Madde bağımlılığı tedavisi 

Madde bağımlılığın tedavisi için en temel şart bağımlılığın bir hastalık olarak kabul edilmesidir. Bağımlılığın beraberinde getirdiği sorunların aile içerisinde açıkça konuşulması şarttır. Aile için zor da olsa bağımlı seçtiği yolun olumsuz yanlarını görmek ve hissetmek zorundadır. Madde bağımlılığının etkileri ve tedavisi konusunda sorumluluk bağımlı olan kişinin kendisinde olmalıdır. Fakat aile de bağımlının yanında olduğunu, çıkmazdan kurtulması için tedavi süreci ve sonrasında her türlü desteği ve yardımı vereceğini göstermelidir. Aile yaşamı içerisinde olumlu değişikliklere gidilmesi de bu süreçte önem arzetmektedir.

Madde bağımlılığı tedavisi sirf aile içinde mümkün değildir. Mutlaka bir danışma kuruluşuyla ilişkiye geçilip profesyonel yardım sağlanmalıdır. Almanya’da bu kurumlar genelde ‘Drogenberatung’ veya ‘Suchtberatung’ ismini taşımaktadır. Madde bağımlılığı için danışma kurumlarında çalışan insanlar meslek sırrı denilen kurala uymak zorunda olduklarından dolayı hastalar hakkında edindikleri bilgilerin dışarıya sızmasından endişe edilmemesi gerekir.

Sözünü ettiğim kurumlar uyuşturucu ve madde bağımlılığı konularında bilgi verirler. Madde kullanan veya kullanma riski olan gençlere önlemler konusunda danışmanlık yapmaktadırlar. Aynı zamanda velilere de danışmanlık sunarlar. Bu kurumlar madde bağımlılığının tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi verir ve gerekli tedaviye ulaşım konusunda destek olurlar. Tedavi sonrası hastaların normal yaşama dönmelerinde de bu kurumlar yardımcı olur.

Bağımlılık hastalık olarak kabul edilmektedir. Bundan dolayı tedavi ücreti bağımlının durumuna göre hastalık sigortası, emekli sandığı veya belediye sosyal dairesi tarafından karşılanmaktadır.

Madde bağımlılığının tedavisi kişinin hasta olduğunu kabul etmesiyle ve bu yolda devam ederse, ilerde kendisine çok kötü şeylere mal olacağını kavramasıyla başlar. Tedavi kullanılan maddenin bırakılarak bedenin bu maddeden arınmasını sağlamaktadır. Genelde bu ilk adım şiddetli krizlere (ateş nöbeti, mide ve barsak bozukluğu, aşırı mafsal ağrıları) yol açabildiğinden hastanede yapılır. Krizin şiddeti ve süresi kullanılan maddeye, dozuna ve tüketim süresine bağlıdır. Bedensel arınmadan sonra vakit kaybetmeden psikolojik tedaviye başlanması gerekir. Eğer hastanın madde tüketimi aşırı düzeye ulaşmamışsa, uzun süredir kullanmıyorsa, içinde bulunduğu koşullar olumlu ve en önemlisi kendisi tedaviye hazırsa, tedavi ambulant (hastane dışında) uygulanabilir. Bunun aksine hasta uzun süredir ya da aşırı boyutta madde bağımlısı ise özellikle bu tür sorunlar için kurulmuş kliniklerde tedavi görmesi daha uygundur. Gerek evdeki gerek klinik tedavisinde ilk kez sorunu yenemeyen, başarısız olan hastalara rastlanmaktadır. Bazı insanlar için ilk tedavinin başarısız sonuçlanması ikinci kez yapılacak tedavi için bir deneyim olabilir.

Substitution denilen ilaç tedavisi genelde durumu çok ağır, ayrıca bağımlılığın yanında başka hastalıkları (Hepatit C, AIDS vb.) da olanlara uygulanmaktadır. Bu tedavinin amacı eroin yerine verilen morfin bazlı bir ilaçla hastanın maddeye olan gereksinimini gidermektir. Uzun süre ilaç tedavisi uygulanan hastalar olduğu gibi, bir süre sonra dozaj düşürülerek tedavisi bitirilen hastalar da vardır.