Newroz’dan kareler ve Nûjiyan

2017 Newroz kutlamaları sömürgecilere inat Kürdistan’ın dört parçasında coşku ve inatla kutlandı. Görsel ve yazılı basına yansıyan kareler 2016 yılındaki fiziki ve siyasi soykırıma rağmen Kürdistan halkının dimdik ayakta olduğunu dosta ve soykırımcı sömürgecilere bir kere daha gösterdi.

Diyarbekir başta olmak üzere Cizre, Van Kürdistan’ın kuzeyi muhteşemdi. Sur, Cizre, Nusaybin, Şırnak ve Gever’in yerle bir edilmesi sırasında sessiz kalan Kürdistan halkının bu yılki Newroz kutlamalarında alanları dolduracağını sömürgeci zihniyet tahmin etmiyordu. Nitekim sömürge yönetimi tüm Newroz kutlamalarına 21 Mart’ta izin vererek özellikle alanların dolmasını engellemek istedi. Yaptığı kamu yoklamasında kutlamalara izin verilmemesi halinde halkın sokaklara dökülerek Newroz’unu kutlayacağını fark edince izin başvurularına olumlu cevap vermek zorunda kaldı. Aksine bir kararda Kürdistan’da yeni bir 6-8 Ekim’in yaşanacağının farkında idi. İzin verilmesine rağmen her yıl olduğu gibi alanlara halkın belediye otobüsleri ile bedava taşınmasını engelledi. Ancak bu taktik ne D.Bekir, ne Van ne de diğer yerlerde başarılı olabildi. Kürdistan halkı Newroz alanlarına kendi imkanları ile gitti. Yine sarı-kırmızı-yeşil renklerdeki başörtülerinin alana sokulması Türk güvenlik güçlerince yasaklanmasına rağmen özellikle Kürdistanlı kadınlar flamalarını, başörtülerini ayaklarına sararak Newroz alanlarına taşımasını bildiler. Yaşlı annelerin ekranlara yansıyan eylemlilikleri halkın yasaklara boyun eğmediğini gösterdi. Koser (Kızıltepe) ve Gever (Yüksekova) de halkın üzerine biber gazları, toma ve coplarla saldırıp selameti halkı dağıtmakta buldular. Kürdistan’ın Güneyi ve G.Batısında sömürgeci militarist güçler bulunmadığından Kürdistanlılar Newrozlarını gönüllerince kutladılar. Hewler’deki Newroz resepsiyonununa yabancı diplomatlar Kürt kıyafetleri ile katıldılar sömürgeci-faşistlerin kalplerini durdurma pahasına.

Kürtler 8 Mart ve 21 Mart eşiklerini öz iradeleri ile aştılar. Şimdi tek adam anayasa referandumuna hayır demenin zamanıdır. 16 Nisan’da sandıklardan hayır çıkarsa siz o zaman görün Hacivat-Karagöz oyununu. Avrupa ve ABD Erdoğanı gözden çıkardı. Trafolara kedi ve köpekler dalsada, sandıklarda her türlü hile-i şer yapılıp evet oyu fazla çıkartılsa da Reis-i Cumhur’un işi kolay değil. Sadece bakanları değil Reis- Cumhur da batının nezdinde „personen non Grata“dır. Oysaki Kürtlere bu denli düşmanlık yapılmamış olsaydı hem Kürtler hem de Türkiyeliler daha demokratik, daha huzurlu bir ortamda birlikte yaşama şansını yakalayabilirlerdi. Bu aşamadan sonra Diyarbekir’de, „Vereceğiniz her evet oyu Ş.Seid için bir fatihadır“ pankartına, Dersim jenosidi üzerine yapılan „sizi bombaladılar“ polemiğine kimse inanmayacaktır. Ş.Seid ve arkadaşlarını idam edip mezarlarının yerini bile açıklamayan, Dersim’de halka jenosid uygulayanlar sömürgeci Kemalist sistemin kendisidir. AKP-MHP de onun dinci ırkçı versiyonudur.

3 Mart’ta Xenesor’da Kürt kılıklı kişilerce yaralanan Nûjiyan Erhan (Tuba Akyılmaz)’ı 24 Mart’ta kaybettik. Hilvan’lı yiğit Kürt kızı 21 gün direnmesine rağmen ölüm denen kalleşi yenemedi. Eskiden Kürt gazeteciler Kürdistan’ın kuzeyinde Kürt kılıklı kontgerillalar tarafından şehit ediliyordu. Şimdi de Kürt kılıklı Güney ve G.Batılı Kürt kılıklılar tarafından şehit ediliyorlar. Nûjiyan’ın kalemi yerde kalmayacak tıpkı Cengiz, Hafız, Yahya, Kemal ve diğerlerinin kalemlerinin yerde kalmadığı gibi…

KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA: 

* 28 Mart 1986 tarihinde HRK (Heza Rizgarîya Kurdistan)’ın komutanlarından ve Eruh-Şemdinli eyleminin kurmaylarından Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nin unutulmaz ismi Egîd (Mahsun Korkmaz), Gabar dağında şehit düştü. Şehadetinden sonra onun anısına ARGK kuruldu ve Helva kampının ismi Mahsun Korkmaz Akademisi olarak değiştirildi. 

* 28 Mart 1980 tarihinde Derik’in Şikestun mezrasında TSK girişilen çatışmada bir yüzbaşı ve iki er yaşamını yitirdi. Aynı çatışmada Ahmet Kurt, Mehmet Kurt ve Salman Doğru şehit oldular. 

* 28 Mart 2006 tarihinde, Muş’a bağlı Şenyayla’da 24 Mart günü 14 HPG gerillasının kimyasal silahlarla katledilmesi üzerine Amed’de halk serhildanları başladı. 

* 29 Mart 1991’de ARGK komutanlarından Haydar Altun, Botan’da şehit edildi. 

* 31 Mart 1947 tarihinde Mahabad Kürt Cumhuriyeti’nin kurucusu Kadı Muhammed Qazı, kardeşi Sadri Qadi ve amcasının oğlu Seyfi Qadı, Mahabbad cumhuriyetinin ilan edildiği Çarçıra meydanında idam edilerek Kürdistan şehitleri kervanına katıldılar.

* 1 Nisan 2008 tarihinde Halil Uysal(Dağ), İrfan Akış, Evin Bingül ve Beyum Alim Ağrı dağına film çekmeye giderken Botan’da TSK ile giriştikleri çatışmada şehit düştüler.