Sayan kararı skandal

REWŞAN DENİZ / HABER MERKEZİ

Sol Parti milletvekilleri Andrej Hunko, Ulla Jelpke ve Sevim Dağdelen, MİT ajanı Mehmet Fatih Sayan’ın serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Kararı "skandal" olarak gören Hunko, suikastin görmezden gelindiğini, Alman yargısının Türk ajanlarını yargılamada isteksiz olduğunu belirtti. Kararla MİT’e cesaret verildiğini vurgulayan Jelpke, Paris’i hatırlatarak "Almanya’da yaşanabilecek suikastlerden sorumlu olursunuz" uyarısında bulundu. Dağdelen ise Sayan ile başlayan yargılamaların sayısı 6 bini bulan MİT ajanlarıyla devam etmesi gerektiğini ifade etti. 

Gazetemize konuşan Sol Parti milletvekilleri Kürt siyasetçilere suikast planlayan MİT ajanı Mehmet Fatih Sayan’ın serbest bırakılmasını sert bir dille eleştirdi. MİT ajanı Mehmet Fatih Sayan hakkında 15 Aralık 2016’da "MİT ajanlığı" suçlamasıyla açılan dava geçtiğimiz hafta kapatıldı. Suikast hazırlığı belgeleriyle deşifre edilmesine rağmen iki yıl hapse mahkum edilen MİT ajanı Sayan’ın cezası üç yıl süreyle ‘şartlı tahliyeye’ çevrildi ve serbest bırakıldı. Sol Parti (Die Linke) Milletvekili Andrej Hunko, "Bu yargılama, Almanya’da Türk istihbaratının ajan ağının var olduğunu ispatladı. Ancak mahkemenin bu kadar hafif bir ceza ile sonuçlanması Türk istihbaratına karşı yargılamanın isteksizliğini de ispatlıyor" diye konuştu. 

Almanya’nın tutumu skandal

Almanya’da Kürt ve Türk sol muhaliflerin kriminalize edilmesinin utanç verici bir gelenek hale geldiğini belirten Hunko, şu hususun altını çizdi: "Sürekli genişletilen PKK yasağı, 129b maddesi gibi ‘yabancı bir ülkenin terör örgütü’ne üye olanları yargılamak için getirilen yasaklar, aynı zamanda Kürt örgüt ve derneklerini de etkiliyor. Alman yargısının bu tür yargılamalarda tek taraflı olması; yani sadece Türk ve Kürt muhaliflerine karşı olması bir skandaldır." 

Suikast görmezden gelindi

Cihan E.’nin eski eşi Sayan’ın suikast hazırlığında olduğu yönündeki açıklamalarının dikkate alınmaması ve duruşmada buna yönelik sunulan belgelerin kanıt olarak sayılmamasını eleştiren Hunko şöyle devam etti: "Sunulan belgeler, cezayı artırmak için bir gerekçe olabilirdi. Neden kullanılmadı, anlam veremiyorum. Bana göre Alman makamları, MİT’in Almanya’daki faaliyetlerini görmezden geliyor ve bunun için elinden geleni yapıyor."

Jelpke: MİT’e cesaret veriyor

Sol Parti Milletvekili Ulla Jelpke de mahkeme kararının MİT’in Almanya’daki faaliyetlerini cesaretlendireceğine vurgu yaparak, şu açıklamada bulundu: "Ajan Sayan ahmak gibi davrandığı için ‘profesyonel bir ajan olmadığı’ belirtilerek ağır bir ceza verilmedi. Hakim bu karar ile ajana bir daha suç işlememesi için uyarıda bulunmak istedi. Ancak daha profesyonel ajanların faaliyet yürütmesi için MİT’e cesaret verildi."

Cami ve konsolosluklar soruşturulmalı

Almanya’da Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı olan muhaliflerin MİT ajanları tarafından izlenildiği, Kürtlerin güvenliğinin tehlikede olduğunun bu dava ile belgelendiğini vurgulayan Jelpke devamla şöyle konuştu: "Ancak Alman soruşturma makamları diğer Türk ajanlık ağı olan DİTİB camileri veya konsolosluk çevresine karşı da soruşturma açılırsa tutarlı bir davranış sergilemiş olacak; fakat o zaman bu kadar hafif bir ceza alamayacaklardır."

Çifte standart uygulanıyor

Ağır hapis cezaları alan ve duruşması hala devam eden Kürt siyasetçiler ile Münih’te yargılanan ATİK’li tutsaklara da dikkat çeken Jelpke, "Siyasi tutsakların iddianamelerinde somut suç unsurları olmadığı halde yıllarca hapis yatıyor; Sayan’ın bunların karşısında Alman yasalarını ihlal edip vatandaşlarına zarar verdiği halde serbest bırakılması trajikomik" dedi. 

İlişkilerini bozmak istemedi

"Mehmet Fatih Sayan’ın davası Ankara’ya Almanya’da ajanlık faaliyetlerini sonlandırması için sadece bir uyarıydı" diyen Jelpke, hükümetin Sayan’ı serbest bırakarak Türk-Alman ilişkisinin daha çok krize girmemesini engellemek istediğini kaydetti: "Kürt siyasetçilere suikast hazırlığı belgeleri olmasına rağmen sadece ajanlık faaliyetleri suçlamaları ile yargılama yapılması ilişkilerin bozulmama isteğinden. Aksi halde mahkemenin suç ortakları veya suikast planın arkasındakileri sorması gerekirdi.

Suikastten sorumlu olursunuz

Suikast belgeleri mahkeme tarafından dikkate alınsaydı, Sayan daha ağır bir ceza alırdı. 2013’te Paris’te Sakine Cansız ve diğer iki Kürt kadın siyasetçiye yapılan suikast ile Türk istihbaratının Avrupa’da muhaliflerin katledilmesinde parmağı olabileceği görüldü. Sürgündeki Kürt siyasetçilere Almanya’da bir şey olursa, Alman güvenlik makamları bundan sorumludur."

6 bin ajan yargılansın

Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen ise MİT ajanlarının yargılanmasının Sayan ile sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Sayan’ın yargılanmasının Almanya’da faaliyet gösteren Türk istihbarat ajanlarının da yargılanabilmelerin önünü açtığını söyleyen Dağdelen, "Alman hükümeti, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’daki muhalifleri izlemesi için 6 bine yakın ajan ağına karşı daha aktif olmalı" talebinde bulundu.