Toplumsal hafızanın kitabı: Sosyal İsyancılık Geleneği ve Folklor

  • İnceleme konusu isyan direniş ve başkaldırı olduğunda Kürtlerin ve Alevilerin özne olmaması mümkün değildir.  Bu anlamda Mehmet Bayrak’ın kitabında Kürtlerin ve Alevilerin yaşadıkları isyan, başkaldırı ve direnişleri türkü ve kılamlarda izlemek mümkündür.

AZİZ TUNÇ

İsyan ile folklorun doğrudan ilişkisi, soyut bir bilgi olarak herkesin bilincinin bir yerinde bulunur. Ancak çoğu zaman bu ilişkiyi, kafalarımızda somutlaştıramayız. Devrimi anlatan bir resmi hemen tanırız, bir ayaklanmanın marşını ezbere biliriz. Ama o tuvale boyaların ve figürlerin nasıl, kim tarafında, hangi etki ve duygularla yansıtıldığını bilmeyiz. Aynı şekilde ayaklanmayı anlatan marşın hangi duygusal devinimlerin sonucu ortaya çıktığını düşünmeyiz. İsyan ve direniş türkülerini/kılamlarını severek okur, dinler ve o türkülerden/kılamlardan güç alırız, ama o türkülerin hangi acılardan damıtıldığını, hangi direnişlerde mayalandığını hatırlamayız. Coşkuyla halaylarda/govendlerde yer alır, ritim tutarız, ama o halayların/govendlerin ritimlerinin kanla/bedelle kazanılmış hangi zaferin sonrasında doğduğunu bilmeyiz.

Ancak biz bilince çıkartsak da çıkartmasak, her isyan, her başkaldırı, folklora yansımakta, folkloru etkilemektedir. Çünkü her iki etkinlikte toplumsaldır ve insana aittir.  Bu nedenle toplumsal bir etkinlik olan isyan, yine insana ait bir kavram olan folklora doğal olarak yansımaktadır. Ya da insanın acısını, hüznünü, ayrılığını, kederini, sevincini anlatan folklor, toplumların zalimlere karşı isyanlarından da beslenmektedir. Bununla birlikte, yukarıdan da değinildiği gibi, çoğu zaman folklor ile isyan arasındaki bu doğrudan bağı görmek, bilince çıkartmak, anlamak, kolay olmayabilmektedir.

Araştırmacı/yazar Mehmet Bayrak, bu konuyla ilgili önemli bir çalışma ortaya koymuştur. Mehmet Bayrak, özellikle isyan ve başkaldırı gibi toplumsal hareketlerle türküler/kılamlar arasındaki somut tarihsel bağlantıları, en ince ayrıntılarına girerek tespit etmiş, bu konuların toplumsal hayattaki somut karşılıklarını araştırmış, derlemiş, kapsamlı bir kitapla kamuoyuna sunmuştur.

Mehmet Bayrak, “Eşkıyalık ve Eşkıya Türküleri: (Sosyal İsyancılık Geleneği ve Folklor)” adıyla yayınladığı kitabının önsözünde başlayarak, isyan/başkaldırı ile folklor arasındaki bağlantıları açıklığa kavuşturmaya çalışmıştır. Bu amaçla kitabın ilerleyen bölümlerinde, oldukça ayrıntılı bir biçimde hangi türkü/kılamın hangi bölgede hangi toplumsal başkaldırının eseri olduğunu ve hangi biçimde topluma yansıdığını incelemiş ve değerlendirmiştir.

Özellikle halk türkülerinin dayandığı toplumsal temelin ele alındığı bölüm önemli bilgilerle doludur. Bu bölüm konu hakkında ufuk açıcı bir inceleme olarak ortaya çıkmıştır.  İsyan ve başkaldırı türkülerinin/kılamlarının hangi toplumsal duyguların tercümanı olduğu, hangi koşullarda ortaya çıktığı ve neyi ifade ettiği somut olarak ortay çıkartılmakta, bilinçlere taşınmaktadır. Bu konuda yapılan değerlendirme ve açıkılamalar, türkülerin/kılamların toplumsal hayatın canlı bir parçası olduklarının görülmesi açısında büyük bir önem ifade etmektedir.

Eşkıyalık olgusu

İnceleme konusu isyan direniş ve başkaldırı olduğunda Kürtlerin ve Alevilerin özne olmaması mümkün değildir.  Bu anlamda Mehmet Bayrak’ın kitabında Kürtlerin ve Alevilerin yaşadıkları isyan, başkaldırı ve direnişleri türkü ve kılamlarda izlemek mümkündür.

