Peşkeşçi CHP

AKP Hükümeti 15 Temmuz darbe girişimini tam bir fırsata çevirerek tüm muhaliflerini etkisizleştirmiştir. En başta da CHP’yi etkisizleştirmiş ve yedeğine almıştır. AKP ve Tayyip Erdoğan yıllardır baskı altında tutarak CHP’yi etkisizleştirmek isterken, 15 Temmuz darbe girişimi tam da AKP’ye bu fırsatı vermiştir. CHP’nin ulusalcı damarından yararlanıp vatan millet Sakarya adına CHP’yi otoriter faşist hegemonya mücadelesinin en büyük destekçisi haline getirmiştir. 

AKP şu anda devletin bütün kurumlarında kendine muhalif olan tüm bürokratları, memurları, sağlıkçıları, hakimleri, öğretmenleri ve mühendisleri tasfiye etmektedir. Devletin hiçbir kurumunda AKP’ye karşı olan hiç kimseyi bırakmak istemiyor. Artık amaç kesinlikle Fethullahçılar değildir. AKP’ye karşı tutum alacak herkes saf dışı edilmektedir. Zaten Kürt yurtseverlerinin hepsinin işine son verileceği açıklanmıştır. Nasıl ki Fethullahçılara yönelik operasyon adı altında tüm muhaliflerine yöneldiyse, Kürt yurtseverlere yönelik operasyon adı altında da tüm sol demokratlara yönelecektir. Kürt sorununun çözümünü isteyen tüm aydınlar, demokratlar, sol güçler AKP faşizminin hedefindedirler. 

Bu operasyonlarla öyle bir tutuklama furyası sürdürmektedirler ki, bu durum AKP içindeki bazı çevreleri de rahatsız etmiştir. “At izi it izine karıştı” biçiminde yakınmalar ortaya çıkmıştır. CHP ise şimdi “cadı avı başlatılmıştır” diyerek bu tutuklama operasyonlarını eleştirmektedir. AKP önündeki tüm mücadele güçlerini tasfiye ettiğinde CHP’yi daha fazla teslim alma zeminini yaratmış olacaktır. CHP’yi tam bir maskaraya çevirecektir. Zaten CHP şimdiden AKP’nin oyuncağı haline gelmiştir. 

Tüm demokrasi güçleri AKP faşizminin hedefindedir

AKP 15 Temmuz’dan sonra bunu bir fırsata çevirmeyi açıkça dillendirmiştir. Darbe girişimini Allah’ın bir lütfu olarak değerlendirmiştir. Bu nedenle MHP ve bir kesim ulusalcıya dayanarak otoriter faşist bir rejim yaratma yönünde adım atmıştır. Zaten bunun için Olağanüstü Hal ilan edilmiştir. AKP’nin bu darbe girişimini faşist müttefikleriyle birlikte Kürt halkının özgürlük mücadelesini ve demokrasi güçlerini ezme fırsatı haline getireceği ilk günden belli olmuştur. Zaten Kürt Özgürlük Hareketi hemen bu yönlü kamuoyuna açıklama yapmıştır. PKK Merkez Komitesi de toplanarak darbe girişimini değerlendirmiş, Türkiye halklarına bu yönlü saldırıların arttırılacağı konusunda kamuoyunu uyarmıştır. Her saat ve her gün bu uyarılar doğrulanmış, AKP Hükümeti bu amacını açıkça ortaya koymuştur. Terörle ilişkisi olanlar derken tabii ki tüm demokrasi güçlerini hedeflemektedir. Çünkü gerçek demokratlar AKP’nin Kürt politikasını kabul etmemekte ve bu sorunun demokratik siyasal çözümünü istemektedirler. İşte bu zihniyetteki tüm demokrasi güçleri de AKP faşizmi ve müttefiklerinin hedefindendirler. 

