TEV-DEM: Devrimi koruyacağız

19 Temmuz Rojava Devrimi’nin, Suriye Devrimi’nin gerçek temsili olduğunu belirten TEV-DEM, devrim değerlerinin korunması için birlik ve direnişin önemin şart olduğunu kaydetti.

Rojava Devrimi’nin 8. yıl dönümüne ilişkin yazılı açıklama yapan TEV-DEM, “Kobanê’de başlayan devrim, devlet zihniyetine karşı demokratik ve özgür toplumun inşasını amaç edinen Suriye halklarının devrimini temsil etmekte ve devrimin gerçek değerlerine sahip çıkmak adına başarıya doğru ilerlemektedir” dedi.

Askeri, istihbarat ve basın yoluyla tüm yöntemlerini 19 Temmuz Devrimi’ni çürütmek, işgal ve çıkarlarını gerçekleştirmek isteyen Türk devletinin, işgali altında bulundurduğu Efrîn, Cerablus, Bab ve İdlib’de demografik değişim yaptığı, kendi kurumlarını inşa edip bayrağını astığı belirtilen açıklamada, şunlar ifade edildi: “Kuzey ve Doğu Suriye halkları, 19 Temmuz ruhuyla kendi evlatlarının oluşturduğu askeri güçlerinin arkasında durmuş, bu uğurda on binlerce şehit ve yaralı vermiştir. Kadınların bu devrimdeki rolü başat olmuş ve toplumsal, siyasi, askeri ve güvenlik alanlarında örgütlülüğünü de geliştirmiş, teröristlere ve işbirlikçilerine karşı kazanan kadınlar olmuştur. YPG-YPJ ve QSD savaşçıları sayesinde Kuzey ve Doğu Suriye’deki tüm halkların kazanımları korunmuştur.

Bu vesileyle Kuzey ve Doğu Suriye’nin demokratik güçlerine, uluslararası ve bölgesel güçlerin çıkarlarını gerçekleştirmek için yüzbinlerce Suriyelinin katledilmesine, milyonlarcasının göç etmesine neden olan teröre karşı durma çağrısında bulunuyoruz.

Terör ve işgal tehlikesi halen devam etmektedir. 19 Temmuz Devrimi’nin kazanım ve değerlerini korumak için birlik, dayanışma ve direnişten başka seçenek yoktur. Sadece bu devrimi başlatan ruh, özgür yaşamımızı ve halk devrimini zafere ulaştırmamızı sağlayacaktır.”

Türk yığınağı sürüyor

İşgalci Türk ordusunun Girê Spî sınırına askeri araç ve personel sevkiyatı önceki günden itibaren arttı.

Alınan bilgiye göre işgalci Türk ordusu, büyük askeri araçlarını Girê Spî’nin karşısında bulunan Urfa’nın Akçakale ilçesine konuşlandırdı. Bexdik, Selîb, Qeran ve Til Fender köyleri ile doğusundaki Mişrife El Ezo köyü ve Siluk ilçesi sınırı üzerindeki sevkiyatını da arttırdı.

Girê Spî karşısında, sınırın Türkiye tarafında bulunan ve Suriyeli göçmenlerin yerleştirildiği kampı boşaltıp yerine ağır silahlarını konuşlandırdı.

Türk devletinin işgali altındaki Cerablus’ta ise çetelerin, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik Türkiye’nin tehdit açıklamalarının ardından Fırat’ın doğu kıyısındaki alanlara ateş açtığı öğrenildi.

Türk yığınağı sürüyor

İşgalci Türk ordusunun Girê Spî sınırına askeri araç ve personel sevkiyatı önceki günden itibaren arttı.

Alınan bilgiye göre işgalci Türk ordusu, büyük askeri araçlarını Girê Spî’nin karşısında bulunan Urfa’nın Akçakale ilçesine konuşlandırdı. Bexdik, Selîb, Qeran ve Til Fender köyleri ile doğusundaki Mişrife El Ezo köyü ve Siluk ilçesi sınırı üzerindeki sevkiyatını da arttırdı.

Girê Spî karşısında, sınırın Türkiye tarafında bulunan ve Suriyeli göçmenlerin yerleştirildiği kampı boşaltıp yerine ağır silahlarını konuşlandırdı.

Türk devletinin işgali altındaki Cerablus’ta ise çetelerin, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik Türkiye’nin tehdit açıklamalarının ardından Fırat’ın doğu kıyısındaki alanlara ateş açtığı öğrenildi.

