Mecbur olmasak çıkar mıyız? 

YUNUS DUMAN/ÖZLEM YAYAN/  MA/WAN

Dünyayı tehdit eden koronavirüsten (Covid-19) ölenlerin sayısının 2 bine ulaştığı İran’a komşu Wan’da, yapılan uyarılara ve yasak kararına rağmen insanlar çalışmayı ve dışarıda olmayı sürdürüyor. Vaka sayısının ve risk durumunun en yüksek olduğu 3 il arasında bulunan kentte, cadde ve sokaklarda çalışmak zorunda olan yurttaşlar, “Çıkıp çalışmazsam aileme kim bakacak?” diye sordu.

‘Param olsaydı çocuklarım için maske alırdım’

Gün boyu kentin cadde ve sokaklarında yük taşıyan Aydın Curga, “Bu hamal arabasıyla çıkıp çalışmasam aileme kim bakacak?” diye sorarak, bakmakla yükümlü olduğu 6 çocuğu bulunduğunu söyledi. Virüs riskinin farkında olduğunu; ancak çalışmaktan başka çaresi olmadığını belirten Curga, maske ve eldiven alacak parasının dahi olmadığını dile getirdi. Curga, “Sabahtan akşama kadar bazen iş arıyorum. Bazen siftah açmadan eve gidiyorum. Belki dışarı çıkmam ailem için de tehlike arz ediyor; ama mecburiyetten çıkıyorum. Şuan evimde bir torba un bulunmuyor. Param olmuş olsaydı çocuklarım ve kendi sağlığım için maske, eldiven alırdım. Fakat olmadığı için alamdım. Elimde olan bu eldiveni de birisi bana verdi” dedi.

‘Bir gün çalışmazsak çocuklarımız aç kalır’ 

Gün boyu birilerinin yükünü taşıma için beklediklerini dile getiren Esfet Yılmaz, çalışmak zorunda olduğunu söyledi. “Bugün çalışmasam yarın çocuklarım evde aç kalır” diyen Yılmaz, virüsten dolayı kaygılı olduğunu belirterek, “Koronavirüs tehlikeli fakat çalışmak zorundayım. Ben çalışmasam çocuklarım ne yiyecek? Bir gelirim yok. Benim gibi yüzlerce insan var bu kentte. Evime bir ekmek götürmek için çalışmak zorundayım. 5 çocuğum var, onlara bakmak zorundayım. Eldiven ve maske pahalı olduğu için onu dahi alamıyorum. Biz de herkes gibi sağlığımızı düşünmek zorundayız; ama o sağlığı düşünmemiz için ekonomik şartlar el vermiyor” diye konuştu.

‘Kira, faturalar ödenmek zorunda’

Üç tekerli arabasına yüklediği sebzeleri sokak sokak gezerek satmaya çalışan Muzaffer Çoban, “Ben 55 yaşındayım. 7 yıldır hamal arabası üzerinde yeşillik satıyorum.  Bu süreçte kimse evinden çıkmak istemez; ama mecbur olduğumuz için çalışıyoruz. Bugün çalışmasam yarın aç kalacağım. Önümüzdeki ayın 5’inde evin kirasını vermek zorundayım. Elektrik, su faturalarını ödememiz gerekecek. O yüzden çalışmak zorundayız. Eve giderken de elimizi bol su ve sabunla yıkıyoruz. Müşteriye para üstünü vermek için sürekli elimi cebime sokmak zorunda olduğum için eldivende kullanamıyorum” diye belirtti.

‘Sabahtan akşama ayaktayım’ 

Yük taşıyanlardan Halit Tekin ise 9 yıldı yük taşıyarak 7 çocuğa baktığını anlattı. Tekin, “Onların geçimini hamal arası çalıştırarak sağlamaya çalışıyorum. Evim de kiradır. Başka bir yerden gelirimde yok. Sabahtan akşama kadar ayakta duruyorum. Hamal arabasıyla en fazla 30 TL kazanıyorum. Aldığım para neye yetecek?” diye sordu.