Şempanzelerin de duyguları vardır

ZABEL MİRKAN

22  Nisan 2020’de dünya prömiyerini National Geographic’te yapan “Jane Goodall: Umut” belgeseli 31 Mayıs’ta yeniden  National Geographic’te izlenebilecek.

“Jane Goodall: Umut” belgeseli çevreciliğe, hayvanların refahına ve doğal kaynakların korunmasına yönelik yenilikçi yaklaşımıyla tüm dünyanın bakış açısını değiştiren Dr. Jane Goodall’ın hikâyesinden çarpıcı bölümler sunuyor. Belgesel, dünyada sürdürülebilir bir gelecek yaratmak için nesilden nesile aktaracak bir umut mesajı yaymayı kendisine görev edinen Dr. Jane Goodall’ın ilham verici öyküsünü konu ediniyor.

1986’da katıldığı bir seminere bilim insanı olarak katılan Primatolog Dr. Jane Goodall şempanzelerin karşılaştığı tehditin büyüklüğünü öğrendikten sonra bu konferanstan bir hayvan hakları savunucusu olarak çıkıyor. Bilim insanı kimliğini geride bırakarak hayvan hakları savunucusuna dönüşen Jane, çevresel krize rağmen kendisine idealist bir görev ediniyor: Dünyada sürdürülebilir bir gelecek yaratmak için nesilden nesile aktarıcak bir umut mesajı yaymak.

Kâbus vahşi hayvanlar için de bitmeli

Covid-19 pandemisi nedeniyle evinden çıkamayan Goodall geçtiğimiz günlerde bir video mesaj göndererek bu kâbusun bir an evvel son bulmasını dilediğini söylemişti. Ve kâbusun sadece insanlar için değil; vahşice yakalanan, insanlar tarafından yenilen, kafeslerde tutulan vahşi hayvanlar için de bitmesi için dua ettiğini söyleyen Goodall, AP News’e verdiği röportajda pandemiye rağmen vahşi hayvan kaçakçılığının da devam ettiğini ifade ediyor.

Jane Goodall röportajda hayvan ticaretiyle ilgili şöyle diyor: “Hayvan ticareti bu insanlara yılda milyarlarca dolar kazandırıyor. Salgın sürecinde de yaşadığımız en büyük sorunlardan biri bu. Turizm, Afrika’nın farklı bölgelerinden ve diğer ülkelerde durmuşken, insanlar işlerini kaybettiğinden ve yiyecek bir şeyler bulmak için vahşi doğaya güvendikleri için kaçak avlanma artıyor. Turlar da bu konuda onlara ek koruma sağlıyor.”

Ünlü primatolog, insanların “Jane Goodall: Umut” belgeselini izledikten sonra evlerine giren ürünlerin, kullandıkları eşyaların nasıl o eve girdiğini, ucuzsa neden ucuza mâl edildiğini ve bu ürün üretilirken/meydana getirilirken herhangi bir hayvana zarar verilip verilmediğinin de sorgulamasını diliyor.

Jane Goodall kimdir?

Jane Goodall 1934 yılında Londra’da dünyaya geldi. Liseden sonra üniversiteye gitmek yerine çeşitli işlerde çalıştı. Garsonluk, sekreterlik gibi işler yaparak para biriktirdi. Jane Goodall’ın amacı para biriktirerek Afrika’ya gitmekti. Bu sayede Afrika’da hayvanlarla iç içe olacak, onları gözlemleme fırsatı bulabilecekti. Bir arkadaşının daveti ile Afrika’ya gitmesi ve burada Louis Leavey ile tanışması hayatının akışını değiştirdi.

Louis Leavey, biyoloji ya da antropoloji eğitimi almayan Jane Goodall’ı asistanı olarak işe aldı. Leavey şöyle düşünüyordu: Jane Goodall bu konuda herhangi bir eğitim almadığı için şempanzeleri gözlemlerken, görmesi gerekeni değil gerçekten görüneni not edecekti. Öyle de oldu. Jane Goodall, uzun süre boyunca Gombe Ulusal Parkı’nda şempanzeleri gözlemledi. Onları bir deneyin kobayları olarak görmedi. Şempanzelere numaralar yerine isimler verdi, onlarla bağ kurmayı denedi ve başarılı da oldu. Gözlediği şempanzelerden birini doğal yaşamına bıraktığında şempanzenin kendisine sarılması bu bağın en hakiki ispatlarından biri oldu. Goodall, şempanzelerin kendi aralarında yirmi farklı sesten oluşan bir dille iletişim kurduklarını, alet yapıp kullanabildiklerini, vejetaryen olmadıklarını gözlemledi. Bunlar bilim dünyasının ilgisini çekti. Jane Goodall, şempanzelerin insanlar gibi duygularının oluşunu, en az insanlar kadar saldırganlaşabildiklerini ortaya çıkardı.

Gombe Ulusal Parkı’nda yıllarını geçiren Jane Goodall, buradan çıkıp tüm dünyadaki şempanzeleri gözlemlemesi gerektiğine karar verdi. Gombe’deki gözlemlerini kitaplaştırdı. Şempanzelerin korunması için dünyanın birçok yerinde seminerler verdi. Goodall, “Banana Club” olarak adlandırdığı yeni bir besleme metodu buldu. Bu metot sayesinde şempanzelerin güvenini kazanabiliyor böylece onlara daha çok yaklaşıp gözlemlerini daha kolay yapabiliyordu. Şempanzelerin karmaşık bir sosyal düzene sahip olduklarını, düzenli olarak gerçekleştirdikleri hareketleri olduğunu ilk kez o kaydetti.

Çalışmalarından ötürü dünya çapında ödüllere layık görülen Goodall, 2004 yılında İngiliz Kraliyeti tarafından “Dame” unvanıyla onurlandırıldı. Kendi adını taşıyan bir enstitü kuran Goodall’ın yaşamı ve çalışmaları birçok kitaba ve filme konu oldu. Goodall, yaşamın yalnızca insanlardan ibaret olmadığını tüm dünyaya anlatmaya çalıştı.