Mexmûr saldırısı ve savunma ittifakını güncelleme ihtiyacı

Mexmûr’daki Şehit Rüstem Cudi Kampı sakinleri Pazar günü DAİŞ saldırısına uğradı. Kampın dışında hayvanlarını otlatan Mexmûrlu çobanlar Qaraçox dağının eteklerinde saklanan bir DAİŞ hücresinin silahlı saldırısı ile karşı karşıya kaldı. 2014 Ağustos’unda DAİŞ’in işgal saldırısına uğradığından beri kendi güvenliğini kendi sağlayan Mexmûr kampının etrafında nöbet tutan öz savunma birimleri saldırıyı fark edince çatışma çıktı. Bu çatışmanın sonucu olarak saldırganlar öldürüldü.

Bu olaydan sadece birkaç gün önce yine bir hücre -belki de aynı kişiler- Qaraçox eteklerinde hayvanlarını otlatan Mexmûrlu bir çobana saldırmıştı. Kampın öz savunma güçleri karşılık verince geri çekildiler.

Bir buçuk ay önce de DAİŞ hücreleri, Mexmûr’a bağlı Bagirte’nin Elîreş köyüne sızma girişiminde bulunmuştu. Bir Kürt köyü olan Elîreş’in sakinleri arasında pêşmergeler de bulunduğundan karşılık verilmiş, saldırı kırılabilmişti. Konuyla ilgili ardından basına konuşan bir köylü, “herkesin Qaraçox dağının eteklerinde bin dolayında DAİŞ mensubunun bulunduğundan ve bunların geceleri harekete geçtiğinden haberdar olduğunu” söyledi.

BM Güvenlik Konseyi de geçen hafta, BM Gözlem Grubu’nun DAİŞ ve El Kaide’nin faaliyetleri hakkındaki 25. raporunu açıklayıp, DAİŞ’in hem Kuzeydoğu Suriye hem de Kuzey Irak, yani Başûr’da yeniden örgütlendiğine ve bunun sonucu olarak saldırılarını arttırdığına dikkat çekti. Ondan önceki hafta da ABD’nin DAİŞ’le Mücadele ve Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey de DAİŞ’in Suriye ve Irak’ta faal 14-18 bin silahlı elemanının olduğunu belirtti. Jeffrey ayrıca DAİŞ’in Başûr’da Diyala ve Kerkük bölgelerinde, Kuzey Suriye’de ise Fırat’ın güneyinde yeniden yapılandığını kaydetti.

İşin ilginci söz konusu güçler tarafından DAİŞ’in saldırılarını kesmek ve yeniden yapılanmasını önlemek adına pek kayda değer bir hareket yok. Aksine, ABD, TC’nin Rojava/Kuzey Suriye’ye yönelik işgal saldırılarının önünü açarak QSD’nin DAİŞ’le mücadelesini zayıflatmış oldu. Yine kamplarda denetim altında tutulan yüzlerce DAİŞ’linin TC tarafından ‘kurtarılması’ elbette ki DAİŞ’in yeniden örgütlenmesine önemli katkılar sunmuştur. Jeffrey’in temsil ettiği ABD bu konuda da sorumluluk sahibidir.

İşin bir tarafı bu. Diğer tarafı biz Kürtleriz. DAİŞ’in kendini yeniden yapılandırdığı, saldırılarını arttırdığı toprakların büyük bölümü bizim ülkemiz. Daha geçen günlerde Germiyan bölgesinde aralarında iki Kürt’ün bulunduğu 7 sivil, yolun üstüne sahte kontrol noktası kuran DAİŞ’liler tarafından kaçırıldı. Akıbetleri hala belirsiz. Fakat Başûr’da bu konuda ciddi bir gündem yok.

Kürdistan Bölge Hükümeti sık sık uluslararası güçlerle yapılan görüşmelerde DAİŞ tehlikesine dikkat çekse de, tedbir alma konusuna gelince somut adımlar yok.

KDP Pêşmerge Güçlerinin Mexmûr-Gîwêr hattındaki sorumlusu Sîrwan Barzanî, basına yaptığı açıklamada çözümün Qaraçox bölgesini DAİŞ’ten temizleyecek geniş kapsamlı bir operasyon olduğunu ve bu konuda izin almak için Bağdat’a başvurduklarını ifade etti. Bağdat bu konuda nasıl bir yanıt verdi? Ya da herhangi bir cevap verdi mi? Peki vermemişse, operasyon izni almak için başvuru yapmış olmakla yetinilecek mi?

Kürtler olarak nerede olursak olalım kendi güvenliğimiz ve savunmamız için başka güçlerden beklenti içinde olmamamız gerektiğini sırf son birkaç yıldaki tecrübeler bize göstermiştir. O nedenle gerekli olan Kürtlerin kendi yaşam güvenliği için kendi savunma planlarını oluşturması ve bu planı uygulamak için ne gerekiyorsa onu yapmasıdır. Özellikle Başûr ve Rojava’da devasa bir savunma gücümüz varsa, bekle gör pozisyonunda kalmak gaflet anlamına gelir.

Bu nokta bizi bir kez daha Kürt demokratik ulusal birliğinin önemine götürüyor. Söz konusu olan varlığını korumak ve güvenlik ise ortak hareket etmemenin gerekçesi olamaz.

Mexmûr kampına dönecek olursak ise; kamp üzerinde yazdan beri uygulanan ambargo beraberinde güvenlik açığını getiriyor. O nedenle bir yandan TC’nin hava saldırıları, bir yandan da DAİŞ’in karadan saldırıları ile karşı karşıya olan kamptaki binlerce insanımızın güvenliğini sağlamak için Temmuz ayından beri yürürlükte olan gayri hukuki bütün uygulamaların derhal kaldırılması gerekiyor. Ki bu durum sadece kamp değil, başta Mexmûr bölgesi olmak üzere Başûr’un diğer bölgelerindeki güvenlik sorununu azaltmıyor. Tersine, kendisiyle birlikte daha yoğun güvenlik sorunları getiriyor.

Unutulmamalı ki 2014 yılında Mexmûr, Kürdistan topraklarındaki DAİŞ saldırısının ilk kırıldığı yer oldu. DAİŞ’e ilk hezimetin yaşatıldığı yer oldu. Bunu tekrarlayıp bölgeyi DAİŞ’ten temizlemek için atılacak en doğru ve etkili adım, 2014’teki savunma ittifakının güncellenmesi olur.