İsviçre’de İslam düşmanlığı

İsviçre Gündemi

İsviçre devleti tam da DAİŞ’in amaçladığı tuzağa düşüyor. DAİŞ’in dışlanmışlık, aşağılama, yabancı düşmanlığı üzerinden militan devşirmesine hizmet edecek kararlar tek tek uygulamaya geçiyor. İsviçre’nin sağ parti ve basınının neredeyse günlük propagandaya dönüştürdüğü İslam düşmanlığı halkın eğilimlerini de şekillendiriyor. Nitekim İsviçre genelinde 22 bin kişi üzerinden yapılan bir kamuoyu araştırmasında ortaya çıkan sonuçlar, İsviçre halkının İslam’a bakışını yansıttı. Araştırmada İsviçreli’lerin yüzde 68’i İsviçre’de yaşayan Müslümanların temel noktalarda entegre olmaları konusunda zorlanmaları gerektiğini söylüyor. Aynı kesim kız öğrencilerin okullarda yüzme kurslarına katılmalarının zorunluluk haline getirilmesini de savunuyor. İsviçre’lilerin yüzde 11’i ise daha da ileri giderek Hıristiyanlık dini dışındaki tüm dinlerin yasaklanmasını istiyor.

Peçe cezası 10-100 bin

Geçtiğimiz yıl Burka’yı yasaklayan İsviçre’nin-Ticino kantonunda Paris saldırıları sonrası çarşaf giyen veya peçe takan kadınlara yaklaşık 10 bin Frank ceza ödenmesi kararlaştırıldı. Annesi Peçe ve çarşaf giyen bir gencin söz konusu aşağılanma ve cezalandırma karşısında duygu ve fikirlerinin nasıl şekilleneceği umursamadan alınan karar, kantonda bir kanun maddesi olarak kabul edildi. 

Çarşaf giymenin suç sayılacağı kantonda, çarşaf giyen kadınlar 100 ila yaklaşık 10 bin Frank arasında ceza ödemek zorunda kalacak. Aynı yasak, turistler için de geçerli olacak ve çarşaf giyen turistlere havaalanları ve sınırlarda bilgilendirme yapılacak. Turistler ya geri dönecek ya da kantonda çarşafsız kalmayı kabul edecek.

DAİŞ’e 33 dava

İsviçre Federal Savcı Michael Lauber, Paris saldırıları sonrası İsviçre’de DAİŞ’e karşı alınan önlemleri sıraladı. NZZ gazetesine özel bir röportaj veren Lauber DAİŞ’e karşı şu ana kadar 33 dava açıldığını vurguladı. "IŞİD’e üyesi olduğu şüphelenilen ve destekçilerine karşı son iki ay içinde çeşitli davalar açılmıştır. Bu davaların bir çoğu muhbirlerin ihbarları üzerine açılıyor, bu suçlanan kişilere yönelik baskınlarda suçlamalar kesinlik kazanmıştır. En büyük iddialar Camilerin İmamları üzerinde toplanıyor, öncelikle çocuklara videolardan terör örgütlerinin çalışmaları, faaliyetlerini gösterdikleri iddia ediliyor" diyerek dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Camiler masum durmuyor

Federal Savcının camileri işaret etmesi elbette kimi bilgilere dayanıyor. Basel, Zürich, St.Gallen ve Winterthur’da bazı camilerin adı öne çıkıyor. İsviçre’den DAİŞ’e katılan militanların basına yansıyan hikayelerinde camilerin adları sık sık geçiyor. Bu gençler camilerde eğitim aldıklarını, yönlendirildiklerini açık açık beyan ediyorlar.

Özetle İslami kesim bu sıcak gelişmeler içinde DAİŞ’e karşı açık bir tutum sergilemek ve kamuoyuna hissettirmek durumundadır. Bunu yapmadıkça ön yargıların daha da gelişmesine neden olacaklardır.