Tağuti sistemin irade gaspı

Geçen Cuma günü Kürt Dili Bayramı’nın, Cuma günü ve Ramazan ayının hediyesi olarak, Türk devleti ‘Müslüman Türk kardeşlerimiz’ kutlama mesajı olarak, Siirt, Iğdır, Baykan, Kurtalan ve Altınova belediyelerini gasp ettiler. Bu gasp meselesi elbette yeni bir mesele değil, fakat İslam libasını giyinmiş Tağut sistemin biraz daha tanınması için önemlidir. Bu gasp ile gaddarlık ve zulmün yeni bir fotoğrafı tarihe kayıt edilmiştir. Tağut nedir: Arapça bir kelime olan “tâğut”: “T-ğ-y” kök harflerinden türemiş olup, tekil ve çoğul, dişil ve eril olarak kullanılan bir cins isimdir.

Tâğut kelimesin mastarı olan “tuğyân”: “İsyan etmek, haddi aşmak, azgınlık ve sapkınlık” gibi anlamlara gelmektedir.

(“T-ğ-y” Maddesi: İbn Manzûr, Lisânu’l-Arab)

Haddi aşmanın zirvesi, zorbalık ve azgınlık Tağut ile ifade edilmektedir. Zulüm ve azgınlık yapan kişiler ve sistemler Tağut ismi ile isimlendirilmişlerdir. Bu sözcük Kur’an ayetlerinde de azgın kişilikler anlamında kullanılmıştır. Bakara 256 Nisa 51. ayetlerinde Tağut sözcüğü kullanılmıştır. Haddi aşan birey ve sistemler Tağut’tur.

Türk İslam Sentezinin Tağuti gerçekliği hep var olmuştur. Namaz kılan, oruç tutan, Şatafatlı camiler yaptıran, sakal ve Cübbesinin de bakımını eksik etmeyen, işin görüntüsünü iyi kullanan, Tağuti sistem iktidarını sürdürmeye devam etmektedir. İslam’ı şeklen ve ahlaksızca kullanan bu sistem, kendine Müslümanım diyen bir çok kesimi de etkilemiş durumdadır. Bu azgın sistem güç ve kuvvetini kendisine Müslümanım diyen bilinçsiz topluluklardan almaktadır. Son yirmi yıldır Türk Tağuti sistemi, bütünüyle İslami kavram ve şekiller üzerine inşa edilmiştir. Şuurdan uzaklaştırılmış kesimleri ve bir kısım Kürtleri aldatan bu sistem, Kürtlere sürekli ‘Müslüman kardeşlerim’ diye hitap eder. Kürtleri yüz yıllar boyunca kullanan bu sistem, her zaman Kürtleri yok etmek için planlamalar yapmakla meşgul olmuştur. Bu planlamaları uygulamaya koyan sistem, Kürtleri bütünüyle ortadan kaldıramamıştır.

Kürdistan ulusal kurtuluş hareketinin ortaya çıkması ile Kürdistan’daki bütün kesimlerde de tekrardan bir ulusal uyanış başlamış ve giderek yaygınlaşmıştır. Bu durum Türk Tağut sistemini çılgına çevirmiştir. Kürtleri bir türlü tamamı ile aldatmayı ve yok etmeyi başaramayan bu sistem son dönemde tamamen ve açıktan İslam istismarı üzerinden, Kürtleri tarihten silmeye çalışmaktadır. Tağuti sistemin ideologlarından İsmet Özel isimli belam şöyle söylemektedir: “Eğer Kürtler asimile edilmez ise, Alevilerde Sünnileşmezlerse Türkiye paramparça  olacak.” Kürt’ün kardeşliği Tağuti sistem için kölelik ve asimile olmakla mümkündür. Şimdi din kardeşliği yalanları çok daha keskin bir biçimde açığa çıkmaktadır. Evet Kur’an din kardeşliğinden söz eder: “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.” (Hucurat 10) Bize kardeş diyen Tağutların kardeşlikleri Mümince değil Tağutçadır.

Kürt kardeşim dediği Kürt’ün dili, kültürü, dini, coğrafyasının ismi, örf ve adetleri yasaklanmıştır. Dilini, kültürünü, dinini, mezhebini, medresesini, okulunu ve hakkını isteyen her Kürt Müslüman kardeş terörist ve dinsiz ilan edilmiştir. Zindana atılarak işkenceden geçirilmiş, öldürülmüş ya da onur ve haysiyetini korumak için en zor şartlar da mücadele etmiştir/ etmektedir. Bütün bu vahşete sessiz kalanlar ve bunu uygulayanlar bizlere kardeş demekteler. Bunlara kardeş diyenler ve biz din kardeşleriyiz sözcüklerini kuranlar, bu Tağuti sisteme teslim olmuş, asimile olmuş ve onlara benzemiştir. Kürtçe şiir yazarsın yasak, Kürtçe müzik yaparsın yasak, Kürtçe konuşursun yasak, Kürtçe din anlatırsın yasak, Kürtçe ticaret yaparsın yasak, Kürtçe siyaset yaparsın yasak ve Kürtçe mezar taşı yaparsın oda yasak. Kardeşlik mi? Hangi ve nasıl bir kardeşlik? Allah bizi Kürt bir Anne ve Babadan dünyaya getirir, bunlar Allah’ın iradesini kabüle yanaşmaz, Türkçe ana okulunu, ilk okulu, ortaokulu, liseyi ve üniversiteyi zorla dayatır. Askere zorla götürerek asimile eder. Camide Türkçülük anlatılır, buna itiraz edip camiye gitmeyeni dinsiz ilan eder. İş imkanı vermez, kendi tarlasında yetiştirdiği ürünü yakar, hayvancılığı yasaklar ceza keser, mahkemeye götürdüğünü de Türkçe bilmediği için ceza evine atar.

Hatta Şark İstiklal Mahkemeleri tutanaklarında mevcut hali ile Türkçe bilmeyen genç, Kürtçe konuştuğu için idam edilir. Biz kardeşiz öylemi? Birde din kardeşiyiz öylemi? Kardeşlik hiçbir zaman bu Tağuti sistemde olmadı ve olmayacak. Kimse kendini aldatmamalıdır. Her Kürt ve dürüst Müslüman bu Tağuti sistemin kardeşliğini ret etmelidir. Bunlarla kardeşlik edebiyatı yapanlar, ancak bu Tağuti sistemin devamına yardımcı olurlar. Milletimiz kendi iradesini kabul etmeyenlerle asla kardeş olmayacaktır. Bu sistem Kürdistan’ı işgal etmiştir. Kürt mücadelesi ile siyaseten elde edilen Belediye ve diğer kazanımları da, İstiklal marşı ve binaların tepesine kocaman bayraklar çekerek, fütuhat yaptığına inanmaktadır. Her öldürdüğü Kürt’ü bir düşman, her sağ kalan Kürt’ü öldürmek tek amaçlarıdır. Bu Tağuti sistem le kardeş olunamaz/ olunmamalıdır. Mücadele her alan da zirveye taşınmalıdır. Kürt Müslümanı başta olmak üzere, bütün Kürtler yüzlerini birbirlerine dönmeliler. Siyasi, diplomatik, askeri, ekonomik ve kültürel mücadele elbette her mevzide katlanarak sürmelidir. Ama velakin, bu kardeşlik meselesi de artık sonlanmalıdır. Ben bu Tağuti sistemin kardeşi değilim ve asla da olmayacağım.