Türkiye AİHM’de Vicdani Red’den mahkum

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 12 Haziran 2012 tarihinde benim Türkiye aleyhine açmış olduğum davada oybirliği ile “işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muamelelere tabi tutulmama” (Madde 3), adil yargılanma (Madde 6) ve “ifade, vicdan ve din özgürlüğü” (Madde 9) hakkının ihlal edildiği yönünde karar verdi.

Peki ne olmuştu da Türk Hükümeti AİHM’de mahkum oldu?
Vicdani reddimi 2004’te açıkladım ve ardından birçok kez tutuklandım. Askerlik görevini yerine getirmeyi reddettiğim için üç kez kovuşturmaya maruz kaldım. Askeri mahkemede yargılandım. 2004 ila 2009 arasında toplam 17 ay askeri cezaevinde tutuklu kaldım. 2007’de tutukluyken kötü muamele gördüm, dört asker tarafından tekmelenip dövüldüğüm, ağzıma kirli bir çaput tıkıldı, üç gün boyunca sandalye ya da yatak olmayan bir hücrede tutuldum ve battaniye olmaksızın beton zeminde uyumaya zorlandım. Bu olaylar hiçbir zaman usule uygun bir şekilde soruşturulmadı ve bunu yapanlar hakkında hiçbir işlem yapılmadı! Defalarca hücre cezasına çarptırıldım ve üç ay hücrede tutuldum.

Karar neyi getirecek?
Bana dair alınan karar, 2006’daki ‘Ülke Türkiye’ye Karşı’ davasında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Osman Murat Ülke’nin defalarca kovuşturmaya uğramasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3.Maddesini (insanlık dışı veya küçültücü muamele ya da ceza) ihlal ettiği hükmünü tekrarlamıştır. Mahkeme ayrıca benim askeri mahkemenin taraflı olabileceğine dair korkusunun makul olduğuna dayanarak Sözleşme’nin 6. Maddesinin ihlal edildiği kararını verdi. Mahkeme kararının bir diğer önemi de Türkiye’nin sözleşmenin 9. maddesini ihlal ettiği yönünde vermiş olduğu karardır. Bu mahkemenin vicdani reddi düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğü kapsamında gördüğünün ifadesidir.
Bu karar uyarınca Türk hükümeti vicdani reddi yakın bir zamanda kabul etmek zorundadır. Aksi durumda Avrupa konseyi ve ilgili uluslararası kuruluşlar nezdinde ciddi zorlamalar yaşayacaktır.

Vicdani Red konusunda başka bir gelişme de var!
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi daha önceki kararlarında Osman Murat Ülke’nin (Ossi) bir kez daha tutuklanmaması gerektiğine dair bir ifade kullanmıştı. 
Ancak Türk Hükümeti bu konuda yasal her hangi bir düzenleme yapmadı. Ve ülke’nin yakalama riski hep var oldu. Bunun üzerine Ülke’nin avukatı Hülya Üçpınar durumu komiteye rapor etti. Komite bu konuda karar almak üzere 4 Haziran’da toplandı. Rastlantıya bakın ki Eskişehir Askeri Mahkemesi Ossi’nin yakalama kararını kaldırdığını belirten bir karar aldı.
Ne zaman?
Komite’nin toplantıya başladığı gün yani 4 Haziran’da. Hükümet de aynı gün bu kararı Komite’ye bildiriyor.
Komite Ayrıca, Hükümetin “konunun müzakere edildiğine” ilişkin bilgilendirmede bulundu. Komite sonuçlarını beklediğini belirterek sorunun çözümlenmesi için bir zaman tablosu gönderilmesini de istemiş.
Ancak Eskişehir Mahkemesinin tutuklamayı kaldırmasının askerlik yükümlülüğünü ortadan kaldırma gibi bir sonucu yok.
Umarım bu gelişmeler Türkiye’de Vicdani Red hakkının tanınmasının yolunu açar.
Gençler, anne babaları, kardeşleri ve dostları artık şunu bilmeliler; Vicdani Red temel bir insan hakkı ve meşrudur! Vicdani Reddi yasaklamak, vicdani redçileri cezaevine atmak meşru değildir ve hukuk dışıdır!
Vicdani Redçileri hapse atanlar suç işliyorlar! 
Yaşama inancım, Özgürlük ve hak bilincim beni Vicdani Red gibi zor bir yola sevk etti.

Bedeli ağırda olsa ben kazandım!
Türkiyeli Savaşkarşıtları, Vicdani Redçiler ve İnsan Hakları Savunucuları olarak, Uluslararası Af Örgütü ve Uluslararası Savaşkarşıtı örgütü ile ortak yürüttüğümüz özgürlük, barış ve hak mücadelesi eminim zorunlu askerlik uygulamasına son verecektir!
Güzel şeyler oluyor, daha da olacaktır!