Şubat’ın zemherisi!

Şubat’ın zemherisindeyiz yine, vicdanı buz tutmuş bir çağın orta yerinde üşüyoruz yine ve en önce ruhlarımız üşüyor… Dönüp tarihe baktığımızda komploların en büyüğü karşısında Kürtler olarak kalbimiz buz gibi hesaplar karşısında ürperiyor. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a dönük gerçekleştirilen 15 Şubat uluslararası komplo 21. yılında ağırlaştırılmış tecrit ile devam ederken üşüyen bir zamanda yüreğimizde nasıl kar yangınları yandığını anımsıyoruz. Şubat, Kürt’ün yüreğinde kar yangınıdır. Şubat, Kürt halkının hiçbir tarife sığmayan yasıdır. Ve insanlık tarihinde yasını büyük direniş gerekçesi yapan başka bir ulus yoktur. 15 Şubat uluslararası komplosunun karakterini çözdüğümüzde anlayacağız ki biz dünyanın rahminden söküp atmak istediği istenmeyen çocuğuyuz. Biz, dünyanın ölmeyen inadına yaşam hakkına dört elle sarılan direngen ve isyancı çocuğuyuz. Bu direnişi kulağımıza fısıldayan ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan oldu bu yüzden hepimiz yerine ona uzandı kirli eller. Ölü bir halkı isyana kaldırmanın intikamıdır 15 Şubat.

21 bir yıl geçti ama geçmedi o tarifsiz sızı, her yılı bir asra bedel esaretin çetelesini tuttuk hafızamızda. Ruhu özgür, bedeni esaret altında bir bilgenin yaşadığı esaret ulus olarak bize yaşatılmak istenen esaretin ta kendisi oldu. Bilge hepimizin yükünü omuzlayıp hepimiz yerine direndi. Tanrısal bir yalnızlığın sinesine başını yaslayıp ölümü bile öldüren bir yaşam amacı inşa etti. Bunca yılın her saniyesini anlarsak ancak o zaman soykırım sistemini anlamış oluruz. Çünkü uluslararası komplo, dünya egemen güçlerinin Kürt’e reva gördüğü değişmeyen tek gerçeğidir. 15 Şubat komplosu hala devam eden ama özgür fikir ile örülmüş devasa direnişe çarpan bir gerçektir.

Haddi hesabı olmayan Kürt düşmanlığı, tarihte eşi benzeri olmayan komplolara, ihanetlere, işbirlikçiliklere gebe bir hakikattir. Kürt halkını soykırımdan geçirmenin, Ortadoğu’nun kalbi olan Kürdistan’ı işgal etmenin hevesiyle yanıp tutuşan egemenlerin önüne set olan, özgürlüğün fikir dünyasını inşa eden ve bu fikre kanat takıp dünyaya uçuran tek cesur insan, sayın Abdullah Öcalan idi. Bu yüzden iktidar hırsının vahşileştirdiği dünyanın egemenleri böylesi bir komployu tezgahladı ve Sayın Abdullah Öcalan şahsında Kürt halkından intikam almak istedi. Egemenlerin, Ortadoğu çıkmazında bataklığa saplanmasını sağlayan aklın sahibi Kürt halkının Önderi idi. Kalbi buz tutmuş egemenler artık atını istediği gibi Kürdistan ve Ortadoğu’da koşturamıyordu. Kürt Halk Önderi, dirilen bir halkı insanlık ailesinde hakettiği yere taşımak isteyip artık hiç kimsenin Kürt’ü katliamdan geçirme cesaretini gösteremez hale getirmek istiyordu. Geliyê Zîlan, Dersim, Halepçe tekrarlanmasın diye en zor koşullarda Kürt halkını varlığını koruyan ve özgürlüğünü sağlayan bir gerçekle tanıştırdı. İdeolojisi olmayan bir halka, direniş ideolojisinin argümanlarını oluşturdu. Stratejisiz, taktiksiz bir topluluğa örgütlü ve stratejik bir adım attırdı. Bunlar çok büyük hedeflerdi ve egemenlerin bütün hesabını alt üst ediyordu.

Neredeyse yarım asrı kapsayan bu direniş destanına her koşulda öncülük eden Sayın Abdullah Öcalan’a uygulanan uluslararası komplo, Kürt halkının özgürlük mücadelesine karşı uygulanan bir komploydu ve esas olarak büyük acılar yaşatsa da hala başarıya ulaşabilmiş değil. Çünkü artık ok yaydan çıktı. Kürt halkı özgürlüğüne kavuşmasın diye akla hayale gelmeyen her yöntemi deneyen sömürgeci Türk devleti hala Kürt halkına karşı başlattığı soykırım savaşının ceremesini çekiyor. Kendini Cumhur’un göbeğinde yakan, çocukları aç ve ayakkabısı delik adam bu savaşın kurbanıdır. Açlıktan intihar eden insanlar bu savaşın kurbanıdır. Kanı damarlarında donan ve sınır boylarında can veren insanlar, bu savaşın kurbanıdır. Ölümler Türkiye’de su içmek kadar kolay hale gelmişse; sebebi, Kürt Halk Önderine, Özgürlük Hareketine ve Kürt halkına olan düşmanlıktan kaynaklanmaktadır.

Eğer şimdiye kadar Sayın Abdullah Öcalan’ın barış çağrıları dinlenseydi ve her çözüm önermesi yeni bir komplo ile karşılık bulmasaydı, şimdi Türkiye dünyanın cenneti olmuştu. Ama mevcut devlet ve ruh hastası iktidar yetkilileri sayesinde Türkiye, dünyanın cehennemi haline getirildi. Cehennem biz Kürtleri hiç kimse artık ateş ile sınayamaz. Zira biz cehennemimizi bu dünyada yaşadık. Kürtleri bu vahşi komplo dize getiremedi, devam eden soykırımcılık hiç getiremez. Bize büyük komplo karşısında büyük direnmeyi öğreten bilge insana minnettarız. Varlığı ve bize bahşettiği özgür fikir, dünyalara bedeldir.