5.5 C
Berlin
Cumartesi, Nisan 4, 2020

Yazarlar

Hesen QAZÎ

Awrêk le bizûtnewey Çepî Iran le nawewe Hevpeyvînî Hemîd Şewket legel Kuruş Laşayî Şewket: Çi biryarêkt da? Laşayî: Be pêy ewey le derûnim da radebra dû rêgam le ber bû. Ya xom bikûjim û yan legelyan bisazêm û xom rizgar kem. Be qebûlî ewey ke şikawim, rêgayekî itrim le ber nebû. Çend rojêk le şik […]

YEKO ARDİL

Di vê serdema bobelata Korona Vîrûsê de yek ji babetên ku herî zêde di navenda gotûbêj û niqaşê de ye, babeta pergala rêveberiya civakî ye. Bivênevê li ser rûyê zemînê qeyranek heye. Hind kes vêna weke şerekî jî bi nav dikin û weke şerê mirovahiyê yê li dijî vîrûsê pênase dikin. Hind kes jî vêna […]

AHMET KAHRAMAN

Yerkürenin bütün insanları gibi Kürtler de, korona salgını karşısında ölüm korkusuna esir. İnsanlar evlerinde, gönüllü mahpus… Ama onlar dünyalılardan farklı olarak, Türk devletinin kesintisiz süreli esiri olarak, ev hapsine alışık. Yıllar var ki, tepelerinde helikopter ve uçak sesleri eksik değil onların. Sesi duyan evine gizleniyor. Dışarda olmak, ölüme davetiyedir, çünkü. Gökten inen bir füzeden sonra, […]

FÊRGÎN MELÎK AYKOÇ

Ev bû sê meh ku ez hê jî kelehên devera Dêrsimê didim nasandin. Kengê yên li Dêrimê qediyan ez ê vê carê berê xwe bidim parêzgeheke din. Ji vê devera Dêrsimê re “Firata Jorîn” jî dibêjin. Ev kelehên li vê herêmê % 99 kelehên dema Ûrartûyan in. Ev jî rastiya serwerbûna Ûrartû (Bianî, bi navê […]

Sara Aktaş

Tüm dünya, bütün insanlık olarak gece gündüz TV’den ve gazetelerden, sosyal medya üzerinden Covid-19’u konuşuyoruz. Bazen dehşet içinde kalarak, bazen kalbimiz parçalanarak, bazen gülerek ve bazen insanlığımızdan utanarak… Bedenimize yönelik bu saldırı karşısında, dünyada taşlar yerinden oynarken çok şeyden konuşuyoruz. Yüzyıllardır bizi bedeninde barındıran doğanın bir bedeni olduğunu da hatırladık. Bize unutturulan doğanın bedenini, bize […]

Esra MİKYAZ

Dünyanın önemli bir bölümünde Covid-19 (Koronavirüs) gündemiyle canhıraş bir savaş yaşanıyor. Çin, İran, İspanya, İtalya, Fransa, İngiltere başta olmak üzere birçok ülkede insan kayıpları oldukça yüksek. Oldukça yüksek diyorum, çünkü kimi senaryolara göre bilinçli belirlenmiş merkezlerde kapitalizmin belirlediği sınırlar, sınıflar, toplumsal kesimlerden kayıplar yaşanıyor. Bazı tanınmış isimlerin hastalığa yakalandığı, karantinaya alındığı, risk oluşturduğu haberleri salgının […]

VEYSİ SARISÖZEN

Saray “ceza indirimi” yoluyla hapisaneleri boşaltmak üzere harekete geçti. Türkiye’de idam cezası olmadığına göre, virüs yoluyla fiili ve kitlesel idam cezası uygulanmasını önlemenin biricik yolu, tüm hükümlü ve tutukluları serbest bırakmak. Onları virüs karşısında savunmasız bırakmak ise ölüm cezasını kitlesel olarak uygulamak anlamına gelir. Böyle bir toplu katliama “zindan jenosidi” denir. Meselenin “genel” ele alınışı […]

