmut Berzenci Güney Kürdistan’da hükümet kurdu.