Ulusal birlik

1995 yılından bu yana “ulusal birlik, ulusal kongre“ üzerine yazılar yazılır, ulusal birlik ve ulusal kongrenin toplanması için konferanslar düzenlenir, hazırlık komiteleri oluşturulur, ancak Kürtlerin bu bir asırlık rüyası tıpkı “Bağımsız, Demokratik Kürdistan“ rüyası gibi bir türlü gerçekleşemez. Yanlış anlaşılmasın, çocukluk, gençlik, olgunluk dönemimizin rüyaları bir gün mutlaka gerçekleşecek. Şimdi bu rüyalarımızı gerçekleştirmek için çok çalışmak zamanıdır.

Ulusal birlik ve ulusal kongre üzerine söylemler geçen hafta HDP heyetinin Güney Kürdistan’ı ziyareti ve KNK öncülüğünde Kerkük’te yapılan iki günlük çalıştay nedeniyle yeniden gündeme getirildi. Kürtlerin her zamankinden daha acil olarak ulusal birliklerini sağlama, ulusal kongrelerini gerçekleştirme gibi acil bir görevleri var. Kürdistan’ın her dört parçası ve Kürdistan’ın Güney‘i ve G.Batı‘sında elde ettiği kazanımlar tehlike altında. Kürtleri sömürgeleştiren devletler Kürtlerin kazanımlarına, varlığına karşı aralarındaki çelişkileri bir tarafa atıp birlik oluşturma yolundalar. Özellikle İran rejimi ve Türkiye Kürtlerin Ortadoğu’da ulusal statü kazanmasına karşıdırlar. İran bu konuda Suriye rejimini de ikna edip Türkiye ile bir araya getirme çabası içerisinde. Güneyde bağımsızlık ilanına ve G.Batı’da Demokratik Federasyona karşı. TC de aynı doğrultuda hareket ediyor. Güney Kürdistan ile ekonomik işbirliği, siyasal dostluğuna devam etmesine rağmen G.Batı Kürdistan’da Kürtlerin statü kazanmasına ve demokratik federasyon oluşumuna karşı. Güney Kürdistan ile ilişkileride ekonomik ve siyasal yararları nedeniyledir. Pamuk ipliğine bağlı bu ilişkiler her zaman kopabilir. Bir gecede Kürdistan’ın Güneyi de hedefi haline gelebilir.

Öz olarak Kürtlerin acilen birliklerini oluşturma ve ulusal kongrelerini gerçekleştirmeleri tarihin önlerine koyduğu ilk görevdir. Ulusal Birlik ve kongrenin gerçekleştirilmesinin ilk şartıda tüm Kürt örgüt ve hareketlerinin sömürgecilere karşı gösterdiği toleransı, güler yüzü birbirlerine karşı göstermeleridir. Bunun içinde Kürt örgüt ve hareketleri ile şahsiyetlerinin medya üzerinden birbirlerine hakaret edip, ağıza alınmayacak sözleri söylememeleri, yazılar yazmamaları gerekir. Kürt toplumu içerisinde birden fazla örgüt, kurum, hareket ve şahsiyetler vardır. Kürtler birbirlerinin yanlışlarını birbirlerine söylemeli ve anlatmalıdırlar. Ancak eleştir ve söylemlere hakaret ve ağır kelimeler kullanılmamalıdır. İkinci olarak Kürtler müşterek meselelerini kendi aralarında konuşarak hal etmeye çalışmalılar, sömürgeci güçlerle olan ekonomik ve diplomatik ilişkilerde birbirlerinin aleyhinde olmamalı, birbirlerinin kuyusunu kazmamalıdırlar. Bilmelidirler ki kazdıkları kuyulara bir gün kendileride düşebilir. Ortadoğu’nun ve dünyanın kaygan zemininde diplomasi alanında başarılı olabilmeleri için müşterek bir dış politika belirlemeleri ve bu minval üzeri diplomasilerini yürütmelidirler.

Kürtler birbirlerine karşı şiddete başvurmamalılar. Bir diğer parçanın aleyhine olan sömürgeci operasyonlara katılmamalı, sömürgecilerin kardeşleri hakkında sarf ettiği olumsuz sözlere hep birlikte karşı çıkmalıdırlar. Bunun içinde her şeyden önce birbirlerine karşı dürüst olmalılar, ulasal birlik ve ulusal kongre konusunda samimi olmalıdırlar. ulusal kongrelerini sudan sebeplerle ertelemeden en yakın zamanada toplamalıdırlar. Yoksa görünüşte verilen samimi pozlar, demeçler ulusal birlik ve kongre için yeterli olmaz. Kürtler Seyda Cegerxwîn’in ünlü dizelerini hiç unutmamalıdırlar “Ger em nebin yek/ Dijmin me dikuje yek bi yek“(Birlik olmazsak düşman bizi tek tek öldürür).

KURDİSTAN TARİHİNDE  BU HAFTA: 

* 27 Eylül 1994 tarihinde ARGK Dersim komutanlarından Celal Barak TSK ile girdiği bir çatışmada yaşamını yitirdi.

* 28 Eylül 1975 tarihinde İstanbul’da DDKD (Devrimci Demokratik Kültür Derneği) kuruldu.

* 28 Eylül 1992 tarihinde İstanbul’da MKM kuruldu. Kurucuları arasında şehit Ozan Ali Temel de vardı. 

* 29 Eylül 2009 tarihinde Heyva Sor çalışanlarından şehit babası H.Hasan Aydın 16 yıl sonra döndüğü ülkesinde yakalandığı hastalıktan vefat etti. 

* 1 Ekim 1962 tarihinde İstanbul’da sahipliğini ve başyazarlığını Kürt yurtsever devrimci Edip Karahan’ın yaptığı Kürtçe-Türkçe “Dicle-Fırat” aylık olarak yayınlanmaya başlandı.

* 2 Ekim 1908 tarihinde İstanbul’da Kürt Teavün ve Terakki derneği kuruldu. Dernek aynı isimle bir gazetede yayınladı.

* 2 Ekim 1979 tarihinde İran’da İslam anayasası için yapılan referandumu ulusal ve demokratik hakları tanınmadığı için Doğu Kürdistanlılar tarafından protesto edildi.