MİT ile ENKS buluştu

MİT ile ENKS’nin 12 Temmuz’da Efrîn’de toplandığı öğrenildi.Mezopotamya Ajansı’nın (MA) haberine göre, KDP ve MİT ortak yapımı olan Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS), Efrîn Kurtuluş Güçleri’nin düzenlediği eylemlerden dolayı zor günler yaşıyor. MİT yetkilisi, kentteki Bölge Meclisi Merkezi’nde 12 Temmuz’da ENKS yetkililerinden Îbrahîm Biro, Evdilhekîm Beşar ve Fûad Elîko ile iki saat süren bir toplantı düzenledi. ENKS yetkilileri, ‘eylemlere çare bulunmasını, mümkünse tüm eylemci birimlerin imha edilmesini, edilemiyorsa da kontrol altına alınmasını’ istedi. MİT yetkilisi de ENKS yetkililerinden eylemlere dair diplomasi yürütülmesini istedi.

Toplantının bir diğer gündem maddesi de MİT tarafından eğitilen ENKS’lilerin, Kuzey ve Doğu Suriye’ye gönderilmesi ve bölgede bombalı saldırılar gerçekleştirerek özerk yönetim, asayiş ve PYD hakkında halk içerisinde güvensizlik yaratmaya çalışmaları. Minbic, Hesekê, Tebqa ve Cizîr bölgelerine bu amaçla gönderilecek ENKS’liler, talimatları MİT’ten alacak.

Canlı kalkan eylemi

Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük işgal tehdidine karşı binlerce Kobanêli Türkiye sınır hattında bir araya geldi. Kobanê’nin batısındaki Qeremox köyü yakınında bir araya gelenler, işgalci Türk askerlerinin bulunduğu alan karşısında yüz metrelik insan zinciri oluşturdu, işgale karşı direniş ve birlik sloganları attı. İşgalciliğe karşı Kürt, Arap, Ermeni ve Türkmen binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen eylemler üçüncü gününde.

16 bin tarihi eser çalındı

Efrîn’deki onlarca tarihi mekanı ağır iş makineleri ile kazan işgalci Türk devleti, bulduğu 16 bini aşkın tarihi eseri Türkiye’ye götürdü.

Suriye’nin kuzeyinde geniş bir alanı işgal altında tutan ve bu bölgeyi genişletmek için yönelimlerini sürdüren Türk devleti, işgal alanlarındaki tüm ekonomik kaynakları talan etti. Halep’teki sanayi alanlarındaki talanı ile işin rengini erkenden gösteren Türkiye, bu talanı diğer işgal alanlarında da sürdürdü. Efrîn başta olmak üzere tüm işgal alanlarındaki ekonomik kaynakları adeta kurutan Türk devleti, şimdi de bölgedeki tarihi mekan ve eserleri gözüne kestirdi.

Efrîn’i desteklediği çete grupları ile birlikte barbarca saldırılar ardından işgal eden Türk devleti, kentteki talanın ardından tarihi mekan ve eserleri çalmaya başladı. Efrîn’de 144 tarihi mekan bulunuyor. Kentin gözde tarihi mekanlarından biri olan Nebî Hûrî, işgalin ardından Türk devleti tarafından ağır iş makineleri ile kazıldı. Bu kazılarda bölgedeki tarihi eserler ve mozaikler büyük zarar gördü.

Türkiye ayrıca Neandertallere ait kemiklerin bulunduğu ve tarihi 100 bin yıl öncesine dayanan El-Dîdriyê mağarasında da kazı yaparak, çalabileceği tarihi eser aradı.

İşgalci Türk devleti Efrîn’e yönelik saldırılarda tarihi M.Ö 1300’lere varan tarihi Eyn Dara Tapınağı’nı savaş uçakları ile bombaladı ve büyük bir bölümünü yıktı.

Cindirês ilçesinin güneyindeki tarihi höyüğü de ağır iş makineleriyle kazıyıp tepesine askeri üs kurdu.

Arkeoloji Müdürlüğü Eşbaşkanı Hemîd Nasir, Türk devletinin şu ana kadar 16 bin tarihi eseri çaldığını ve bunun büyük bir bölümünün de Efrîn’den alındığını aktardı. Nasir, bu tarihi eserlerin büyük kısmının da Türkiye’deki müzelere satıldığını söyledi.

Türk devleti, Ereb Şêxo, El-Dîdriyê, Zivingê, Ibêdan, Sewan, Qurbe, Stêr, Ên Hecerê(Eyn Hecer), Kefer Rûmê, Cûmkê, Sindiyangê, Durumiyê ve Meydankê başta olmak üzere Efrîn’in farklı bölgelerindeki 35 tarihi höyüğü talan etti.

Raco’daki tarihi Zira kalıntılarında kazı yapan işgalciler, birçok tarihi mozaiği çaldı.