1.8 C
Berlin
Pazar, Mart 29, 2020

PolitikART

SOYDAN AKAY: Barış felsefesi ve demokratik çözüm

Özgürlük Sosyolojisi, barış halini üç koşula bağlar. Barışın ilk koşulu, tarafların tümüyle silahsızlandırılması öngörülmektedir. İkinci koşul, bir tarafın hep üstünlük sağlayarak, irade kırarak, kendi çözümlerini dayatma arayışı. Üçüncü koşul, savaş neden ortaya çıkmışsa, o gerekçelerden dolayı da çözüm gelişebilmelidir. Burada temel amaç, demokratik siyasettir.

ÖZGÜR PAZARCIK: YARIM KALECİ

Çınar ağacının altında misket oynadığım arkadaşlarımla beraber gölde yüzememem, futbol oynayamamam dert olurdu. Kırık bir bilyenin oyun dışı kalması gibi koşamamanın mutsuzluğunu yaşardım.

OSMAN OÐUZ: Duvar Yazısı

Berlin Duvarı, aslında Batı Berlin’in etrafını sarıyordu; ama daha çok Doğu Berlin’i kapatıyordu. Bilindiği üzere Kürtler arasına örülen ve 15 kat daha uzun olacak olan bu duvar da kendisinden önceki ‘Berlin Duvarı’ gibi, ‘utanç duvarı’ olarak anılıyor. Hatta ona da Berlin Duvarı’nın üzerindeki yazının aynısı yazılıyor: Bütün duvarlar bir gün mutlaka yıkılır.

editörden

Egemenlerin mülkleştirme, ezilene, ötekileştirilene karşı tahakkümün, katı ve kestirme bir yöntemi olarak devreye koyduğu duvar, bugüne kadar en çok insanla insan arasına mesafeler koydu.

VECDİ ERBAY: Duvarlara acı çektirmeyin

Kuş olup öte tarafa geçmek arzusu, Rojava sınırında yaşayan herkesin aklından geçmiş, düşlerini süslemiştir mutlaka.

ARİF ALTAN: Duvar iktidarın, şiir ‘düzenyıkıcı’nın

Duvarlar, iktidarların geniş bölgeleri daraltma ve kontrol altına alma amacını yansıtır en fazla, ama denetim dışı coğrafyaları kontrol altına alırken bütün iktidarları aynı özde birleştiren tahakkümcü doğanın bir tek hedefi var: Her insanın ruhuna nüfuz etmek, oraya kurulmak ve bir daha çıkmamak.

AYŞE GÖKKAN: Duvar kadının mülteciliğidir

'Nisêbîna Rengîn'nin çevresine duvar örüleceği felaketini belediye olarak basından öğrendik. Herkes şaşkındı. On yıllardır sınırları içine sindiremeyen Rojava ve Kuzey Kürdistan halkı mayınları bedenleriyle temizleyip, mayınlı arazileri piknik alanlarına dönüştürdü.

SEZAİ SARIOÐLU: Devletten kaçarken ‘duvara’ tutulmak

Devlet çeşmesinden su içmeyi reddeden, tabusuz-tapusuz olan sanat/edebiyat, kendini özgürlük yanlısı duvar ve sınır karşıtı olarak tanımlar. Bu algıdan kasıt; uzun erimde sınır/duvar tanımazlık, sınırsız, devletsiz bir gelecek ütopyasını içerirken, “hemen şimdinin” hali olarak da “duvar olmayan duvar”, “sınır olmayan sınır” hatta “devlet olmayan devlet” talep eder.