Münafıklığın medya gücü

Kırk yıldan beridir Türk medyasını, son 15 yıldır da, yandaş medyayı takip ediyorum. Haberleri, yorumları, gösterime konulan film ve dizi filmlerinin tümü Kürtleri İslam karşıtı bir pozisyonda göstermenin melaneti ile uğraşıyor. Bu münafık planlama ile Kürt milletinin İslami ve insani haklarını inkar ederek, onlara vahşice imhayı uyguluyor.

Kur’an öğretisine göre, Allah kainatın sahibidir, sadece Türklerin ve Müslümanların yaratıcısı değildir. İslam dini bu münafıkların eli ile en çok bilinç ve şuurlanma noktasın da çarpıtılmaktadır. Münafıklık bu noktada alenen yapılmaktadır. Münafık medya, Türk İslam Sentezli düşünce ile dindar Kürtleri, haklı ve meşru mücadeleden uzaklaştırabileceği ve onları kendilerine karşıt yapacağı hesaplarını yapmıştır/ yapacaktır. İnsanların kendi doğuştan olan haklarına karşı getirme çalışması, bir iman ve bilinç çarpıtmasıdır. İslam dini iman gibi açık ve berrak bir bilinci Müslüman olmanın temel şartı sayar.

Müslüman olmanın ilk şartı şeffaf bir şuura sahip olmaktır. Bilinci ve şuuru olmayanın dini olamaz. Örneğin deliler sorumluluktan beridir. Daha açık bir ifade ile İslam’a göre bilinci olmayanın dini olamaz. Hal böyle olunca, bilinç çarpıtması asla dini bir çalışma değildir, dinsizleştirme münafıklaştırma gayretidir. Yandaş/münafık medyanın yaptığı tam da budur. Türk olmanın yüceliği ile kibirlenen münafık medya, başta Kürt milleti olmak üzere, diğer dünya milletlerini hakir ve zelil görüyor. Münafık medya Kemalizmin tarlasında yetiştiği için esas sahibine benziyor. Kemalistler haklarını isteyen Kürtlere Ermeni diyordu, Yahudi diyordu. Münafık ve Tağut sistem bu uğraşları ile Kürtlerin dünyasına el koyma ile yetinmiyor, din ve ahiretlerine de el koyma cüreti ve hakkını kendinde görüyor! Münafık medyanın bütün film, dizi, makale ve değerlendirmelerinde, Kürt milletini ABD, AB, İsrail (Yahudi) ve Rusya ile işbirliği içerisinde gösteriyor. Gerçek ise bu münafık medyanın tam tersidir. ABD, AB, Rusya ve İsrail’in verdiği izin ve silahlarla günde onlarca Kürt’ü katl ediyor. Ülkelerini işgal ediyor, ibadetgahlarını ve yerleşim yerlerini tahrip ederek, demografik yapısını değiştiriyor. Münafık medya Kürtleri ve vicdan sahibi insanları akıl ve izandan yoksun sayıyor.

“Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın! Belkide onlar (alaya alınanlar) kendilerinden daha iyidir. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir iştir. Kim tevbe etmez ise işte onlar zalimlerdir.” (Hucurat 11)

Allah’ın ayetlerim dediği dilleri, eritmek asimile etmek, bir milleti ya da milletleri inkar ve imha etmek, hangi din ile izah edilmektedir? Kadın, çocuk, yaşlı öldürmek ve bunu medyada kahramanlık olarak göstermek, nasıl bir inanç? Öldürmeyi, yakmayı, yıkmayı, gaspı, talanı ve yalanı din adına anlatmak nasıl bir münafıklıktır? Bu medyadan önceki kızıl Kemalist medya, bunlar kadar münafıklık maharetlerini sergileyemiyordu. Bunlar münafıklıkta çağ atladıkları gibi, en değme münafıklara muallimlik yapabilecek düzeyi yakalamış durumdalar.

Münafık medya, bütün haberleri yalan, çarpıtma ve iftira üzerine kurgulayıp sunmaktadır.

