Panama belgeleri

Yeni bir ‘internet sızıntısı’ ortaya çıktı. Sızıntı lafın gelişi aslında lağım patladı demek daha doğru. 11 milyon belge ortalığa yayılınca ortalık finans koktu. Panama’da ‘Mossack Fonseca’ isimli hukuki danışmanlık firmasından sızan belgeler, namus timsali kapitalizmin dudak kıvırdığı vahşi kapitalizm ile kol kola girip bütün dünyada önümüze gelene bir tekme oynadığının belgeleri.

Asgari ücret henüz elimize bile değmeden vergisini kesip sonra bu vergiyi bize gaz bombaları hizmeti olarak geri döndüren kutsal verginin kutsal kurumlarının, devletin filan, savaşlarının falan, bunu bize belletmeye çalışan eğitimlerinin, söylevlerinin ve başka çare de yok amalarının nasıl bir lağım olduğunu bir kere daha gösterdi bu belgeler. Devasa kazançlarının tabii ki hiçbir vergiye tabii olmadan uçup gittiği adalar, bu gidişi sağlayan kolaylıkların rüşvetleri, büyük ihalelerin kara ve beyaz paraları, bunların rüşvetleri, dünyanın ucunda bir ülkenin yıllık bütçesi kadar bir paranın o ülkeye bir saatliğine girip çıkmasıyla halkın yarı yarıya yoksullaşmasını sağlayan ‘uyanık’ sanal yatırımlar, sermayenin çocuğu internetin yararları hepsi bu sızıntıda!

Brecht, “Banka soymak mı? Banka kurmanın yanında hiçbir şey“ derken ne kadar haklı olduğunu yıllar sonra bir kez daha gösteriyor. Bizde ki dehşetli yolsuzluk düzenin sadece bize özgü olmadığı ortaya yayan ‘sızıntı’ aynı zamanda bize iki türlü düşünce biçimini geriye bırakıyor. Birinde bak bütün dünyada oluyor yani gemisini yürüten kaptan diyip mesela saadet sarayının eteklerinde yer almaya çalışmak, diğeri ise toptan bu düzenin köküne kibrit suyu demek. İlk yöntemde de pek şansınız yok aslında. Çünkü o düzen sadece milyon hatta milyar da bir insana çıkıyor. Diğerleri bu soygunun kenarından bir şey ısırırım diyenler, sadece bu dedikleri ile kalıp ellerinde vergi borcu takip tebligatlarıyla ortada kalıp duruyorlar. Kendisini uyanık sananlar ellerinde ki her piyango biletindeki bana da çıkar umudunun, milyonlarca insan tarafından yutulan bir şey olduğunu ve onların da ellerinde aynı umudu taşıdıklarını unutuyorlar. Bu yoksulluğu ve düzeni ayakta tutan bu zaten ve bu zenginliği uçuran bu düşüncenin müritleri onlar…

Geriye bunu yıkmaya çalışanlar kalıyor. Dehşetli vahşi, vahşi, vahşi görünmeyen kapitalizm ve onların ahlakı paranın hegemonyasını toptan yıkmak isteyenler. Bu yüzden doğunun ortasında yıkımın içinden bir başka dünya yaratmaya çalışanların bu kadar düşmanı var ama hiç endişelenmeyin kazanacağız arkadaşlar ve onlar dünyanın neresinde olursa olsun kendi finans lağımlarında boğulacaklar…