Şu anda AKP iktidarı CHP’nin belirttiği gibi bir cadı avı başlatmıştır. Ancak bu cadı avının gerçekleştirilmesinin bir numaralı sorumlusu CHP’dir. CHP’nin AKP’yi eleştirmeye ve şikayet etmeye hakkı yoktur. Bu cadı avına zemin hazırlayan ve meşrulaştıran CHP olmuştur. CHP AKP ile kol kola girmeseydi, Yenikapı mitingine katılarak bu politikaya destek vermeseydi AKP şu andaki tasfiye ve tutuklama operasyonlarının yüzde onunu bile yapamazdı. AKP yanına hangi siyasi gücü alırsa alsın, tüm muhalif kesimleri bu düzeyde her yerden atan bir uygulama içine giremezdi. Hiçbir siyasi güçle ittifak bu uygulamaları meşrulaştıracak, normalleştirecek bir siyasi ortam ve zemin yaratamazdı. Bunu sadece ve sadece CHP sağlatabilirdi ve CHP bunu yapmıştır. AKP ve Tayyip Erdoğan’a her türlü muhalefeti ezip geçebilirsin demiştir. Eğer CHP bunu bilinçli yapmışsa; diğer muhalifler ezilir, meydan da bana kalır demişse, bu da büyük bir yanılgı ve gaflettir. Diğer muhalif güçler ve demokrasi güçleri tasfiye olursa CHP sadece avucunu yalar. Diğer muhalif güçler ezildiğinde ortada sadece CHP’nin posası kalır. 

CHP’nin demokrasi iddiası ne kadardır? Zihniyeti ve politikaları ne kadar demokratiktir? Bunlar tartışma konusudur. Eğer CHP’de az da olsa bir demokrasi ve bir demokratikleşme iddiası varsa, CHP demokratik güçlere ve demokrasiye ihanet etmiştir. İktidarı ele geçirmek isteyen hegemonik otoriter işbirlikçi İslamcı güçler arasındaki çatışmada AKP yanında yer alarak demokrasi güçlerine saldırının önünü açmıştır. 

CHP demokrasiden yana olduğunu söylüyorsa, yapması gereken ilk şey, darbelere yol açan politikalara karşı mücadele etmek olmalıydı. Bu darbeye yol açan politikaları AKP yürütmüştür. Eğer bu darbeciler Fethullahçılarsa bunları darbe yapacak duruma getiren, bunlara yardım ve yataklık yapan AKP iktidarıdır. CHP bunun hesabını soracağına, AKP yanında yer alıp demokrasi güçlerinin ezilmek istenmesinin önünü açarak, bu saldırılara meşruiyet kazandırarak AKP’den hesap sorulmasının önünü almıştır. AKP’yi Türkiye halklarına hesap vermekten kurtarmıştır. Güya bununla millici bir tutum takınmıştır. CHP’nin takındığı millici bir tutum değildir; millet karşıtı bir tutumdur, Türkiye karşıtı bir tutumdur. Türkiye’nin imkanlarını kendi hegemonik iktidarı için kullanan AKP’ye tüm millet peşkeş çekilmiştir. CHP, halkı da, demokrasi güçlerini de milli tutum adına AKP’ye peşkeş çekmiştir. CHP şu andaki tutumuyla peşkeşçidir. 

Eğer bu darbeden sonra AKP tüm Türkiye’yi ele geçirme politikası yürütüyorsa, bunun adımlarını pervasızca atıyorsa, bunu sağlatan da CHP’dir. AKP’nin otoriter ve hegemonik bir güç olarak Türkiye’yi tümden ele geçirmesinin yolunu CHP açmıştır. CHP, 7 Haziran öncesi AKP’nin Türkiye’yi ele geçirmesine karşı ne kadar muhalif olmuşsa, şimdi onun yüz katı AKP’nin Türkiye’nin yegane hegemonik güç olmasına katkı sunmuştur. 

