‘Olayın Gerçekleştiği Oda’ ve Trump

ABD siyasal yaşamında “yerleşik” bir gelenek vardır: Önemli görevlerde bulunan kişiler, görevleri sona erdiğinde ya da emekli olduklarında oturup yazarlar. Yazma işinin birçok nedeni olsa da olayların farklı açılardan kamuoyuna yansıması, bu alana ilişkin geriye oldukça zengin bir müktesebat oluşturmuştur. Önemli yayınevleri, yayın kuruluşları bu kişilerin “anılarını” yayınlamak için çok önceden yayın hakkını satın alır. Bu tür kitaplarda çoğunlukla Hollywood’da devreye girer. Böylece sadece siyaset için değil, başka sektörlerde “ekmek” kapısı aralanır. Bu tür kitaplar, para kazanma dışında, olayların perde arkası, bazen siyasal rakiplerden intikam alma, olaylar ve olgulara ilişkin tarihe not düşme gibi amaçlar da taşıyabilir. İşte, Trump yönetiminin Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un, kovulduktan sonra yazdığı “Olayın Gerçekleştiği Oda” adlı kitabı da bu “geleneğe” uygun olarak yazıldı. Kitap daha yayınlanmadan, Beyaz Saray ve Trump’ı sarsmış durumda.

Trump, bu kitabın yayınlanmaması için çok çaba gösterdi. Ancak ABD medyası bu “sansür” girişimlerini ve Trump’ın tehditlerini göğüsleyecek güçte. Bolton ve yayınevi önceden kitabın birer elektronik kopyasını basına iletti. Öyle ki kısa bir sürede bu kitabın elektronik versiyonu bütün dünyayı dolaştı. Böylece Trump’ın tüm önleme çabaları boşa çıkarıldı. Boş durmayan Trump, Bolton’a saldırmayı sürdürüyor. Önce kitabın yayınını durdurması için mahkemeye başvurdu. Fakat “ret” cevabı aldı. Bu kez, yazdıklarının “ulusal güvenliği” ilgilendiren “çok hassas” bilgiler olduğunu söylerken, öte yandan Bolton’u yalancılıkla suçluyor. Trump’ın başı zaten yeterince belada. Bir yandan Covid-19 Pandemi sürecinde gösterdiği “beceriksiz” yönetim, Afro-Amerikalı George Floyd’un öldürülmesi ve sonrasında ülke çapında yayılan ırkçılık karşıtı gösteriler, yaklaşan ABD seçimleri ve kaybetme korkusu Trump’ı uykusuz bırakmışa benziyor.

Trump’ın yönetime gelmesi ile birlikte, ABD’de yükselen ırkçılık bütün dünyada infiale yol açarken, ABD kentlerinde göstericilerin “özyönetim” ilan etmeleri Trump’ı iyice çileden çıkarmış durumda. Ülkenin başkenti Washington DC’de “özyönetim” ilanına asla izin vermeyeceğini söylerken göstericileri ordu müdahalesiyle tehdit ediyor. “Olayın Gerçekleştiği Oda’da” yalnız kalan Trump’ı daha birçok kitabın beklediği gerçeğini de bir kenara not edelim.

Peki John Bolton’un kitabı neden bu kadar ilgi gördü? Trump açısından kıyametlerin kopmasına neden oldu? Bir yıldan biraz fazla görev yapan John Bolton, bu kısa görevi sırasında, Ortadoğu, Çin, Rusya, AB ve Türkiye ilişkiler, o dönemde gerçekleşen birçok uluslararası toplantı ve zirvelere ilişkin birinci elden “tanıklığını” aktarıyor. Afganistan, Irak, Suriye ve Ortadoğu’da süren savaş ve işgallere ilişkin oldukça ilgi çekici bilgiler veriyor. Bolton kitabında neredeyse değinmediği konu yok. Trump’ın ruh halini de değerlendirmekten kaçınmamış. Bunun için özel bir başlık bile açmış: “Trump yolunu kaybediyor ve sonra sinirlerini de.”

Bolton’un kitabında kimi “adli vakalara” yer vermesi hiç şaşırtıcı değil. Halk Bankası vakası… Bu dosyanın Trump-Erdoğan arasında nasıl bir “pazarlık” unsuruna dönüştüğü bütün ayrıntılarıyla göz önüne seriliyor. ABD’de yürüyen Halk Bankası soruşturması ve Trump’ın, Erdoğan’ın isteği üzerine “yargıya müdahalesini” tüm açıklığıyla ortaya koyuyor. Bu ABD tarihinde nadir görülen ve asla “hoş” görülmeyecek müdahaleler, Trump’ın azil sürecinde de Kongre kayıtlarına geçmişti.

Trump’ın Erdoğan’a Halk Bankası davasındaki savcıları değiştirme “sözü”, sonrada kendi “adamlarını” yerleştireceğini söylemesi ABD kamuoyu açısından “kabul edilemez” bir durum. Bu ABD yasaları açısından, “adaletin engellenmesinin” açık bir kanıtı. Üstelik Bolton; adaletin engellenmesi olgusunun Beyaz Saray için “bir hayat biçimi” olduğunu yazıyor. Kitapta daha birçok iddia mevcut ama en ilginçlerinden biri; Trump bu kez 2020 seçimlerini kazanmak için Çin’in “desteğini” arıyor.

Bolton “Olayın Gerçekleştiği Oda”da Kürtlerinde konuşulduğunu yazmış. IŞİD ile savaşta en cephede savaşan ve büyük bir zafer elde eden Kürtler, bu odada konuşulanların, kirli pazarlıkların temel gündemlerinden biri oluyor. IŞİD ile “savaş” bahanesini ileri sürenlerin tek hedefi Kürtler. Beyaz Saray’da “O” odada verilen kararlar, işgal, etnik temizlik ve Suriye’de süren kaosu daha da derinleştirmekten başka bir işe yaramadı. Suriye’den “çekilme”, ABD’nin Ortadoğu’daki varlığının devamı konusu ve IŞİD ile “mücadele” konusunda Beyaz Sarayın “tutumu” ve aldığı “kararların” etkileri kitapta gözler önüne seriliyor.

Bolton’un kitabı; Trump’ın “yolunu kaybettiğini, sinirlerinin de pek harap” olduğunu yazıyor.