Tarihin derinliklerinde gelen “türkü/kılam ve isyancılık, başkaldırı, direniş” ilişkisine dair belli başlı yazarların görüşlerinin de ele alındığı kitapta, eşkıyalık olgusu başlı başına inceleme konusu yapılmıştır. Kitabın ilgili bölümünde Kemal Tahir’in ve Yaşar Kemal’in yanında birçok yerli ve yabancı yazarın da eşkıyalık konusundaki görüşleri ele alınmış ve değerlendirilmiştir.

Bu yönüyle, yaklaşık 750 sayfalık devasa bir inceleme olan ‘Eşkıyalık ve Eşkıya Türküleri: Sosyal İsyancılık Geleneği ve Folklor’ aynı zaman da önemli bir eşkıyalık araştırması olarak da okunabilir. Mehmet Bayrak bu çalışmasıyla, eşkıyalık olgusunun, hem toplumsal/siyasal boyutunu incelendiği, hem de halkın eşkıyalar için söylediği kılamların ve türkülerin kayıt altına alındığı bir eser ortaya koymuştur.

Künyesini çıkartmış

Bildiğimiz gibi eşkıyalık, genellikle bireysel/grupsal bir aktivite olsa bile, karakteri icabı sisteme muhalif bir yapıya sahiptir. Her şeyden önce verili kurallara uymayarak, sisteme karşı çıkmış olmaktır. Bu nedenle eşkıyalık, toplumsal/siyasal bir içeriğe de sahiptir. Böyle olduğu içindir ki toplum çoğu zaman eşkıyalara sahip çıkmış, benimsemiştir.

Toplumun sahiplendiği her hareket gibi eşkıyalıkta toplumsal hafızaya nakşedilmek durumundadır. Yakın/uzak tarihin toplumsal hafızaya kaydedilmesinin geçerli yöntemleri kılamlardır/türkülerdir. Böyle olduğu içindir ki toplum benimsediği her eşkıyanın hayatını, faaliyetlerini, acılarını, sevinçlerini, yenilgi ve zaferlerini türkülerle/kılamlarla kalıcılaştırmıştır. Mehmet Bayrak ise bu çalışmasıyla, halkların bilincinde, dilinde yer alan, ama hikayeleri bilinmeyen bu türkülerin ve kılamların hangi koşullarda, ne için ve kim tarafında söylendiğini bulmuş, tespit etmiş, bir anlamda bu türkü ve kılamların künyesini çıkartmıştır.

Toplumsal hafızada güncellenmiştir

Kitapta yakın tarihin ve coğrafyamızın birçok bölgesinde yaşamış olan eşkıyalarla ilgili türküler/kılamlar da değerlendirilerek kitaba bir bütünlük kazandırılmıştır. Ege’de, Karadeniz’de, Orta Anadolu’da ve Kürdistan’da yaşamış olan sayısız eşkıyanın hikâyeleri ve bununla ilgili türkü ve kılamlar, bu kitapta yer bulmuştur.  Böylece Kürtlerin Alevilerin, Lazların, Türklerin, Çerkeslerin, Efelerin, Yörüklerin, yani bu topraklarda yaşamış olan tüm halkların, direniş geleneğinin ifadesi olan eşkıyaların türkü ve kılamları, halkların yeni direnişlerini mayalamak için toplumsal hafızada güncellenmiştir. Köroğlu’nda, Aydın’da Atçalı Kel Mehmet’e, Maraş/Antep’te Karayılan’a, Çukurova’da İnce Memed’den, Malatya/Kürecik’te Kasımoğlu’na ve daha birçok eşkıyanın türkülerine kitapta yer verilmiş olması, kitabı, konusu hakkında külliyatlı ve kalıcı bir esere dönüştürmüştür. Böylece bu toplumsal birikim, tarihe ve insanlığın hafızasına bir defa da bu yolla kaydedilmiştir.

Bu topraklarda bin yıldan beri yaşanmış onca isyanın ve başkaldırının, türkülerini/kılamlarını derlemek, bunların toplumsal siyasal nedenlerini tespit etmek, kayıt altına almak ve anlaşılır kılmak, burada yazıldığı kadar kolay bir iş değildir elbette. Mehmet Bayrak bu zor işi, hakkıyla yaparak, biz okuyucularına yeni bir zenginlik kaynağı sunmuştur.

Mehmet Bayrak, Eşkıyalık ve Eşkıya Türküleri: Sosyal İsyancılık Geleneği ve Folklor

Özge Yayıncılık, 3. Baskı