Saldırıların yüzde 90’ından CHP sorumludur

CHP’nin şu anda AKP uygulamalarına itiraz etmesinin hiçbir pratik değeri ve siyasi anlamı yoktur. Bu tür laflarla AKP’ye yaptığı suç ortaklığının üstünü örtemez. Çünkü bu uygulamalar bu düzeye varmışsa sorumlusu CHP’dir. Bu tasfiye harekatının yüzde onundan AKP ve müttefikleri sorumluysa, yüzde doksanından CHP sorumludur. CHP itirazlarla, açıklamalarla bu gerçeğin üstünü örtemez. Bir kez önünü açmıştır; bu suçun en büyük ortağı olmuştur. Bir daha vurguluyoruz; AKP bu yaptıklarının yüzde onunu bile yapamazdı. Böyle bir uygulamaya girişse AKP iktidarının sonu gelirdi. Ama CHP AKP’ye destek olarak AKP’ye iktidarı boyunca hiç kimsenin vermediği desteği vermiştir; sunmadığı imkanı sunmuştur. Fethullahçılar Erdoğan ve AKP’nin iktidar olması için çok büyük destek vermişlerdi. CHP bunun yüz katını vermiştir. CHP sözüm ona millet ve devleti kurtarma adına AKP’ye bu desteği vermiştir. Ancak CHP sadece ve sadece AKP’yi Türkiye’nin tek iktidar gücü haline getiren bir destek sunmuştur. 

Ne AKP, ne MHP demokrasi güçlerine bu düzeyde zarar verebilirdi. Sadece CHP demokrasi güçlerine zarar verebilirdi ve de Türkiye tarihinde demokrasi güçlerine en büyük zararı CHP vermiştir. AKP ve MHP yıllarca uğraşmış, bu düzeyde demokrasi düşmanı bir zemini, fırsatı ve imkanı bulamamıştı. Bunu altın tepside AKP’ye CHP sunmuştur. 

Tüm demokrasi güçleri, aydınlar, yazarlar bu gerçeği görmelidir. CHP içindeki demokratik eğilimli kişilikler bu gerçeği görmelidir. CHP’nin demokrasi eğilimli tabanı Kılıçdaroğlu ve çevresindeki CHP yönetiminin AKP’ye ve faşist ittifaka verdiği desteği, demokrasi güçlerine ise verdiği zararı görmelidirler. Bu temelde CHP yönetimine tutum almalıdırlar. CHP’nin oynadığı rolü teşhir etmelidirler. Bugün CHP’nin oynadığı bu rol teşhir edilmeden demokrasi mücadelesine karşı saldırılar durdurulamaz ve demokrasi mücadelesi geliştirilemez.  

Demokrasi güçleri, demokratlar ve devrimciler bu durumu görerek ya CHP’ye tutum alacaklardır, ya da devekuşu gibi kafalarını toprağa gömüp bu durumu görmezlikten geleceklerdir. Devekuşu gibi kafayı kuma gömüp CHP’ye tavır almayanlar demokrasiye büyük zarar vermektedirler. CHP’yi bile mevcut durumdan kurtarmak CHP’nin bu uğursuz rolünü görüp tutum almakla mümkündür. Eğer CHP bu yolda yürüsün, bundan kurtulalım deniliyorsa bu da ayrı bir konudur. Ancak mevcut durumda doğru olan, CHP’nin demokrasi karşıtı ve AKP faşizmine güç veren konumunu eleştirip CHP’yi bu durumdan çıkarmaktır. CHP tabanında var olan, belli bir demokrasiden yana olan toplumsal kesimlerin, CHP içinde var olan bir kısım demokratın CHP’nin bu durumdan çıkarılması isteğine uygun davranarak daha iyi sonuçlara ulaşılabilir. Kuşkusuz bu da CHP’nin şu andaki politikalarının şiddetli biçimde eleştirilmesi, hatta teşhir edilmesinden geçmektedir. Bu açıdan tüm demokratların, aydınların, sol ve sosyalistlerin CHP’ye yönelik bir eleştiri kampanyası yürütmeleri gerekmektedir. CHP için de hayırlı olacak budur.