‘Türk askeri Libya’ya gitmeyecek’

Libya’da çatışan güçlerin üzerinde anlaştıkları ve basına sızan taslağa göre Türk devleti Libya’ya asker göndermiyor. Sızdırılan belgede, ateşkesin BM’nin gözetiminde sürdürüleceği belirtiliyor.

Türk devletinin desteklediği Trablus merkezli Libya Mutabakat Hükümeti ve General Halife Hafter arasında yapılan ateşkes anlaşmasına göre Türk askeri Libya’ya gitmeyecek.

AKP-MHP iktidarı ve Rusya’nın girişimleriyle savaş nedeniyle çok zor günler geçiren Türk devletinin uydusu Fayez El Sarraj yönetimineki Libya Mutabakat Hükümeti ile askeri gücü General Hafter’den oluşan Tobruk merkezli yönetim, ateşkes konusunda uzlaştı.

Ateşkeste en önemli nokta ise Türkiye’nin Libya’ya asker göndermemesi. General Hafter’e yakın olan El Arabiya kanalının yayımladığı metinde, Libya’ya Türkiye askeri gönderilmesinin durdurulması yönünde bir madde de yer alıyor.

Artı Gerçek’in El Arabiya kanalına dayanarak verdiği habere göre Libya’daki iç savaşa son verip siyasi süreci başlatmak amacıyla Rusya’nın başkenti Moskova’da yapılan toplantıda sunulacağı iddia edilen ateşkes anlaşmasının taslak metni sızdırıldı. Haber yayına hazırlandığı sıralarda Fayez El Sarraj ve General Hafter’in Moskova’da bir ateşkes anlaşmasını imzalaması bekleniyordu.

Sızdırılan metinde yer alan maddeler

Sızdırıldıktan sonra El Arabiya’nın yayınladığı taslak metinde yer alan maddeler şunlar:

  •  Türkiye’nin Libya’ya asker göndermeyi durdurması,
  • Ateşkesin uluslararası ve tarafsız bir kurum olarak Birleşmiş Milletler’in gözetiminde sürdürülmesi,
  • Her iki tarafın da silahlı güçlerinin koşulsuz olarak kışlalarına geri dönmesi,
  • Sadece siyasi bir çözüm aranması,
  • Bazı silahlı milislerin silah bırakması,
  • Görev ve yetkilerin Trablus ve Bingazi arasında paylaşılması,
  • İç savaşın tarafları olan Fayez el Sarraj ile General Halife Hafter’in bağlayıcı bir anlaşma imzalaması ve bu anlaşmadan geri adım atmaması,
  • Hafter’e bağlı Libya Ulusal Ordusu’na terörle mücadele başta olmak üzere belirli görevler verilmesi, bu görevlerin Sarraj’la işbirliği içinde icra edilmesi,
  • Libya’nın petrol ve doğalgaz kuyularının güvence altına alınması görevinin Ulusal Ordu’ya verilmesi, offshore noktaların uluslararası denetim altına girmesi.

Sızdırılan ateşkes anlaşma taslağı analiz edildiğinde, daha çok General Hafter ve Tobruk’taki Temsilciler Meclisi lehine bir gelişmenin olduğu görülüyor. Zira, 2 Ocak’ta Meclis’te AKP-MHP oylarıyla Libya’ya asker gönderme tezkeresi geçmiş ancak tezkere hem Meclis’te grubu bulunan tüm muhalefet partileri ve iç kamuoyunun hem de dış kamuoyu, Akdeniz ülkeleri, Arap dünyası ve uluslararası güçlerin tepkisini çekmişti. Sızdırılan taslağa göre Türkiye bu tepkiler nedeniyle Libya’ya asker gönderemiyor. Ancak, Ortadoğu, Afrika ve Akdeniz’de oyun kurucu değil de bozguncu ve saldırgan bir politikayı esas alan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülüğündeki Türk devleti, Libya’daki iç savaşı daha çok oraya İdlib ve Suriye’deki diğer işgal edilen bölgelerden gönderdiği çetelerle derinleştirmeye çalışacak.