METİN YEĞİN

‘Ve benim sorum yine basit; Bir ölüyü bile canlı (!) tutacak, bir ya da beş solunum makinesi, kaç kişiyi kurtarabilir ve bir küresel salgına karşı, piyasanın dışında, toplumsal bir sağlık sisteminden başka mücadele edilebilir mi ?’ Şimdi biraz geriye gidiyoruz. Belki yıl olarak çok değil ama gerçekten, dönem olarak sanki iki-üç yüzyıl daha önceki zamana. Ülkede […]

İLHAM ADAR BAKIR

Büyük bir belirsizliğin ağır sisli havası içerisinde hepimiz şaşkınız. Bilim kurgu filmlerinden tanıdığımız sahneler kapımızın önünde cereyan ediyor. Bu bilim kurgu filminin içine ha düştük ha düşeceğize dair endişe ve panik hali herkesi hızlı bir şekilde pençesine almaya başlamış durumda. Herkes büyük bir tehlikeden söz ediyor, sürekli ülke ülke ölen insanlara dair rakamlar televizyonlardan, telefon […]

SELMA AKKAYA

Yüzyıllar boyunca; deprem, yangın, kıtlık ve iklim düzensizlikleri gibi doğal afetlerin yanında insan ölümlerinin bir diğer büyük kaynağı salgın hastalıklar olarak tarihe geçmiş. Şimdi bizde böylesi bir tarihsel süreçten geçiyoruz. Kısa bir sürede hızla yayılarak binlerce ve hatta bazen milyonlarca insanın ölümüne yol açan salgınların, imparatorlukları çökerttiği, orduları kırdığı ve toplumun psikolojisinde derin tahribatlara yol […]

CAFER TAR

Son bir kaç ay içinde ortaya çıkan koronavirüs salgınına kadar modern batılı insan neredeyse 70 yıldır savaş ve şiddetli salgın hastalıklardan uzak, nisbetten sakin bir hayat sürdürüyordu. II. Dünya Savaşı sonrası hiç bir batılı ülkenin kendi topraklarında savaş yaşamamış ve şiddetli bir salgın hastalıkla karşılaşmamış olması uzun insanlık tarihinde çok istisna bir dönemi ifade eder. […]

ABDURRAHMAN AYDIN

Bütün dünyanın gündemi Covid-19 virüsü, haliyle. “Bütün gerilimlerimize, düşmanlıklarımıza, ayrımlarımıza rağmen, insanlığın ortak bir tehdit altında olması nedeniyle” diyebilmeyi çok isterdim. Birbirimize değilse bile türümüze bir güven duyabilmeyi… “Hepimiz ortak bir tehdit altında olduğumuz için hepimizin gündemi kaçınılmaz bir biçimde Covid-19 virüsü oldu” diyebilmeyi de. Çünkü hiç olmazsa bir sorun karşısında ‘insanlığın’ bir ortak yanıtına […]

Demir ÇELİK

4.5 milyar yaşında olan gezegenimizde bugüne dek 5 büyük kitlesel yok oluş yaşanmıştır. Bu her evrede dünya üzerindeki canlı türlerinin büyük bölümü yok oldu. Bitkiler, yanardağlar ve asteroitler gibi oldukça çeşitli nedenlerle gerçekleşen bu kitlesel yok oluşlardan en büyüğü 65 milyon yıl önce 11 kilometre çapındaki dev asteroitin dünyaya çarpması ile oluşmuştu. Çarpmanın etkisiyle volkanlar […]

DERSİM DAĞDEVİREN

Yaşamın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunması için esas olmak ile birlikte özellikle kış aylarında sağlığın korunması açısından daha da önem taşımaktadır. Yeni koronavirüsten kaynaklı pandemi döneminde sağlıklı beslenme konusu daha sık gündeme gelmektedir. Havaların soğuması beslenmede değişiklikleri beraberinde getirmektedir. Yaz aylarında insanlar kilo kontrolüne dikkat etmektedir. Ancak kışın gelmesi ile birlikte yağlı […]

