Önderliği anlamak uygulamaktır! – Nûda YÜKSEL

İnsanlık serüveni bir anlamda düşüncelerin, direnişlerin, sömürü ve savaşların tarihidir. Bu dualite tarih boyunca insanlığın eğilimlerini, kültürlerini, yaşam biçimlerini, estetik duygularını ve anlamsallıklarını zaman içersin de belirlemiştir. Toplumsallığın oluşumunda ve anlam kazanmasında, düşünce ve direnişler ne kadar etkili olmuşsa sömürü ve savaşlarda bir o kadar toplumsallığı parçalanmasında ve dağıtılmasında rol oynamıştır.

İnsan toplumu ne zaman bu dualite ile karşı karşıya kalsa, anlamsal toplumu savunan bir düşüce ve bir felsefenin doğuşuna tanıklık etmiştir. Kuşkusuz bu düşünsel felsefik doğuşlarda tarihi kişiliklerin etkisi öncülüğü ve yaşam tarzları belirleyici olmuş bu tarihi kişilikler kendi havarisini, müminini ve yoldaşlarını yaratmasının yolunu da açmıştır. Ancak doğan her yeni düşünce oluşan her tarihi kişilikler egemen sistemin saldırıları ve komplolarına uğramaktan kurtulamamıştır.

 Bu anlamda egemen sistemin saldırılarının en ağır bedelini kendisinini hakikat haline getiren İbrahim, Zerdüşt, İsa, Sokrates, Bruno ve bu zincirin son halkası olan Rêber Apo olmaktadır. Direniş tarihinin belkide son sesi olan Rêber Apo sistem güçlerinin amansız ve ahlaksız saldırılarıyla karşı karşı kalmıştır. Peki neden Rêber Apo bu kadar ağır bir saldır altında tutuluyor. Bu sorunun cevabı kuşkusuz kapitalist modernite sistemin kendisindedir.

Kapitalist sistem kendisini ideolojik olarak tek hakikat olarak sunarken aynı zamanda sömürgeciliği politik bir tercih olarak topluma dayatmaktadır. Toplumun anlam ve düşünme özneliğini elinde alarak toplumu istediği temelde nesnelleştirmektedir. Sistemin bu nesnelleştirici gücünden hiç bir varlık kaçamamakta onu red etme gücünü gösterememektedir.

Rêber Apo’nun önderliği, anlam derinliği ve büyüleyici tarzı burda ortaya çıkmış, kapitalist sistemi kusarak ondan her anlamda kopuşu gerçekleştirmiştir. Sistem güçlerinin önderliğe ideolojik olarak saldırmalarının nedeni budur. Önderliğin yaratığı zihniyet gücününe karşı her türlü saldırıyı yapmaktan çekinmemekteler. Rêber Apo tarihten süzülerek gelen tüm anlamların sisteme ve yeni bir yaşama dönüştürmenin adı olmaktadır. Hiyerarşiden devlete, imparatorluklardan günümüz modern devletlerine kadar düzenin bekçileri olan Firavunlar, Nemrutlar, Muaviyeler ve Tayyipler, Rêber Apo şahsında insalıkla hesaplaşmaktalar.

İnsanlığa başka bir dünya mümkündür, diyen Rêber Apo insanlıktan zorbalıkla alınan özgürlük umudunu tekrar insanlığın eline bırakmış, inşa ettiği yeni toplumsallığı, insanlığın umudu haline getirmiştir.

Şüphesiz egemen güçlerde boş durmayarak, önderliğin bu anlamsal gücünü 21. yıl önceden sezerek uluslararası komployla cevap vermek istediler. Komploya karşı direnen halklar ise “Güneşimizi Karartamasınız” şiarıyla, tarihin hakikatinden yana tavır almış, anlamanın uygulamak ve özgürleşmek olduğunu bedenlerini ateşe vererek ortaya koymuşlardır.

Bu gün ise komplocu güçlere karşı önderlik gerçeği küreseleşen özgürlük talebinin somut ifadesi olmuştur. Önderliğin özgürlüğü tüm insanlığın özgürlüğü haline gelmiştir. Özgür önderlik, özgür insanlık mücadelesi yeni dönemin ruhunu açığa çıkartmıştır.