Yine sızdırılan taslağa bakıldığında petrol ve doğalgaz kaynaklarını korunma ve terörle mücadele görevlerinin ulusal orduya verilmesi Hafter lehine önemli gelişmeleri oluşturuyor.

Öbür yandan taslakta yer alan “Ateşkesin sürdürülmesinin uluslararası ve tarafsız kurum olan Birleşmiş Milletler tarafından sürdürülmesi” maddesiyle, Türk devleti biraz daha -en azından görünürde- devreden çıkmış olacak. Ayrıca Erdoğan Libya’ya yönelik işgali, Libya Mutabakat Hükümeti üzerinden sürdürme amacındaydı. Sürekli olarak Birleşmiş Milletler’in Libya Mutabakat Hükümeti’ni meşru hükümet olarak tanıdığını ileri sürüp, bu ülkeye asker ve çete transferini de haklı gösteriyordu. Sızdırılan taslakta BM’nin gözlemci olması aynı zamanda bu uluslararası kurumun Hafter güçleri ve dayandığı siyasal yönetimin de tanınmasını getirecek.

Öbür yandan ateşkesle birlikte Türk devleti, son dönemlerde Hafter karşısında önemli toprak ve güç kaybeden Libya Mutabakat Hükümeti’ne zaman kazandırmak ve onu çok daha ağır bir yenilgiden kurtarmayı amaçlıyor. Ateşkesle birlikte belli ölçüde bu amacına ulaştığı da söylenebilir.

Yine, Suriye’nin İdlib kentinde rejim güçleri ve çeteler arasında da bir ateşkesin yapılmasıyla birlikte AKP medyası tüm bu gelişmeleri, Türk devleti açısından ‘barış’ çabalarının başarısı ve zafer olarak servis etti.   

Moskova’da toplantı

Haber yayına hazırlandığı sıralarda Rusya’nın başkenti Moskova’da Libya Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayez El Sarraj ve General Hafter’in görüşüp, ateşkes anlaşması yapması bekleniyordu.

Türkiye’yi temsilen Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Başkanı Hakan Fidan da Moskova’ya gitti. Sarraj-Hafter görüşmesinden önce ise Türk heyeti AKP-MHP’nin uydusu durumundaki Sarraj ile bir görüşme gerçekleştirdi.

‘Mısır’dan askeri yardım isteyebiliriz’

Bu arada askeri gücünü General Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’nda alan ve merkezi ülkenin doğusundaki Tobruk kentinde bulunan Libya Temsilciler Meclisi, Libya’ya bir dış müdahale olması halinde Mısır’dan askeri yardım isteyebileceklerini açıkladı.

General Halife Hafter tarafından desteklenen Libya Temsilciler Meclisi’nin Başkanı Akile Salih, Mısır Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada Mısır ordusundan yardım isteyebilecekleri mesajını verdi. Salih, “Sizlere cesur bir tutum sergileme çağrısı yapıyorum. Ülkemize dış müdahale olması halinde, Mısır ordusundan müdahil olmasını talep etmek zorunda kalabiliriz” dedi.

HABER MERKEZİ


Conte Ankara’da Erdoğan ile görüştü

İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Libya’daki ateşkes ve sonraki gelişmeleri ele almak amacıyla dün Ankara’ya gitti. Görüşmenin ardından Conte ve Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ortak basın açıklaması yaptı.

Erdoğan, konuşmasında, Libya’da yakın zamanda bir ateşkes anlaşmasının imzalanmasını özellikle temenni ettiğini söyledi.

İtalya Başbakanı Conte de “İdlib’in gerginliği azaltma bölgesi statüsünün muhafazasına yönelik çabalarımıza İtalya’nın desteğini beklediğimizi vurguladım.”

 ANKARA