NAZMİ GÜR

Koronavirüs “tahminleri” aşan bir yıkım gücüyle dünyada yayılmaya devam ediyor. “Global dünya”, ulus-devlet sınırları içinde kapanmaya, bu yıkımı en az hasarla “atlatma” peşinde. Dünya Sağlık Örgütü (WHO-DSÖ) pandemi alarmı verdikten sonra “geciken” ülkeler elde kalan tek silahları olan “otoriterizme” başvurmaktan kaçınmıyorlar. Çöken sağlık sistemleri, şimdiden sorgulanmaya başlandı. Başlangıçta salgını ciddiye almayarak gerekli önlemleri almadıkları için, […]

CİHAN DENİZ

Cihan DENİZ Alman faşizmi II. Dünya Savaşı’nın son aylarında her cephede askeri olarak yenilirken, sabah akşam bombalanan şehirlerinde her gün binlerce Alman ölürken, tüm bunların sorumlusu faşist iktidarın ise tek derdi nasıl daha fazla Yahudi, komünist öldürebilirim idi. En başta Yahudiler ve komünistler olmak üzere tüm farklı kimlikler, inançlar, ideolojiler Alman faşizmi için saplantı derecesinde […]

FERDA ÇETİN

Salgın, insanlığa son bir iyilik yaptı galiba. Görevini yerine getirmeyen İsrafil’in elindeki Sûr’u alıp üfleyen Covid-19, uyuyan ve uyuşukluğundan memnun milyarlarca insanı uyandırdı. Salgın gösterdi ki tüm dünyaya yayılan, “yaşam seviyesinin muhteşem yükselişi” kapitalistlerin uydurduğu kocaman bir yalan imiş. Kırları, köyleri, mezraları ve kendisine yeten yerel ekonomileri tasfiye ederek, kamulaştırma planları ile tüm insanları “pazarın […]

ARZU DEMİR

İnsanlık tam da komünist önder Rosa Luxemburg’un söylediği gibi “Ya barbarlık, ya sosyalizm” yol ayrımında. Günlerdir yaşadıklarımız insanlığın komünizme “mecbur” olduğunu gösteriyor. Çünkü gerisi yıkım ve yok oluş. Bir kez daha gördük ki insanlık için en tehlikeli virüs kapitaliz. Koronavirüs salgını karşısında kapitalist devletlerin yaptıkları ortada. Sadece devletler de değil, yarattıkları “yurttaş” tipi de. Sağlık […]

CİHAN EREN

Cihan EREN Hiçbir din anladığımız biçimiyle siyasal yönetim modeli sunmamıştır. Çünkü dinler, yönetim sistemlerinde olmazsa olmazların başında gelen ekonomik üretim sistemi ve işleyiş biçimi, yine toplumsal yaşamı düzenleyen ayrıntılı hukuki yasalar gibi hususları ana kaynaklarında ayrıntılı belirtmemiştir. Dinlerin ayrıntılı açıklamaya çalıştığı başlıca alan, sosyal yaşamı düzenlemede etkili olan inanç ve ahlaktır. Bu nedenle dini dayanak […]

Medya Doz

Eskiden düşün insanı ancak, vahşi sistemin maskelerini düşürebiliyor ve göstermeye çalışıyordu. Ve onlar çıplak bedenleriyle, bilmeleriyle, sezgi ve öngörüleriyle savaşın orta yerinde yapayalnızdılar. Sistemin yalanını haykırdıkları için asıldılar, kurşuna dizildiler, zindanlara kapatıldılar. Ama çoğunda yalnızlardı. Toplumun delileri, çılgınları, anarşistleri, cadıları, devrimcileriydiler. Kendi çağlarında anlaşılmadılar. Anlaşılmasınlar diye en kötü şekilde damgalandılar. Ne kadar acı değil mi? […]