Yıllar sonra

Parçalanmış, sömürgeleştirilmiş ülkemin ondokuz yıl önce ziyaret ettiğim bir parçasını yeniden ziyaret etmek fırsatını buldum. Bindiğim uçak bir müddet sonra Türkiye hava sahasına girerek uçuşuna devam etti. Bir saat sonra ondokuz yıldır hasretini çektiğim ülkemin hava sahasına girdik. Ülkemin toprakları üzerinde kaçak olarak uçuyordum. Cam kenarından halkımı yiğit insanlarına kucak açan, onlara kucak açtığı için de sürekli olarak bombalanan ülkemin onurlu dağlarını pencere kenarından içim burkularak seyrettim.
Kısa bir süre sonra uçak Van gölünün üzerinden süzülerek ülkemim güneyine doğru yol alırken Nemrut ve Sipan dağları Van gölünün iki yakasında bütün heybeti ile duruyordu. Dört saat süren bir yolculuktan sonra dünyanın beşinci büyük havaalanı olan Hewler havaalanına indim. Pasaport kontrolü sırasında vize sorunu yaşadım.
Türk pasaportu taşıyanlara on günlük turistik vize verilirken benim gibi seyahat belgesi taşıyan mülteci bir Kürde vize vermek için kefil arıyorlardı. Devreye ondokuz yıldır göremediğim bir dostum, uzaktan akrabam olan bir Kürt girdi. Son anda vize sorunum çözülerek hava alanından çıktım.
Yaklaşık iki haftadır Kürdistan’ın Güneyindeyim. Geçen hafta yazdığım gibi ondokuz sene sonra bayram namazını kendi milletimin arasında hiç bir baskı altında kalmadan, kendi ana dilimde vaaz dinleyerek kıldım. Camii hocası vaazın da “bayramın Kürtler arasında birlik ve berberliğe, Kürtlere barış ve huzur getirmesini” dileyerek bitirdi.
Bayram namazından sonra Kürdistan’ın Güneyinden, Kuzeyinden, Doğusundan ve G.Batısından Kürtler sömürgecilerin yalanlarına inat birbirimizin konuştuğu lehçeleri anlayarak kendi ana dilimizle bayramlaştık.
Geldiğimin ertesi günü Hewler’deki Sivil Toplum Örgütleri, Türk Hava Kuvvetlerinin Kandil dağını bombalamasını protesto eden bir yürüyüş düzenlediler.
Güney Kürdistanlıların Medya Savunma alanlarına yönelik bombardımanları, İran ordusunun saldırılarını protesto etmek için düzenledikleri yürüyüşler hızını kesmede devam ediyor. Sömürgecilerin insanlık dışı saldırıları yavaşta olsa Kürdistan’ın diğer parçalarındaki ulusal bilincin uyanmasına giderek bilenmesine neden oluyor. Tüm sömürgeci barbarlara duyurulur.
Kürdistan’ın Güneyinde hızlı bir şehirleşme yaşanıyor. Serbest Piyasa ekonomisinin uygulanması için gerekli olan duble yollar yapılmış. Bu yolların yapımına devam ediliyor. Hewler ve Süleymaniye’den sonra üçüncü havaalanı Duhok’ta yapılıyor.
Kürdistan bölgesinin üç büyük şehrinden sonra dördüncü Üniversite Zaxo’da inşa ediliyor. Binaları tamamlanmış. Bu yıl eğitime başlayacağı söyleniyor.
Yıllar sonra her şey çok değişmiş. Ankara’da şehit İbrahim İncedursun, Mehmet Şen ve Elbistanlı Hasan Hoca ile birlikte kaldığımız evi bütün aramama rağmen bulamadım. Keza Duhok’ta onbeşgün mahsur kaldığımız oteli, yemek yediğimiz lokantayı, daha birçok yeri halen aramaya devam ediyorum.
Kürdistan’ın güneyi kısmen de olsa özgürleşmiş. Özgürlüğün simgesi devasa Kürdistan bayrakları Kürdistan’ın Güneyinin bütün şehirlerinde, köylerinde, nazlı, nazlı dalgalanıyor.
Darısı Kürdistan’ın diğer parçalarının başına diyerek izlenimlerimin devamını, gelişmeleri gelecek hafta yazacağım. Moralınızı yüksek tutun hiç bir sömürgeci güç, hiç bir kirli sömürgeci ittifak, hiç bir uluslararası sinsi ittifak Kürtlerle başa çıkamayacaktır.
***
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 5 Eylül 1979’da Kürdistan’ın doğusu sömürgeci İran rejimi tarafından bir kez daha işgal edildi. Çıkan çatışmalarda binlerce Kürt yaşamını yitirdi.
* 5 Eylül 1983 tarihinde çoğunluğu PKK li olan Kürt tutsaklar Diyarbakır E tipi cezaevindeki uygulamaları protesto etmek için yeni bir açlık grevine başladılar.
* 6 Eylül 1930 tarihinde Kürdistan’ın Güneyinde Kürtler M.Berzenci önderliğinde İngiliz ne Irak sömürgeciliğine karşı başkaldırdılar.
* 7 Eylül 1982 tarihinde 14 Temmuzda başlattıkları açlık grevi sonucu PKK kurucularından Kemal Pir D.Bekir hastahanesinde şehit düştü.
* 8 Eylül 1975 tarihinde Line’de meydana gelen zelzelede 2385 Kürt yaşamını yitirdi.
* 9 Eylül 1984 tarihinde Kürt Sinema sanatçısı ve yapımcısı Yılmaz Güney yakalandığı hastalık soucu Paris’te vefat etti.
* 11 Eylül 1961 tarihinde Kürdistan’ın güneyinde Kürtler Barzani önderliğinde sömürgeci Irak rejimine başkaldırdılar.