Viyan bizimle vedalaştı

Şakran Cezaevi’nde açlık grevinde olan tüberküloz hastası Viyan Hevjin Morkuzu’nun sağlık durumunun kötüleştiğini belirten amca Mehmet Morkuzu, “Viyan bizimle vedalaştı” dedi.

Şakran Kadın Cezaevi’nde tutulan Viyan Hevjin Morkuzu, üç yıllık tutsak. Amedli Viyan, Dicle Üniversitesi’nden mezun. Son sınıftayken 6 Aralık 2009’da Dicle Üniversitesi öğrencisi Aydın Erdem’in katledilmesini protesto etmek üzere açıklamaya katılan Viyan, gözaltına alınıp serbest bırakıldı. Mezun olduktan sonra Muş’ta eğitimci olarak göreve başlayan Viyan, burada da Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) üyesi olduğu için baskılara maruz kaldı. Göreve başladıktan birkaç yıl sonra gözaltına alınıp bırakıldığı dosya nedeniyle tutuklandı.

Amca Mehmet Morkuzu, Viyan’ın sağlık durumunun kötüleştiğini belirtti. Viyan’ın telefon görüşünde kendilerine sağlık durumunun kötüleştiğini ve olası sonuçlara hazırlıklı olmalarını istediğini aktaran Morkuzu, ”Viyan duruşu ve kararlarıyla ailede öncü rol oynadı. Haksızlığa asla sessiz kalmazdı. Duyarlı kişiliği tüm rahatsızlığına rağmen açlık grevi eylemini başlatmasındaki en önemli faktör. Onlar daha yaşanabilir bir ülke için mücadele ediyor” dedi.

Viyan’ın tüberküloz hastası ve ciğerlerinde ciddi rahatsızlığı olduğunu kaydeden Morkuzu, açlık grevi eylemleri sonrası hastalığının daha fazla ilerlediğini hatta vücudunun sol kısmının tutmadığını ve nefes almakta zorlandığını dile getirdi. Tüm bu rahatsızlıklarına rağmen açlık grevi eylemine başlamasının ve sürdürmesinin kendisi ve ailesi için gurur verici olduğunu vurgulayan Morkuzu, şöyle konuştu: “Viyan bizimle vedalaştı. Korkumuz büyük. Hükümet taleplerini dikkate alıp adım atmalı.”


Bu eylem bizim için onurdur

Açlık grevinde olan tutsaklardan Mehmet Salih Tekin ve Erdoğan Aktaş, ailelerine gönderdikleri mektupta, “Bu eylem bizim için onurdur” dedi.

Diyarbakır T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 1 Mart’tan bu yana açlık grevi eyleminde olan Mehmet Salih Yiğit ve Erdoğan Aktaş, mektuplarında, eylemlerine ilişkin kararlılık mesajı verdi.

Öcalan’ın her öğrencisi gibi

Erdoğan Aktaş’ın mektubu şu şekilde: “Hareketimiz tecridin kaldırılmasına yönelik bir hamle başlattı. Bundan dolayı ben de Öcalan’ın her öğrencisi gibi bu eylemdeki yerimi aldım. Tecridi kırmak için üzerimize düşen bedeli ödemeye hazırız. Şu ana kadar çok bedel de ödedik. Halkımızdan ve gençlerimizden istediğimiz şudur; güçlü bir şekilde ayağa kalkıp, seslerini yükseltsinler.”

Bu faşizmi yıkacağız

 Mehmet Salih Tekin’in gönderdiği mektupta ise şunlar ifade edildi: “Ben Önder Öcalan’ın her öğrencisi gibi ahlaki ve politik sorumluluğumu yerine getirmek, dönemsel hamlenin içinde aktif bir şekilde yer almak için kendimi hazırladım. 1 Mart’tan bu yana eylemimiz kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Bu benim için onurdur. Tecridin sona erdirilmesi için ödenmesi gereken her türlü bedeli ödemeye hazırım. Biz bu faşizmi yıkacağız.”