Allah bunlar için: “Yalan söyleyenler, iftira edenler, ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlardır. İşte onlar yalancıların ta kendileridir.” (Nahl 105)

“Bir kimse birileri hakkında yalan bir şey söylerse, iftiraya uğrayan kimse, onu af edinceye kadar, Allah’u teala onu cehennemde tutar.” (Ebu Davut)

“Her kimki kasıtlı veya kasıtsız bir günah kazanırda onu suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak ki büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.” (Nisa 112)

İki yüzlülüğü ve münafıklığı şimdiki iktidar ve onun medyası kadar beceren, hiç bir güç olmamıştır. Dinler tarihindeki münafıklar bunların eline su dökemezler. Münafıklık terim olarak, Türk İslam sentezcileri ve onların medyasının yaptıkları çerçevesinde, yeniden tahlil edilmeli ve Medine’nin meşhur münafığı Abdullah bin Selul’un, bunların yaptıkları karşısında masum kaldığı tarihe not düşülmelidir. Açığa çıktı ki, yeşil Kemalistler, kızıl Kemalistlerden kötülük ve zulüm konusunda çok daha gaddardırlar. Şimdi yeşili, kızılı, mavisi, beyazı hepsi birleşmiş, bütün maharet ve kuvvetlerini bütünleştirmişlerdir. Bu durum derinleşmiş münafık bir karekter halindedir. Bunun zihinsel altyapısını oluşturup ete kemiğe büründürenlerin öncüleri, kendine dindarım diyenler, sonrada Milliyetçiler ve sosyal şovenistlerdirler.

Başlangıçta Ergenekonculara karşı çetin bir mücadele veren Kürtler, dünde Türk İslam sentezcilerinin maskesini indirdiler. Şimdi topuna karşı mücadele yürütüyorlar. Hepsinin münafık olduğunu tescilleyen Kürtler, şimdi samimi ve değerlerine bağlı Müslümanların, solcuların, demokratların ve yurtseverlerin gerçek kimliklerini de ortaya çıkarmaktadırlar. Mücadele ve sınama, Kur’an öğretisine göre şahsiyet sahibi olmayı ortaya çıkarır.

O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı (Mülk 2)

Andolsun ki, içinizden cihad edenleri ve sabredenleri bilmek için sizi imtihan edeceğiz; sözlerinizin doğruluğunu da test edeceğiz. (Muhammed 31)

İnsanlar, denenip sınavdan geçirilmeden, sadece “İman ettik” demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar? (Ankebut 2)

Andolsun ki biz, onlardan öncekileri de sınamıştık. Allah, elbette doğru olanları ortaya çıkaracaktır; kezâ O, yalancıları da mutlaka ortaya çıkaracaktır. (Ankebut 3)

Bu ayet mealleri nasıl bir İlahi sistemin işlediğini ve adli İlahinin tecellisini anlatır. Münafıkların gerçek yüzlerinin mücadele ile açığa çıkarılacağını bizlere haber verir. Ehli imanın, hakikat savaşçılarının ve mazlumların ittifakı halinde safların netleşeceğini bildirir. Kur’an mücadeleyi zorbaların değil, haklı olanların kazanacağını söyler.

‘Hak geldi batıl zail oldu.’ ‘Batıl yok olmaya mahkumdur.‘ (Isra 81)

İnsanlığın tarihteki kaderi er veya geç sürekli bu hakkın tecellisi ile ispatlanmıştır.

Münafıklık nedir? Hangi karekterdir: Dili eli net ür amellerde bulunur?

‘Konuşunca yalan konuşurlar. Söz verirler yerine getirmezler. Sözlerine sahip çıkmazlar. Emaneti teslim edersin ihanet ederler. (Buharî, İman, 24; Müslim, İman, 106)

Kürt sorununu çözeceğiz dediler, Kürtleri dünyadan silmek için planlama ve uygulamalar gerçekleştirdiler. Kürdistan’ı yakıp yıktılar. Müslümanız dediler, İslam’ın köküne kibrit suyu döktüler. İktidarı emanet olarak aldılar, emanete ve topluma ihanet ettiler. Devleti, medyası birlikte iftira ve yalana sarıldılar. Münafıklığın doktora diplomasını aldılar. Münafıklığa çağ atlattılar. Buna rağmen, münafıklar ve zalimler mağlup olmaktan kurtulamayacaklardır.

“Allah sorumluluk bilincine sahip olanlar, iyilik ve erdemi hayat tarzı haline getirenlerle beraberdir.” (Nahl suresi 128)

Allah münafık, çıkarcı ve zalimlerle beraber değildir. Allah bizleri ve bütün hakikat arayışçılarını bunların münafıklıklarından muhafaza eylesin.